{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/5490 E.  ,  2025/13573 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi<br>SAYISI: 2024/160 Esas, 2025/455 Karar<br>KARAR: Esastan ret <br>İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI: 2023/330 Esas, 2023/729 Karar<br><br>Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine  verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı  ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... 488 21...  parsel sayılı taşınmaza  kamulaştırma yapılmaksızın rekreasyon alanı olarak fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP                <br>Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>B. İstinaf Sebepleri\t<br>Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, imar planı tadilatıyla  dava konusu taşınmazın imar planında ticari rekreasyon ve özel spor alanı olarak düzenlendiği, kamuya özgülenmekten çıkarıldığını, bu nedenle hukuki el atmadan söz edilemeyeceğini ve davacının mülkiyet hakkının kısıtlılığından bahsedilemeyeceğini, bilirkişi raporunda yanlış emsal değerlendirilmesi yapıldığını ve dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.<br>\t<br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın  1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında  \"belediye hizmet alanı\" olarak ayrıldığı, akabinde taşınmazın  2016 onaylı imar planı değişikliği kapsamında ''ticari rekreasyon alanı ve özel spor \" olarak ayrıldığı, minimum ifraz koşulunun 2.500 m² olarak belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığının bildirildiği, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle  kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un  3 ncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 nci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümlede dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevi olduğu,  arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki dava konusu edilen davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası uyarınca, \"Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir...\" hükmü dikkate alınarak maktu ilam harcı alınmasına, Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı uyarınca 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca ek temyiz dilekçesi ile dava konusu taşınmazın hissedarlarından ...  tarafından davacı ... vd. (40 kişi) aleyhine ön alım hakkından kaynaklanan (şüfa) davası açıldığını, davacının dava konusu hissesi üzerine Ankara Batı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/226 Esas sayılı dosyası üzerinden 21.05.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhinin işlendiğini, güncel tapu kaydının celbi ile dava konusu taşınmazdaki hissenin devredilebileceği hususu dikkate alınarak Ankara Batı 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  2025/226 Esas sayılı dosyasında açılan şufa davası kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek  kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el  atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.<br>2. Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>3. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek  Madde 1 inci maddesi ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi gereği  adli yargı görevli olup  taşınmazın  bedeline  hükmedilmesi doğrudur.<br><br>4. Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazı kapsayan alanın  1997 yılı onaylı 1/5000 ölçekli İmar Planında “belediye hizmet alanı” olarak planlandığı ve en son  2015 yılı onaylı 1/5000 ölçekli İmar Planı ile 2016 yılı onaylı 1/1000 ölçekli İmar Planlarında “Ticari Rekreasyon alanı ve Özel Spor alanı” olarak planlanmış olduğu, taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.<br><br>5. Her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca bedele hükmedilen eldeki davada Ek Madde 4 uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirse de davalı idare vekili bu hususu temyiz sebebi yapmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.<br><br>6.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi yapılamayacağına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen  nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br>Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>23.10.2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.     <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32a615bbcd391c9a","SID":"bf58c12bbce5fe62"}}