{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2025/13223 E.  ,  2025/21179 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2025/2259 E., 2025/1111 K.<br>SUÇ\t: Hırsızlık<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddine<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Bozma <br>\t\t\t<br><br>İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.<br><br>5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; hırsızlık eylemine konu bataryaların muhafaza altına alınmadığına, bataryalar kilit altında olmadığından, evlerin kapıları açık olduğundan suçun nitelikli halinden sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğine, sanığın  pişman olduğuna  ve aslında suç işleme kastı bulunmadığına, herhangi bir meselede başgösteren kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesi gerektiğine, şikâyetçinin herhangi bir şikâyetinin  bulunmadığına, malın değerinin azlığının da Mahkeme tarafından değerlendirilmeye alınmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; <br>Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;<br>1-Şikâyetçiye ait aynı parsel içerisinde olup ayrı ayrı bahçelerden girişleri bulunan ve bina giriş kapıları kilitli hâlde duran satışa arz edilmiş villalardan banyo bataryalarının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, Mahkemece aynı şikâyetçiye karşı birden fazla kez hırsızlık suçu olarak kabul edilmesine ilişkin   kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, <br>2- Sanığın, şikâyetçiye ait villalardan banyo bataryalarını çaldığı, bu sebeple villaları su bastığı, kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma sonucunda, sanığın suça konu yerden çaldığı bataryaları sattığı hurdacı tespit edilerek bu kişiden bataryalar alınıp şikayetçiye iade edildiği, sanığın pişman olduğunu beyan ettiği, sanık müdafiinin ise sanığın tahliye olması hâlinde zararı gidermek istediğini belirttiği, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında alının ifadesinde zararının giderilmediğini, ancak giderilmesini talep etmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle  şikâyetçiden, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/2-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmemesi,<br>Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,  hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Marmaraereğlisi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle  karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a57c809ebe5d878d","SID":"32dd33d7f19df2ad"}}