{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/15331 E.  ,  2025/17939 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/1088 E., 2025/1907 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 41. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/24 E., 2024/44 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin  kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA <br>Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı şirkette şoför pozisyonunda 01.11.2014-19.10.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiştir.<br>II. CEVAP <br>1.Davalı .... Kargo San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacının adresi olmadığından dava dilekçesinin iptalini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirkette çalışmadığını, davacı ile müvekkili arasında Ankara 2. İş Mahkemesinin 2018/435 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan işçilik alacaklarından kaynaklı davanın halen devam ettiğini, davacının işçilik alacağı dosyasında davalı taraf olarak husumetini müvekkili şirket ile birlikte ... ve ...'ya yönelttiğini, işbu hizmet tespit davasında ise husumetini sadece müvekkili şirkete yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, işbu davanın davalılarının ... ve ... olması gerektiğini, bu kişilerin dahili davalı olarak dosyaya taraf olarak eklenmesini talep ettiklerini, davacının 06...  ve 71...  plakalı aracı sürdüğüne ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu araçların bir dönem müvekkili şirket bünyesinde bulunduğunun doğru olduğunu ancak davacının bu araçlarda çalışmadığını, davacının müvekkili şirket tarafından ... ve ...'e kiralanan 06... , 06... , 06...  ve 19...  plakalı araçlarda çalıştığını, müvekkili şirketin davacı tarafın ileri sürdüğü işçi alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin ulusal alanda tanınmış bir kargo şirketi olduğunu ve araçlarını zaman zaman da kiraya verdiğini, müvekkili şirket ile ... ve ... arasında kira sözleşmesinden kaynaklı araç kiralamasının söz konusu olduğunu, alt işveren-asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirket bünyesinde çalışmadığını ve müvekkili şirketin araçlarını kiraladığı ... ve ...'in işçisi olarak çalıştığını, müvekkili şirket tarafından davacıya herhangi bir maaş ödemesinin söz konusu olmadığını beyan ederek açıklanan nedenlerle davanın reddine, ... ve ...'nın dahili davalı olarak dosyaya taraf olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın öncelikle görev yönünden reddi ile yetki, husumet, derdestlik ve zamanaşımı defi itirazları olduğunu, davacı tarafın 28.06.2018 tarihinde ... Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak davalı tarafın kendisini kayıt dışı çalıştırdığını iddia ederek şikâyette bulunduğunu, müvekkili Kurumca yapılan denetimde davalı şirketin kendisine tebliğ edilen yazı uyarınca ilgili belge ve defterleri ibraz etmediğini, davacının davalı şirkette fiilen çalıştığının tespit edildiğini, aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenilip Kuruma gönderilmesi gerekirken kanuna aykırı işlem yapılarak davalı şirketin bu belgeleri göndermediğini ve yine davacı hakkında talep edilen işten ayrılış bildirgesinin de gönderilmediğini, bu nedenle müvekkili Kurum denetmenleri tarafından incelemeler sonucu davalı şirket hakkında idari para cezası uygulanması gerektiğinin tespit edildiğini, müvekkili Kuruma herhangi bir belge ibraz edilmediğinden tespit yapılamadığını, sadece davacı tarafın beyanlarına dayanılarak da işlem tesis edilmediğini, bu nedenle davacının kanun yoluna başvurduğunu, 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86/10 maddesi hükümlerinin bulunduğunu, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini, mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br> İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı  ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini, davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacının iddialarının tanık beyanlarına dayandığını, husumetin taşeronlara yöneltilmesi gerektiğini, eksik inceleme dayalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. <br>B. Değerlendirme ve  Gerekçe <br>Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Uyuşmazlık, hizmet  tespiti istemine ilişkindir.<br>Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br>24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ad2764b52c695ba","SID":"6e4af24978d38401"}}