{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/11329 E.  ,  2025/18129 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/205 E., 2025/779 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 5. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/284 E., 2023/446 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının  ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinin  işçisi olarak hizmet akdiyle çalışırken, Antalya-Akseki 154 KV’lık E.İ.H. İşi iş yerinde, 10.04.2008 tarihinde uğradığı iş-kazası sonucu her iki ayak topuk bölgesi ve sağ kalçası kırılarak büyük ölçüde cismani araza uğradığını; ..., tahkikat birimi (müfettiş) olayın, iş-kazası olmadığına karar verdiğini; olayın, arazide bulunan direğin yanına traktör römorku üzerinde 4,5-5 ton ağırlığındaki tel makaranın götürülmesi işi sırasında, arazi şartlarının zorlu ve engebeli olması sonucu tel makaranın traktör römorkundan kayarak davacının üzerine düşmesi biçiminde meydana geldiğini; olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki tüm unsurları taşıyan bir iş kazası olduğunu belirterek dava konusu olayın  iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı SGK vekili  cevap dilekçesinde özetle;  davacının 10.04.2008 tarihinde geçirdiği iddia edilen iş kazasıyla ilgili olarak davalı Kurum Denetmenler Servisince hazırlanan 28.12.2020/80 tarih/sayılı rapora istinaden iş kazası tespitinin yapılamadığını, konu ile ilgili olarak 07.01.2021 tarih, 17613343 sayılı yazı ile davacıya bilgi verildiğini, olay tarihinde işveren tarafından yapılmış bir iş kazası bildirimi bulunmadığını; davalı Kurum tarafından bu durum işverene sorulduğunda da işveren böyle bir kaza yaşanmadığını, işyeri kayıtlarının da zaman aşımı kapsamında olduğunu belirttiğini; kazalının ifadesinden olaya şahit olan kimse olmadığını, kaza yerinden ambulans ile alındığı iddiası ile ilgili ise ilgili kamu kurumu ile yazışma yapıldığını ancak gelen cevaptan 2008 yılına ait ellerinde bir kayıt-belge olmadığının bildirildiğini;iş kazasının tespiti davası açma süresinin, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu; olayın meydana geldiği yılın 2008 olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili aleyhine açılan İstanbul 23. İş Mahkemesinin 2017/158 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davanın halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinde olduğunu; 10.05.2022 tarihinde; davacının davalı nezdinde iş kazası geçirdiğine ilişkin SGK tarafından tespit yapılamadığını, hastanede 1 ay süre ile kalan bir kişinin yaşadığı olayı kimseye anlatmaması, hastane personeli ile paylaşmamış olması, hastanede rapor düzenlenmemiş ve kolluk kuvvetlerine haber verilmemiş olmasının mümkün olmadığını; resmi kayıtlar esas alınarak yapılmış olan incelemeler neticesinde kazanın iş kazası olmadığı yönündeki tespite dayanılarak işbu haksız açılmış bulunan ve dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının vücudunda oluşmuş olan hasarlar ile ilgili müvekkil şirket arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile <br>\"10.04.2008 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine,\" karar verilmiştir. <br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı  Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf taleplerinin esastan  reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalı Kurum vekili özetle;<br>1.Huzurdaki davanın süresi içinde açılmadığını, zamanaşımı defi ve hak düşürücü süreler yönünden davanın usulden reddi gerektiğini,<br>2.Müvekkili Kurum denetmeni tarafından oluşturulan raporda da görüleceği üzere, davacı adına yapılmış bir iş kazası bildirimi bulunmadığını, <br>3.Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarının da diğer davalı işyerinde bir iş kazasının yaşanmadığı yönünde olduğunu, tanıkların iş kazasını duymamış olması mümkün olmadığından, davacının geçirdiğini iddia ettiği kazanın iş kazası olarak değerlendirilmesinin  mümkün olmadığını,<br>4. İş kazasının meydana gelmesinde ve tespitinde  Kurumun herhangi bir kusuru bulunmaması sebebiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili Kuruma  yükletilemeyeceğini   ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.<br>Davalı şirket  vekili özetle;<br>1.Kazanın iş yerinde meydana geldiğinin ispatlanmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu,<br>2.Davacı tarafından maddi ve manevi tazminat talebi ile açılmış olan davada gösterilmiş olan tanıkların 10.01.2017 tarihinde alınmış olan ifadelerine itibar edilerek hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini,<br>3. SGK Müfettiş Raporunda; davacının 06.07.2020 tarihinde Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde verdiği ifadesinden olaya şahit olan kimse olmadığının değerlendirildiğini,<br>4. İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesinin 2017/158 E. sayılı dosyası ile devam eden maddi ve manevi tazminat davasında da SGK tarafından yapılmış bir iş kazası olduğu yönünde tespit bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiğini,<br>4. Bordro tanığı  ... ve  tanık ...'nın olayın  iş kazası olmadığını beyan ettiklerini, tanıkların beyanlarına itibar edilmediğini, salt davacı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulduğunu,<br>5.Davacının hastane kayıtlarının da değerlendirilmediğini,<br>6.Davacının hastanede iş kazası geçirdiğini belirtmediğini, olayın iş kazası olduğunun  ispatlanmadığını, sadece taraflı tanık ifadelerinin yeterli görülmesi ile verilmiş olan hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Uyuşmazlık, 10.04.2008 tarihinde davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine  ilişkindir.<br>Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere  göre usul ve kanuna uygun olup,davalı şirket vekili ile  davalı Kurum vekili  tarafından  temyiz dilekçesinde  ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br>25.12.2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01dd3e90d81864c51989e22437ea3554","SID":"dda13a636dc37d2b"}}