{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/13381 E.  ,  2025/16776 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2025/17 E., 2025/209 K.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br> Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı işveren ... Ltd. Şti.'ye ait işyerinde  gerçekleştirmiş olduğu 09.08.2016-27.06.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin gerçek ve fiili çalışmaya dayandığının  tespiti ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 09.08.2016-27.06.2019 arasındaki hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptaline yönelik işleminin iptaline, yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>       İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>V.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>A. Bozma Kararı <br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.05.2024 tarihli ilamında, \"...Somut olayda, davalı Kurum tarafından düzenlenen 23.06.2021 tarih ve 024 sayılı müfettiş raporunda pvc imalat montaj işleri yapılan dava dışı ... sicil numaralı ... Pvc...Ltd Şti.'ndeki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle bu iş yerinden bildirilen sigortalılık süreleri ve bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiş olup davacı müfettişe verdiği ifadesinde mesleğinin  diş teknisyenliği olduğunu, Bağ-Kur prim borcu olduğunu, yeğenine ait pimapen iş yerinde sigortalı gösterildiğini, iş olduğunda ve çağrıldığında montaja yardım için gittiğini, iş yerinde çalışanların isimlerini ve iş yeri adresini bilmediğini, ücret almadığını, harçlık aldığını beyan etmiş olması karşısında davacının çalışmalarının fiili olduğuna yönelik olarak Mahkemece kabul edilen deliller yeniden değerlendirilmeli ve bu beyan karşısında oluşan çelişkiler giderilmek suretiyle davacının fiili çalışması olup olmadığı ya da kısmi süreli  çalışıp çalışmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.\" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br>B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar<br>İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Dava, 09.08.2016-27.06.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayandığının tespiti, hizmetlerinin ve yaşlılık aylığının iptaline yönelik işleminin iptaline, yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.<br>1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.<br>2.Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin son fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren,<br>a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını,<br>b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını,<br>c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını,<br>d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını,<br>e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara 56, erkeklere 58 yaşını, doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü yer almaktadır.<br>3.Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 06.09.1966 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1986 olduğu, toplam 8.193 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B-f maddesi gereğince 01.07.2019 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının, davalı Kurumca yapılan denetim ve araştırma sonrasında düzenlenen rapora dayanılarak 09.08.2016-27.06.2019 tarihleri arasındaki sigortalılık bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle geçersiz sayılıp giderek tahsis koşullarını da yitirdiğinden aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının iptal edilen hizmetlerle ilgili tespit hükmü yerinde ise de, aylığın yeniden bağlanması ile ilgili hüküm eksik incelemeye dayalıdır.<br>Aylık koşulları değerlendirilirken,  davacının  son 4/1-a hizmetinin 1260 gün olmaması nedeniyle davacıya 01.07.2019 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmamakla birlikte; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı değerlendirildiğinde yargılama aşamasında 1479 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi uyarınca kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp kazanıp kazanmadığı hususu irdelenmeden bu yönden davanın reddine karar verilmesi hatalı olup yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.<br>Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. <br><br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının  yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,<br>Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3b7801cf91b2038","SID":"350783232852b5ba"}}