{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/6137 E.  ,  2025/17165 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2025/80 E., 2025/165 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Çorlu 3. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/174 E., 2024/180 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; sigortalının 27.05.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.<br>II. CEVAP<br>1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili olan davalı şirketin sorumlu bir iş veren olarak iş yerinde gerekli bütün tedbirlerini aldığını, çalışanlarına, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda eğitim aldırdığını, kazadan dolayı sorumluluğu bulunmadığını,  açılan davanın yersiz olduğunu,  müvekkili olan davalı şirketin  diğer davalı şirkete personel sağlayan alt işveren olduğunu, iş kazasının diğer davalı firmanın işyerinde meydana gelmiş olması nedeni ile de müvekkilinin iş kazasından dolayı kusurunun söz konusu olmadığını, kazanın gerçekleşmesi üzerine, davacının tedavisi için gereken her şeyin yapıldığını, tedavisi ile ilgili gereken özenin gösterildiğini, davacının sorunları ile ilgilenildiğini tedavisi için gerekli her türlü destekte bulunulduğunu, kazanın oluşmasında davacının kusuru bulunduğunu, kazadan sonra tutulan iş kazası raporu da incelenir ise kazanın davacının kusuru ile oluştuğunu, olay anında işverenin kusurundan kaynaklı bir durumun söz konusu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>2. Davalı ... Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm hak ve alacak talepleri yönünden zamanaşımı def'inde bulunduklarını, somut olayda müvekkili şirketin, davacının dengesini kaybedip sırt üstü düşmesine sebebiyet verecek bir eksikliği bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili şirketin kazazedeye iş güvenliği konusunda gerekli eğilimleri sağlamış olduğunu, açıklanan nedenlerle davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kasıt veya ihmali bulunduğundan söz edilemeyeceğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olması sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile<br>\"1-Davacının davasının kabulü ile<br>a) –Davacının maddi tazminat istemli davasının kabulü ile 1.854.326,89 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen <br> alınarak davacıya verilmesine,<br>b) –Davacının manevi tazminat istemli davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... Tesis Yönetimi ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi işçisi olarak, diğer davalı ... Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye ait işyerinde temizlik görevlisi olarak görev yapan davacıya, temizlik görevine dahil olmayan taşıma işi yaptırılırken meydana geldiği anlaşılan kaza olayında, davalılar yönünden takdir edilen kusur oranının dosya içeriğindeki delillerle uyumlu olduğu, davacının kazadan sonra da daha fazla efor sarfederek aynı işyerinde çalışmış olmasının hesap dönemine bir etkisinin bulunmadığı, davacının maluliyet oranının birbiriyle örtüşen Kurum Sağlık Kurulu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu raporları itibariyle kesinleşmiş olduğu, takdir edilen manevi tazminat miktarının tarafların kusur oranlarına ve davacının maluliyet oranına uygun olduğu, hükme esas alınan raporda, hesaplamaya esas alınan AGİ hariç 1.177,46 TL'nin, 2016 yılında ilan edilen AGİ hariç net asgari ücret miktarı olduğu, yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin aksi yöndeki istinaf itirazlarına itibar edilmediği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin haller dikkate alındığında; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>1.Davalı ... Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş  vekili temyiz dilekçesinde özetle;<br>a.  Kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan tarafın bizzat davacının kendisi olduğunu, <br>b. Bilirkişi tarafından hesaplamaya esas alınan davacının ücretinin hatalı şekilde tespit olunduğunu ve bu durumun yapılan tüm hesaplamaların hatalı olmasına sebebiyet verdiğini, davacının çıplak net ücretinin 1.059,71 TL yerine 1.177,46 TL olarak hesaplamaya esas alınmasının hatalı olduğunu,<br>c.  Meslekte kazanma güç kaybı oranının % 60’ın altında kaldığı durumlarda 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmadığını, <br>d.6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi gereğince hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.<br>2.Davalı ... Tesis Yönetimi ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle;<br>a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili firmaya kusur atfedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, ayrıca asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının ... yetkililerinin talimatıyla görevi olmadığı halde başka işler yaptığını, davacının geçirmiş olduğu iş kazasının da yine asıl işverenden aldığı talimat sonrasında gerçekleştiğini, müvekkili şirketin davacının işyerini denetleseydi dahi yalnızca kendi temin ettiği alanla ilgili denetleyeceğini, gerçekleşen kazaya dair bir  alanla bilgisi bulunmadığından denetlemesinin de mümkün olmayacağını,<br>b. Bilirkişi tarafından davacının çıplak net ücretinin 1.059,71 TL yerine 1.177,46 TL olarak hesaplamaya esas alınmasının açıkça hesaplamada maddi hata oluşturduğunu,<br>c.Davacıya SGK tarafından ödenilen peşin sermaye değerinin kaza tarihi baz alınarak hesaplanıp ödendiğini, ancak davacıya yapılan ödeme miktarı artmakta olup artan miktara göre hesap tarihinde yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, peşin sermaye değeri uyarlanarak ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacının aktif ve pasif dönemi hesabında da hata yapıldığını, pasif dönemde davacının maddi kaybının bulunmadığını, dosyada baz alınan maluliyet oranına da taraflarınca itiraz edilmiş olup itirazlarının giderilmediğini,<br>d. Davacı lehine hükmedilen manevi tazminata da itiraz ettiklerini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.<br><br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkindir.<br>1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;<br>a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.<br>b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.<br>c.Dosya içeriğine göre temyize getirilen miktarlar  Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.<br>2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;<br>Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup  temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,<br>2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br>Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"949dd49d7b37a46a","SID":"52cd840ac1c31944"}}