{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/8893 E.  ,  2025/12266 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/1075 E., 2024/1869 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2016/670 E., 2024/133 K.<br><br>Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 04.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına şirket yetkilisi ....ve şirket vekili Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA <br>Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerindeki çalışmaları nedeniyle meslek hastalığına yakalandığı, davalının kusuru bulunduğunu ileri sürerek 672.427,27 TL  maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP <br>Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meslek hastalığı nedeniyle %21,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenin %85 oranında kusurlu olduğu, kaçınılmazlığın ise %15 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle ve her ne kadar  ek hesap raporunda davacının maddi zararı 743.625,45 TL olarak hesaplanmış ise de davacı tarafın kök hesap raporuna itiraz etmediği, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçeleri ile davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu olayda talep ve itirazlarının karşılanmadığını, davacının müvekkili şirkette 01.11.2001 tarihinde işe girdiğini ve 18.09.2015 tarihinde işten ayrıldığını, hastalığın tespit edildiği 01.07.2016 tarihli raporun davacının işten ayrılmasından sonraki bir zamana denk geldiğini, Adli Tıp Kurumu raporlarında meslek hastalığı olarak kabul edilen bu hastalığa ilişkin 01.07.2016 tarihli sağlık raporundan sonra davacının bu hastalıkla ilgili başka bir rapor alıp almadığı veya muayene olup olmadığına dair bir tespit yapılmadığını, tespit tarihinin davacının işten ayrıldığı bir tarihe denk gelmesine rağmen davacının bu tarihten sonra başka bir işyerinde çalışıp çalışmadığının tüm itirazlara rağmen Mahkemece incelenmediğini, üzerinden yedi yıl geçmiş bir rapordan sonra ve davacının müvekkili şirkette çalışmamasına rağmen işle ilgili kullanılmayan sağ omuzda iyileşme olup olmadığının değerlendirilmediğini, aradan geçen zaman içerisinde sağ omzunun özel hayatındaki kullanımının maluliyeti nasıl etkilediğinin de araştırılmadığını, davacının sağlık geçmişi dikkate alınmaksızın hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetersiz araştırma sonucu müvekkilinin kusurlu bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, müvekkili şirket tarafından gerekli aksiyonların zamanında alındığını, davacının sağlık geçmişinin, gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğinin ve müvekkilden sonraki çalışma hayatının incelenmediğini, ikramiye ödenmesinin zorunlu bir kalem olmayıp işverenin insiyatifinde bulunduğunu, ayrıca sigortalının ücretinin her yıl asgari ücretin 1,4 katı oranında artırılmasının hakkaniyete uygun olmadığını ve sigortalının müvekkili şirketteki son ücretinin o yılın asgari ücretinin 1,4 katı olmasının sonraki tüm yıllarda da aynı oranın uygulanacağı anlamına gelmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br> Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamından davalı işyerinde ağır sanayi ve demir çelik endüstrisinde kullanılan hassas ölçüm cihazlarının üretiminin yapılığı, davacının bu üretim aşamalarındaki çalışmalarından dolayı pnömokonyoz meslek hastalığına yakalandığı, ne var ki bu hastalığın araz bırakmadığı ve bundan dolayı sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu, yine bu çalışmalarından dolayı davacıda tespit edilen sağ omuz impingement sendromu ve sağ medial epikondilit meslek hastalığının nedeniyle davacının %21,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenin %85 oranında kusurlu olduğu, kaçınılmazlığın ise %15 oranında etkili olduğu bu yöndeki bilirkişi raporlarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Buna karşılık davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvururken manevi tazminatın miktarına ilişkin bir itirazı bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi nedeniyle davalıya yüklenen istinaf karar harcı hesaplanırken manevi tazminat miktarının da dikkate alınması hatalı olmuştur.<br>Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.<br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle,<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının istinaf karar harcına ilişkin 2 numaralı bendinde yer alan \"47.641,26 TL\" ibaresinin silinerek yerinde geçmek üzere \"45.933,50 TL\" ibaresinin yazılması,  \"35.730,95 TL\" ibaresinin silinerek yerinde geçmek üzere \"34.023,19 TL\" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, <br>Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39e199595cdc4bf5","SID":"7d2508f3954a47ee"}}