{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2025/13859 E.  ,  2026/1740 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t             :Ticaret Mahkemesi <br>SAYISI\t\t             : 2023/461 D.İş - 2023/461 K.<br><br>İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından  ZMSS poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca  çarpması sonucunda 11.12.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.100,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 108.100,00 TL tazminatın  temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 352.959,20 TL'ye yükseltmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, rapor ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini  beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir<br>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI <br>Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın  kabulü ile 351.859,20 TL sürekli iş göremezlik  tazminatı ve 1.100,00 TL rapor ücret olmak üzere toplam 352.959,20 TL'nin 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.483,00 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine  karar verilmiştir.<br>IV. İTİRAZ<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun kaza sonucunda oluşan skarın vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığı tespitinin bulunmadığı ve birden fazla araz olmasına rağmen yedi hekim tarafından tanzim olunmamış olması nedeniyle kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun  olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne ve davanın usulden reddine,  davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.840,00 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun ve davacının muayene edilmesi suretiyle düzenlendiğini belirtmiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>   Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.08.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin kosta kırıkları ve parankim hasarına bağlı olarak %10 oranında ve vücudun çeşitli bölgelerinde oluşan hipertrofik skara - vücut yüzeyinin %1/9'unu kaplayan - bağlı olarak % 5 oranında ve  balthazard hesaplama yöntemine göre toplamda %15 oranında olduğu kabul edilmiştir.  <br>Davacının maluliyet oranını tespit eden iş bu raporun, davacının muayene edilmesi suretiyle ve olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kurar  şekilde tanzim olunduğu anlaşılmış olup,  İtiraz Hakem Heyetince itirazların esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. <br>VI. KARAR<br>  Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,<br>Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,<br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla  karar verildi.<br><br>    KARŞI OY<br><br>Dosya kapsamından, davacı tarafça sunulan ...  Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 4 adli tıp uzmanı, 1 acil tıp uzmanı ve 1 ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetçe düzenlenen 19.08.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının solunum bozukluğu ve skar nedeniyle maluliyetinin %15 olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince raporun usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine  İtiraz Hakem Heyetince  “davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun kaza sonucunda oluşan skarın vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığı tespitinin bulunmadığı ve birden fazla araz olmasına rağmen yedi hekim tarafından tanzim olunmamış olması nedeniyle kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne ve davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak içerisinde göğüs hastalıkları uzmanı ile plastik cerrah ya da dermatoloji uzmanı bulunan heyetten  maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum.<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a190cebfc6538dcc","SID":"3d344c52813cbda6"}}