{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2025/4874 E.  ,  2025/6382 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2024/187 E., 2025/128 K.<br>DAVA TARİHİ\t: 15.05.2020<br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı projesinde 23.12.2018-21.04.2020 tarihleri arasında kalıpçı ustası olarak çalıştığını, davacının son ücretinin aylık net 600,00 Kuveyt dinarı (KWD) olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, iş arama izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının KWD  para birimi üzerinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi çalışanları olmadığını, davacının çalışmasının davalı ... İnş. San. Tic. AŞ’nin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... Şirketinde bulunduğunu, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın Kuveyt kanunlarına göre çözülmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesi haklı olarak feshedildiğinden davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma ve tatil günleri çalışmalarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, çalışma karşılıklarının ödendiğini, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin yurt dışında bulunan işyerinde 1 yıl 3 ay 21 gün çalıştığı, taraflar arasında yurt dışı iş sözleşmesinin bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlıklara çalışılan ülkenin mevzuatının uygulanacağına dair bir sözleşme hükmü mevcut olmadığından somut uyuşmazlığa da Türk hukukunun uygulanması gerektiği; buna göre davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı tarafça bu çalışmaların karşılığı ücretlerin eksiksiz şekilde ödendiğinin ispatlanmadığından davacının ilgili alacaklara hak kazandığı; ancak davacıya ihbar öneli verilmediğinden iş arama izin ücretine hak kazanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.12.2023 tarihli kararı ile; davacının davalı ile organik bağı bulunan dava dışı ... Şirketinde kalıp ustası olarak çalıştığı, belirtilen Şirketler arasında organik bağ bulunduğunun kesinleşen istinaf kararları ile sabit olduğu, Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiği inandırıcı delille ispatlanamadığından davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı yönündeki iddiaları bakımından tanık anlatımlarına itibar edilmesinde hata bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücretin brütleştirilmesinin hukuka uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı işçinin 23.12.2018-13.04.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin Kuveyt Havalimanı projesinde çalıştığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca somut uyuşmazlığa Kuveyt hukuku uygulanmak suretiyle kapsama alınan 11.02.2025 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>VI. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; <br>a. Davacının aylık ücret miktarının hatalı belirlendiğini, <br> b. Davalı tarafından süresinde sunulmayan işyeri özlük dosyası dikkate alınarak hesaplamalar yapılmasının ve buna göre davacının imzası bulunmayan ücret bordroları esas alınarak fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödendiğinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu,<br>c. Davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br> 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;<br> a. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, bu sebeple kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, <br>b. Giydirilmiş ücret eki olan 150,00 KWD'nin fahiş miktarda olduğunu, <br>c. Davacının alacaklarının ödendiğinin ödeme belgeleri ile sabit olduğunu, <br>d. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarından uygun indirim yapıldıktan sonra belirlenecek tutardan ödendiği anlaşılan miktarın mahsubu gerekirken, önce ödenen miktarların mahsubu ile ardından indirim yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br><br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispat ve hesabı ile vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. <br>1.  Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2. Usul hukukuna ilişkin yasal karineler ve ispat yükü hâkimin hukukuna (lex fori) tâbidir (Ergin Nomer, Devletler Hususi Hukuku 21. Baskı, İstanbul, 2015). Yabancılık unsuru taşıyan ve Türk mahkemelerinde görülen bir davada ispat hukukuna ilişkin konulara Türk hukukunun uygulanması gerekecektir.<br> Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosya kapsamındaki delillerin durumu ve niteliği ile işçinin çalışma düzenine göre yapılması gereken uygun bir indirimdir.  Diğer taraftan söz konusu alacaklara ilişkin hesaplamaların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere veya işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince Kuveyt hukukuna göre  hesaplanan fazla çalışma  ile hafta tatili alacaklarından davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmiş ve söz konusu alacakların tanık beyanlarına göre ispatlandığı gözetilerek alacaklardan  uygun indirim yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince fazla çalışmalardan yapılan indirim uygulamasının ispat hukukuna ilişkin ve dolayısıyla hâkimin hukukuna tâbi olduğunun gözetilmesi isabetli ise de bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma ile hafta tatili alacaklarından uygun indirim yapıldıktan sonra belirlenecek tutardan, ödendiği anlaşılan miktarın yöntemince mahsubu sonrasında bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekirken, önce mahsup yapılıp sonra uygun indirim  uygulanması bozmayı gerektirmiştir.<br>3. Diğer yandan yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret  kararı verilmesi hâlinde, bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.<br> Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine bir kısım yargılama giderine hükmedilmesi de ayrıca hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. <br>VII. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, <br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, <br>Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc8d697e4eac7e65","SID":"e3f7fb49dd53a077"}}