{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/7665 E.  ,  2025/17330 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/2151 Esas, 2025/516 Karar<br>DAVA TARİHİ\t: 18.05.2018<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/254 Esas, 2024/115 Karar<br><br>Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine  karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 60...   parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol  olarak tapudan terkinini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum  tarafından takdir edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında tespit edildiğini, davacı kurumun  yapmış olduğu tespitin, emsal karşılaştırması yapılmadan yapılmış olup gerçek bedeli yansıtmadığını, celbedilecek emsal satışlarla bu hususun tespit edileceğini, taşınmazın konumu ve bulunduğu bölgenin çok değerli olup ulaşım durumunun iyi olduğunu,  taşınmazın vasfı, özellikleri ve değerlendirme tarihi dikkate alındığında çok değerli bir bölgede olduğunun anlaşılacağını belirterek Mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile taşınmazın değerinin belirlenmesini istemiştir .<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>     İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun kendisini vekille temsil ettirmiş ve davalarının kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle kararrı hatalı olduğunu, kaldırılmasının gerektiğini, dosyaya dayanak bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, taşınmazın etrafının tamamen tarım arazileri ile çevrili olduğunu, meskun mahal olmadığını, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, özel amaçlı satış olması ihtimaline karşı bu hususun da bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesinin gerektiğini, raporun bu yöndeki eksikliğinin muhakkak giderilmesi gerekmekte iken bu hususun açıklattırılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu,  ayrıca bilirkişilerce dava konusu taşınmazın metrekare değerini belirlerken objektif kriterleri dikkate alınmaksızın soyut birtakım değerlendirmelerde bulunulduğundan bu raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırılmadığını, kalan kısmın her türlü tasarrufa elverişli ve yola kavuşmuş olması nedeni ile değerinde meydana gelen artışın hesaplanarak kamulaştırma bedelinden düşürülmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil kurum lehine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda arta kalan alanın miktar ve geometik şekli düşünüldüğünde değer düşüklüğü meydana geleceğini, yerel mahkemece bu husus gözetilmeksizin hüküm tesisinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırmaya konu dava konusu taşınmazın özelliklerinin yeterli incelemeye tabi tutulmadan ve objektif ölçütler dikkate alınmadan neticede taşınmazın bedelinin olması gerekenden oldukça düşük tutarda takdir edildiğini, dava konusu taşınmazın 1.214,00 m²lik kısmında ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı bulunduğu belirtilerek müvekkil aleyhine değer düşüklüğü hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmaza göre çok değerli bir taşınmaz olduğunu, dosyaya sunulan diğer emsal taşınmazların dikkate alınmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedellerine yönelik belirlenen bedeli kabul etmediklerini, belirlenen yapı bedelinin düşük olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilmesinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.               <br>                  <br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar                                                  <br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br>                                                   <br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.<br>                                                   <br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir     <br>                                                                                                  <br>2.  Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.           <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a7b651f9b6c1e2c","SID":"b7bf7cdd09283e53"}}