{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2025/3416 E.  ,  2025/13298 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI: 2022/115 E., 2023/770 K<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili tarafından işletmesi yapılan İzmir çevreyolunda bulunan ... alışveriş merkezinin istinat duvarının 05.03.2014 tarihindeki aşırı yağışlar sebebiyle bir kısmının çöktüğünü, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesince 2014/28 D.İş sayılı dosyada yapılan tespitle 70 metrelik bölümün, zemin kayması sonucu yıkılarak tahrip olduğunu, arkasındaki dolgu kitlesinin aşağı kota aktığını, bu hasarın giderilmesi için, davalı ... şirketinin 630.000,00 TL ödediğini, ancak ilgili tespitte bu bedelin 1.700.000,00 TL+KDV miktarı kadar hesap edildiğini, neticede hayati tehlike arz eden bu durumun, şirketleri tarafından giderilerek 1.700.000,00 TL+KDV'nin çok üstünde bir harcama yaptıklarını, faturanın sunulacağını da belirterek 1.700.000,00 TL - 630.000,00 TL = 1.070.000,00 TL hasar bedelinin 21.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta teminatı altında olan ve aşırı yağıştan dolayı hasar gören istinat duvarının, yapılan ekspertiz çalışması sonunda, istinat duvar arkasındaki dolgu yükünün karşılayamaması ve yer altı suyunun atılamaması/drene edilememesi sebebinden kaynaklandığı görüşüyle,\tpoliçe kapsamında değerlendirilerek 630.079,17 TL hasar bedeli çıkarılarak 630.000,00 TL davacıya ödeme yapıldığını, bakiye 1.070.000,00 TL daha ödeme talep edilmesinin uygun olmadığını, zira bu işin uzmanı üniversitedeki uzmanlardan alınan raporlara göre; otopark sahası oluşturulmak üzere, yapılan istinat duvarının arkasına yapılan dolgunun içine giren yeraltı suyunun drene olmadığından/tahliye edilmediğinden, aşırı doygun hale gelmesiyle oluşan aşırı itki sebebiyle devrilmiş olabileceğinden bahisle yapılmış olan istinat duvar imalatının ayıplı olabileceğinden, 0,883067 oranında eksik sigorta olduğundan, toplam bina hasarının 613.520*0,883067=541.779,27 TL olabileceğinden, talep edilen zarar miktarının da fahiş de olduğunu, ayrıca teminat dışı olmasına karşın, zarar miktarının EX GRATIA olarak karşılandığı ve ödeme karşısında ibraname de alındığını beyan etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.03.2016 tarihli ve 2014/331 Esas-2016/249 Karar sayılı kararıyla; keşif alanındaki istinat duvarının yıkılış olayında özellikle istinat duvarının bulunduğu bölgedeki dosyada mevcut fotoğraflara göre yaklaşık 45 derecelik bir eğim bulunduğu, bu eğim ile birlikte 05.03.2014 tarihinde yağan yoğun yağmur sonucu istinat duvarı arkasında söz konusu kaygan kayaçlardaki filtre edilemeyen suların oluşturduğu aşırı yükün olanca kuvvetiyle istinat duvarına baskı yaparak, duvarın yıkılmasına neden olduğu, olayın oluş nedeni ve istinat duvarının yıkılışını oluşturan ana etkenin bu olduğu,  bu durumda hadisenin bir yer kayması ya da toprak çökmesi sonucu meydana gelmediği, özellikle bu ve buna benzer litolojik özelliklere sahip olan zeminlerin bünyelerine almış oldukları su ile değişim göstermeleri nedeniyle bu tür istenmeyen sonuçlar doğurabildiği, bu nedenle özellikle bu tip zeminlerde, inşaat projesi oluşturulmadan önce mutlak surette zemine yönelik analizlerin yaptırılmasının gerekli olacağı, hadisenin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı ve davalı ... şirketinin ex gratıa/lütuf ödemesi yaptığından davacının davalı ... şirketinden bakiye hasar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın  reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. Bozma Kararı<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2021  tarihli ve 2020/13287 Esas- 2021/2354  Karar sayılı ilamıyla; hükme esas kabul edilen bilirkişi heyeti raporunda ... mühendisi bilirkişi tarafından da, yıkılan duvarın bulunduğu bölgedeki toprak yapısının killi vasfı ve yüksek oranda su toplayabilmesi nedeniyle alınan suyun da etkisiyle toprağın şişip genişleyerek kaygan hale geldiği, 