{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2025/6379 E.  ,  2025/8046 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> İ T İ R A Z  B O Z M A   Ü Z E R İ N E<br>MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/572 Esas, 2023/1268 Karar<br>SUÇ\t: Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama<br>İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.05.2025 tarihli ve 2024/20479 Esas, 2025/3773 Karar sayılı iade kararı<br>İTİRAZ EDEN\t: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı<br><br>Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.05.2025 tarihli ve 2024/20479 Esas, 2025/3773 Karar sayılı iade kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen yasal süresi içinde yapılan itiraz başvurusu üzerine, dava dosyası aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereğince Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:<br><br>I. İTİRAZ SEBEPLERİ<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi; özetle, sanığın temyiz istemi hakkında daha önce Yargıtay bozmasından geçen hüküm yönünden, kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından temyiz yolu ile yapılması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yolu ile inceleme yapılması gerektiği yönündeki gerekçeyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.<br><br>II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>1. 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesi; “Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>Sanığın, “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” suçundan İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2019/618 Esas, 2020/651 Karar sayılı kararıyla 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; bu hüküm sanık tarafından istinaf edilmiştir.<br>Akabinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/1137 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.11.2022 tarihli ve 2022/4119 Esas, 2022/16549 Karar sayılı ilâmıyla hüküm, basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.<br>Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve 05.10.2023 tarihli duruşmada yargılamanın takdiren genel hükümlere göre yürütülmesine karar verilmiştir. Devamında, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/572 Esas, 2023/1268 Karar sayılı hükmüyle sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216/3, 218/1, 53... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Bu karar sanık tarafından temyiz edilmiştir.<br>Bu süreçte, 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesi uyarınca, Yargıtay bozmasından geçen hükümlere karşı kanun yolunun yalnızca temyiz yolu olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmüş ve Dairemizin “incelenmeksizin iade” şeklindeki 12.05.2025 tarihli ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br> 2. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın Facebook adlı sosyal medya hesabından halkın büyük kesiminin benimsediği İslam dininin en önemli değerlerinden olan Hz. Peygamber’i, eşi olan Hz. Aişe’yi ve İslam tarihinde yer alan Bedir ve Uhud savaşlarını ayrıca Allah'ı Kur'an-ı Kerim ve ayetleri aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; <br>Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı tespit edilmiştir. İhbar tutanağı, bu tutanakla uyumlu açık kaynak araştırma raporu ve yargılamaya konu paylaşımı sanığın kendisinin yaptığını kabul etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, paylaşımın sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır.<br>Vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandığı, sanığın halkın büyük kesiminin benimsediği İslam dininin en önemli değerleri olan Allah'ı, Hz. Peygamber’i, eşi olan Hz. Aişe'yi, İslam'ın yayılması için yapılan savaşları, Kur’an-ı Kerim’i ve ayetlerini aşağılama biçimindeki eyleminin ihbar tutanakları dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişli olduğu; bu itibarla, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.<br>Sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, adli sicil kaydında kamu barışına karşı suçlardan mahkûmiyetlerinin bulunması, paylaşımlarının yoğunluğu ve içeriğinin ağırlığı birlikte dikkate alındığında; 5237 sayılı Kanun’un “cezanın belirlenmesi” başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen ölçütler ile <br><br>aynı Kanun’un 3/1. maddesinde ifade edilen “orantılılık ilkesi” gözetildiğinde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu; sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı ve 5271 sayılı Kanun'da yer alan haklarının hatırlatıldığı, savunmalarının usulüne uygun şekilde alındığı anlaşılmış; bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Bu nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br><br>III. KARAR<br>Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereğince Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.05.2025 tarihli ve 2024/20479 Esas, 2025/3773 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,<br>İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/572 Esas, 2023/1268 Karar sayılı kararında sanık tarafından belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, <br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.  <br>     <br>  <br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e6a5f6c0029df48","SID":"cae13e9731825879"}}