{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/14514 E.  ,  2025/17776 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2025/200 Esas, 2025/252 Karar<br>KARAR\t: Kabul<br><br>Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 Sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini  davasında  verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen  kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...  vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1085 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br> Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/1154 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2024  tarihli ve 2022/2059 Esas, 2024/1717 Karar  sayılı kararı ile taraf  vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A.  Bozma Kararı <br>1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2024  tarihli ve 2022/2059 Esas, 2024/1717 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli kararı davacı vekilince istinaf edilmemiş ve buna göre  davaya konu taşınmaz için uygulanan objektif değer artış oranı %50 olarak uygulanmış ise de 14...  tarihli ve 30774 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli ve 2018/156 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11 nci maddesinin, birinci fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,” şeklindeki hükmünde yer alan “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve …” ibaresi iptal edildiğinden, Mahkemece usuli kazanılmış hak gereği ilk kararla tespit edilen objektif değer artış oranını kabul etmiş ise de kamu düzenine ilişkin hususlar aleyhe bozma yasağının istisnası olarak kabul edildiğinden, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması durumunda, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır, (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı) bu itibarla; davaya konu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılan özellikleri dikkate alınarak uygulanması gereken objektif değer artış oranının %100 olacağı düşünülmeden aza hükmedildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen  Son  Karar <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmin koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin  fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.<br><br>2. Değerlendirme<br>1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı  Kanun)<br> 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,<br><br>Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br><br>17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e030b1f0a5872807","SID":"54553ae0738fc7c7"}}