{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/598 E.  ,  2025/12635 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI: 2024/253 Esas, 2024/562 Karar<br><br>Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının  bozulmasına karar verilmiştir.<br><br> İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.05.2013 tarihinde dava konusu taşınmazı 1979 yevmiye numaralı işlem ile 07.05.2013 tarihinde Tapu Müdürünün işlemi ile ...’dan satın aldığını, dava dışı ... ile ... Noterliğinde 02.05.2014 tarihli ve 583 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlenerek ... Belediye Başkanlığının tevhit ve ifraz işlemleri sonrası oluşan arsa vasıflı 1 85...  ve 8 24...  parsel sayılı taşınmazlara 80 daire ve 5 bloktan oluşan “... ...” projesine başladığını, ancak inşaata başladıktan sonra dava dışı 3. kişilerin 1 85...  parsele yönelik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/224 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararıyla  yolsuz tescile dayalı açmış oldukları tapu iptal ve tescil davası sonucunda, müvekkilinin satın aldığı taşınmazın tapusunun iptali ile 3. kişiler adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2016/2015 Esas, 2018/422 Karar sayılı kararıyla onandığını, bunun akabinde müvekkilinin yaptığı yapı denetim sözleşmesinin feshedildiğini ve ... Belediye Başkanlığı tarafından da yapı ruhsatının  iptal edildiğini,  bu durumun müvekkilini zarara uğrattığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Mahkemece iptal edilen  tapu kaydı sonrasında sözleşmenin kısmi olarak aynı şartlarda devam etmesinin mümkün olup olmayacağını, projenin aynı şartlarda devam etme olanağı bulunmaz ise toplam 16 dairenin dava tarihindeki anahtar teslimi ile bitmiş hali ile rayiç miktarını, projenin aynı şartlarda devam etme olanağı var ise 4’ü dubleks olmak üzere toplam 16 daireden dava dışı 1 85...  parsel dışında kalan kısmına yapılacak oranlama ile ortaya çıkacak daire sayısının dava tarihindeki rayiç miktarını, yine müvekkiline ait iken tevhit ve ifraz işleminden sonra ayrılarak 1 85...  parsel numarasını alan 1.570,05 m²lik arsa vasıflı taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/224 Esas, 2015/410 Karar sayılı dosyasının kesinleşme tarihindeki rayiç değerinin müvekkilinin aynı dosyadan vermiş olduğu 31.07.2014 tarihli dilekçe ile yapılan ihbar tarihi olan 31.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın kusursuz sorumluluk nedeniyle açıldığını, dava konusu olayda kusursuz sorumlulukla ilgili kanunumuzun aradığı koşulların gerçekleşmediğini, davanın süresi içinde açılmadığından zaman aşımı itirazında bulunduklarını, yapılan akitli ve akitsiz işlemler kanun, tüzük ve yönetmeliklerine göre yapıldığından yapılan satış işleminde müvekkil idarelerinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.06.2014 tarihli ve 2014/963 Soruşturma Esas, 2014/554 Karar sayılı takipsizlik kararında müvekkil idarenin konuyla ilgili olarak herhangi bir kusur ya da ihmali bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, açılan davanın aleyhlerine çıkması durumunda kendilerine rücu edilecek kişilerin de davaya dahil edilmelerini, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br> İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. Gerekçe ve Sonuç<br> Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2023  tarihli ve 2023/964 Esas, 2023/2008 Karar sayılı kararıyla davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A.  Bozma Kararı <br>1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2023  tarihli ve 2023/964 Esas, 2023/2008  Karar sayılı kararına karşı süresi içinde  davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının araştırmaları sonucu isim benzerliği olan ve ...’a ait olduğunu düşündüğü, kendisini ve mirasçılarını ikna ederek taşınmazda Devlet desteği ile ceviz ekimi yapacağına dair beyanda bulunarak taşınmazı satmaya ikna ettiği, davalı idarenin temyiz itirazında dile getirdiği üzere ... Tapu Müdürlüğü ve ... Nüfus Müdürlüğü  arasında ... ile ... isimli kişilerin aslında aynı kişiler olduğuna dair yapılan yazışma tarihi 07.05.2013  tarihi iken davalı ... tarafından.... Noterliği ... yevmiye sayılı çekişmeli taşınmazın satışı için verilen vekâletnamenin tarihinin ise 06.05.2013 olduğunu,  dava konusu 1 85...  parsel sayılı taşınmazın satışı için düzenlenen vekâletname tarihi Tapu ve Nüfus Müdürlüklerinde yapılan yazışma tarihinden bir gün öncesine ait olduğu, ...’ın talimat duruşmasındaki  beyanlarında, kendisinin bir taşınmazı olduğu konusunda ...’in onu ikna ettiğini ifade ettiği gözetildiğinde  davacı ...’in  kusurlu davranışları nedeniyle zararın oluşup oluşmadığı, bu kusurun illiyet bağının kesilmesi sonucunu doğurup doğurmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmaksızın işin esasına girilerek tazminat kararı verilmesi, değerlendirme  tarihi ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 13.06.2018 tarihi olması gerekirken davalıya ihbar tarihi olan 31.07.2014 tarihinden  itibaren faiz işletilmesi doğru görülmediğinden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında davalı Hazinenin açık muvafakatleri olmadığı hâlde, savunmasını genişlettiğini, bozma kararın araştırılması gerektiği belirtilen hususların araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, tapu kaydında birbirinden farklı 2 kişi olmadığını, satış işleminde bir usulsüzlük bulunmadığını, tapu kayıtlarının doğru tutulmamasından Hazinenin sorumlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.<br><br>2. Değerlendirme<br>1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>                      <br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,<br>Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,<br>09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e10afbdb6d6cc39e","SID":"26afceb781a7afed"}}