{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">3. Hukuk Dairesi         2025/2923 E.  ,  2026/106 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/2067 E., 2025/737 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara Batı 2. Tüketici Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/363 E., 2024/229 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili; müvekkilinin 09.07.2018 tarihinde davalı Banka ile 45.400,00 TL ana paralı 48 ay vadeli kredi sözleşmesi yaptığını, zaman içerisinde kredi borcunu ödeyemez duruma gelmesi üzerine davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2020/697 E. sayılı icra takibi başlattığını, 06.03.2019 tarihli 10.900,00 TL bedelli 60 ay vadeli kredi sözleşmesine konu borcunu da ödeyememesi üzerine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2020/3517 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, borçların müvekkilinin emekli maaşına bloke konularak tahsil edildiğini, genel işlem koşullarına dayanarak müvekkilinin emekli hesabından kesinti yapılmasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 93. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek; her iki icra takibine konu, ancak haricen emekli maaşına konulan bloke ile tahsil edilen paraların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.10.2023 tarihinde talep sonucunu 55.532.24 TL'ye yükseltmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili; davaya cevap vermemiştir.  <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 38. maddesinin (a) fıkrası ve 5510 sayılı Kanunun 93. maddesinde takipten sonra muvafakat alınması gerektiği hükmü bulunduğu, bankanın basiretli tacir olarak emeklinin muvafakatinin geçersiz olduğunu bilmesine rağmen tahsil kabiliyeti olmayan emekli tüketiciye kredi vermesinin bankanın kendi basiretsizliğinden kaynaklandığı, takip öncesi alınan muvafakatin geçersiz olduğundan emekli maaşından kesinti yapılamayacağı ve haciz konulamayacağı, davacının emekli maaş hesabı üzerine konulan blokenin davadan sonra kaldırıldığı gerekçesiyle blokenin kaldırılması talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bedel iadesi talebinin kabulü ile davacının maaş hesabından yapılan 51.686,24 TL kesintinin dava tarihi 23.05.2022'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahisline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>IV. İSTİNAF<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının krediyi çekerken davalı Bankaya maaş hesabından da kesinti yapılabileceğine dair yazılı şekilde takas ve mahsup talimatı verdiği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 2022/2 E. sayılı; ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' yönünde karar verildiği,  2797 sayılı Yargıtay Kanunun 45. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan \"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.\" düzenlemesi uyarınca içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili; tek geliri emekli maaşı olan ve hiçbir malvarlığı bulunmayan müvekkilinin emekli maaşına haciz konulmasına muvafakat verdiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, böyle bir rıza olsa dahi, bu rızaya dayanarak maaşının tamamının kesilmesi de insan haklarına aykırılık teşkil ettiğini, maaş hesabının tamamından kesinti yapılmasının müvekkilinin üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığını, emekli maaşının tamamının kesilmesi hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tüketici kredisi sözleşmelerinden kaynaklanan Banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.<br> 1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 56. maddesi ile değişik  5510 sayılı Kanunun 93. maddesinde; \"Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.\" hükmü bulunmaktadır. <br>2. 2004 sayılı Kanunun 83/a maddesindeki; \" 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.\" hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanunun 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun 93/1 maddesinde; \"... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>3. 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanunun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.<br>4. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararında; tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna karar verilmiştir.<br>5. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütname ile kredilye ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılıp, borcun ödenmemesi üzerine  davalı Bankanın davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.<br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf40a82133e70fb0","SID":"b6ad465dac66e53a"}}