{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">3. Ceza Dairesi         2025/3394 E.  ,  2025/24372 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ağır Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2024/98 E., 2025/46 K.<br>SUÇ\t: Silahlı terör örgütüne üye olma<br>HÜKÜM\t: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br>\tBozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;<br>\tTemyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;<br>\tTemyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;<br>\tVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;<br>\t1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü  kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından;<br>\tDosya kapsamı itibarıyla, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında görünen .. ve bir kısım şahıslar hakkında şüpheli ya da sanık sıfatıyla yürütülen soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının evraklarının celp edilmediği, diğer bir kısım şahıslara ulaşılamaması sebebiyle bu şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınmadığı, bağlı kişi listesinde bulunan .. ve .. isimli şahıslar ve kimliği tespit edilemeyen ID numaralarının kullanıcıları hakkında ise herhangi bir araştırma yapılmadığı ve bu şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınmadığı, yine roster kayıtlarında görünen .. isimli şahsın tanık sıfatıyla alınan beyanında, kendisinin komşusu olan emniyet müdürü ..'nin kendisine ait internet aboneliği üzerinden ByLock erişimi sağladığını iddia ettiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında da aynı ID numarasının karşısında tanık olarak beyanları alınan ..'nin ve ilçe emniyet müdür yardımcısı olan bir diğer şahıs ..'nin her ikisinin de adının ve soyadının yer aldığı, ancak Mahkemece emniyet müdür yardımcısı .. hakkında da herhangi bir araştırma yapılmadığı ve bu şahsın da tanık sıfatıyla beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla, bozma ilamından sonra dosyaya celp edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, bozma ilamından önce mevcut olan 20.06.2017 tarihli tutanak olduğu ve ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği göz önüne alınarak, öncelikle sanığa ait olduğu belirtilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının güncel halinin dosyaya getirtilmesi, lüzumu halinde güncel ByLock içeriklerine göre kimlik tespiti yapılamayan ID numaralarına ait gerçek kullanıcıların da açık kimlik bilgileri tespit edilmeye çalışılarak, emniyet müdür yardımcısı -.., .. ve .. isimli şahıslar dahil- söz konusu güncel içerikli tutanağa göre ekleyen, eklenen, aynı grupta ve bağlı listede yer alan tüm şahısların, sanık ile irtibatlı olup olmadıklarının, bu şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin eksik bir husus kalmayacak şekilde tekrar araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu şahısların aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve ekli şahısların tanık olarak ifadelerine başvurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, <br>\t2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir delil yahut beyanın bulunup bulunmadığının tekrar güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 19.03.2025 tarihinde gelen emniyet mahrem yapılanmasına dair güncel veri analiz raporu (VAR) ile birliktelik analiz raporunun (BAR), 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumunun bulunması,<br>\t3. Kabule ve uygulamaya göre de,<br>\tA. Gerekçeli kararda sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirildiği belirtilmesine rağmen, hükümde aynı Kanun maddesi uyarınca cezanın indirim oranına yer verilmemesi,<br>\tB. Önceki hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan, Yargıtay bozma kararının sonrasında yapılan yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,<br>\tKanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 104/3. maddesi uyarınca sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e493ab6d19dcf2","SID":"c2dbadb4784ad037"}}