{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2024/7162 E.  ,  2025/17063 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t             :Tüketici Mahkemesi<br>SAYISI\t\t             : 2021/186 Esas - 2022/292 Karar<br>\t                        <br><br>Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 28.10.2012 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan ..... vefat ettiğini, müvekkiline yapılan başvuru üzerine vefat eden ...... eşi ve çocuklarına 93.662,25 TL ödeme yapıldığını, davalı ...'ın sigortalı aracın maliki, diğer davalı ...'ın ise aracın sürücüsü olduğunu ve araç sürücüsünün kaza tarihinde geçerli sürücü belgesi olmadığını, sürücü belgesiz araç kullanma nedeniyle müvekkili tarafından ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 93.662,25 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı asıllar cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, araç maliki olan ...'ın kazanın oluşunda kusuru ve kazaya ilişkin bilgisi olmadığını, husumetin yanlış yöneltildiğini, ...'ın kaza tarihinde sürücü belgesi olmadığının gerçeği yansıtmadığını, sürücü belgesi almaya hak kazandığına dair sertifikası olduğunu, ancak maddi imkanlarının yeterli olmaması nedeniyle emniyetten sürücü belgesini alamadığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.<br>III. MAHKEME KARARI<br>Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2016 Tarihli, 2014/2052 Esas ve 2016/524 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.<br>IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. Bozma Kararı<br>Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2016 Tarihli, 2014/2052 Esas ve 2016/524 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin, 23.09.2019 tarihli, 2016/17340 Esas ve 2019/8320 Karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu, kabule göre de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 42/a maddesi gereğince sürücü belgesi almak için başvuranların sınav sonucunda almış oldukları sertifikalarının sürücü belgesi ile değiştirilmediği sürece sahibine karayolunda araç kullanma yetkisi vermediği, sigortalı aracın ehliyetnameye sahip olmayan sürücü tarafından kullanılması nedeniyle davacının, işleten-sigorta ettiren konumundaki ...'a rücu imkanı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'a karşı açılan davanın  kabulü ile 93.662,25 TL'nin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine  karar verilmiştir. <br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, Kahta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline savunma imkanı tanınmadığını, rücu davasından önce açılan davaya dahil edilmediğini, mahkemece kusur raporu alınmadan karar verildiğini, sürücünün ehliyet sınavını kazanarak sürücü belgesi almaya hak kazandığını, ağır kusur ile kazanın gerçekleşmediğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.  <br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık, davacı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davalılardan ...'a ait olup diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan ... vefat etmesi nedeniyle davacı tarafından ödenen tazminatın sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle rücuen tazmini istemine ilişkindir.<br>Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,<br>6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davalı ...  harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10b3c445c7f2ad06","SID":"39bf8bf5b85e96ac"}}