{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Ceza Dairesi         2026/137 E.  ,  2026/1307 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T U T U K L U<br>MAHKEMESİ:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2025/4534 Esas, 2025/2030 Karar<br>SUÇ\t: Nitelikli dolandırıcılık<br>HÜKÜM\t: Esastan ret<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma <br><br>Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:<br><br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1. Bozma üzerine Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli ve 2025/325 Esas, 2025/418 Karar sayılı kararıyla sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-L, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca  10 yıl hapis ve 25.485.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. <br><br><br>2. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı ve  sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine  Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.10.2025 tarihli ve 2025/4534 Esas, 2025/2030 Karar sayılı kararı ile  istinaf isteminin reddi ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanık ve müdafinin temyizi;  sanığın beraat etmesi gerektiğine ve kararın hukuki hatalar ihtiva ettiğine ilişkindir. <br><br>III. GEREKÇE<br>5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; <br><br>''e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br><br>f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, <br><br>Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2025 tarihli ve 2024/829 Esas, 2025/59 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii  tarafından  istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince  16.04.2025 tarihli ve 2025/1673 Esas, 2025/746 Karar sayılı karar ile  5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmünün haksız menfaatin miktarına göre adli para cezasında teşdit uygulanması gerekirken uygulanmadığı gerekçesiyle  bozulmasına karar verildiği, bilahare ilk derece mahkemesinin sanık hakkında haksız menfaati teşdiden uyguladığı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 15.10.2025 tarihli ve 2025/4534 Esas, 2025/2030 Karar sayılı karar esastan ret kararı verildiği, <br><br><br>Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği açık ve tahdidi şekilde düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen  bozma kararının içeriği dikkate alındığında, aynı maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak öngörülen haller dışında dosya üzerinden bozma yetkisi bulunmadığı,<br><br>Somut olayda; ilk derece mahkemesinin 23.01.2025 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin  ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi, bu karar ile akabindeki tüm kararların kanuna aykırı olması karşısında, yargılamaya devam edilerek 15.10.2025 tarihli esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. <br><br>IV. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, <br><br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Denizli  Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,<br><br>09.02.2026  tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f8c5350b844c041","SID":"150744eb6c830c8e"}}