{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/14367 E.  ,  2025/17354 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/2532 Esas, 2025/1329 Karar<br>KARAR\t: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/368 Esas, 2024/342 Karar<br><br>Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br> <br>Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesince 19.09.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. <br><br>Karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin \"kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar\" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.<br><br>Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 19.09.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra;  süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar  verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA <br>Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ..  ili, ..., .. Mahallesi 16 10...   parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya dayanak bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olup hükme esas alınmaması gerektiğini, daha yüksek bir kamulaştırma bedeli belirlenmesi gerektiğini, idare kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen usul ve kanuna aykırı olarak kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak bedel bedel belirlenip; taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının  tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine, irtifak hakkının davacı idare adına tapuya tesis ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik  bulunmadığı, ancak 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin uygulamasıyla (emsal niteliğindeki 16.04.2024 tarihli ve 2023/11855 Esas, 2024/4500 Karar, 30.04.2024 tarihli ve 2023/11309 Esas, 2024/5116 Karar sayılı kararları) Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan \"iptal kararları geriye yürümez\" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun \"Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine...\" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile \"Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır.\" genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları uyarınca  iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edildiğinden, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br>                                                                                               <br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. <br>                                                  <br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespitine ilişkindir.<br>\t<br>2. Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>                                                                                      <br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle;<br>1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.09.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, <br>2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5edc5dbb4409edad","SID":"3d8088a2abe23a3c"}}