45 derecelik eğimin de etkisiyle duvarın yıkıldığı, duvarın yıkılışını oluşturan ana etkenin bu olduğunun açıkça belirtildiği, bilirkişinin bu tespitlerinden sonra ise, olayın yer kayması ya da toprak çökmesi olarak kabul edilemeyeceği görüşünü bildirdiği, ... mühendisi bilirkişinin, keşifle saptadığı unsurların tamamının yer kaymasını tariflediği halde, olayın yer kayması olmadığı şeklindeki sonuç görüşü, raporun çelişkili ve yetersiz olduğu, mahkemece; yer kaymasının bilimsel ve teknik tariflenme şekilleri ile hükme esas alınan rapordaki ... mühendisi bilirkişi tarafından yapılan teknik tespitler de göz önünde bulundurularak, olayın poliçedeki yer kayması teminatında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiği; gerekli görülmesi halinde, konusunda uzman başka bir ... mühendisi bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden hasarın oluş biçimi konusunda denetime elverişli, gerekçeli bir rapor alınması; hasarın yer kayması teminatında olduğunun tespiti halinde, bilirkişi heyetine inşaat mühendisi ve sigorta hukukçusu da dahil edilerek, davacının talep edebileceği bakiye tazminat miktarının hesaplanması için rapor alınıp, oluşacak sonuç dahilinde karar verilmesi gerekirken, kendi içinde çelişkiler taşıyan yetersiz rapora göre karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>B.  Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmadan önce ve bozmadan sonra oluşturulan bilirkişi heyetlerince, dava dosyasına sunulan rapor ve ek rapor içeriklerinde, davaya konu istinat duvarının 70 metrelik kısmının zarar görmesine neden olan etkenin, imalat ve projelendirme hatalarından kaynaklandığı, hasarın yer kayması sonucu meydana gelmediği, iş bu nedenle sigorta poliçesi teminatı kapsamında bir zarardan söz edilemeyeceği, davalı ... tarafından davacıya yapılan kısmi ödemenin ex gratıa/lütuf ödemesinden ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda istinat duvarı zemininin yapısı nedeniyle yoğun yağışa maruz kalması, istinat duvarının suyu drene edememesi, su basıncının yükselmesi ve dolgu yükünü karşılayamaması neticesinde hasarın olduğu belirtilmiş ise de istinat duvarının taşıma gücü değerlerinden yüksek alındığı açık olduğundan istinat duvarının ... Genel Müdürlüğü'nün de onayladığı projeye uygun şekilde yapıldığını, bilirkişi raporunda ... öğretim görevlisi olarak belirtilen kişiler davalı yanın eksperleri olup, tek yanlı değerlendirmelerin esas alınmaması gerektiğini, sigorta şirketi olan davalı tarafça görevlendirilmiş kişilerin tek yanlı değerlendirmeleri hukuka aykırı olup, KGM tarafından da onaylanmış olan projeye uygun yapılan istinat duvarında projeye aykırılık değerlendirilmesi hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte, bu kişilerin raporlarında \"...yıkılan bölümde üst kotta 0,38-0,40 metre kadar olduğu, duvar yüksekliğince görülebildiği kadarıyla kesitin kalınlaşmadığı...\" tespiti dikkate alındığında, bu değerlendirmenin ölçüme göre değil, tahmini olduğunu,   bir an için duvarın ayıplı imal edildiği kabul edilecek olursa duvarın niteliği gereği komple yıkılması gerektiğini, ancak somut olayda duvarın sadece bir kısmının yıkıldığı göz önüne alındığında bu yıkılmanın nedeninin ayıplı inşa değil başkaca bir ekstrem faktörden kaynaklandığının kabul edilmesi gerektiğini,  duvarın yıkılma nedeni zaten ayıplı inşa değil, öngörülemeyecek kadar fazla miktarda yağış olduğunu  beyan etmektedir. <br><br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.<br>Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle  dosyada yer alan tarafların kabulündeki ibranamenin şirket yetkilisince imzalandığı ve ibranamede herhangi bir ihtirazı kayıt olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,<br>Aşağıda yazılı temyiz  harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine<br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br>30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43c5accab93d1f4a","SID":"82fce60404a133cb"}}