{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2025/6360 E.  ,  2025/9830 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t          :Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t\t          : 2023/32 D.İş,  2023/32 K.<br><br> İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın, 27.09.2020 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralandığını, %15 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığını, davalıya yapılan başvuru üzerine 24.02.2022 tarihinde yapılan 48.101,31 TL'lik ödemenin zararı karşılamadığını, eksik ödemeye ilişkin başvuru yapıldığını, yapılan ödemeye ilişkin ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.02.2022 ilk ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 334.439,29 TL'ye yükseltmiştir.   <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davalı temerrüte düşmemiş olup faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.  <br>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporunda davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu ve başvuru sahibinin kusursuz bulunduğu, alınan hesap raporunda ödenen tutar ile hesaplanan tutar arasında fark olduğu, ibranamenin makbuz hükmünde olduğu, hesap raporunun hükme esas alındığı, kaza tespit tutanağında davacının kaza esnasında koruyucu tertibat kullanmadığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, sigorta şirketi tarafından da bu yönde delil sunulmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, eksik ödemeye ilişkin sigorta şirketine yapılan başvurunun 24.02.2022 tarihinde teslim edildiği, 09.03.2022 tarihinde temerrütün oluştuğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 334.439,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.  <br>IV. İTİRAZ<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekli belgelerle davalıya usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, kusur raporunda kaza yerinin tetkiki ve analizinin yapılmış olduğu, kazanın oluş şeklinin ayrıntılı olarak açıklandığı ve kusur durumunun yasal dayanaklarının belirtildiği, başvuru sahibinin zararın doğması veya artmasına neden olan herhangi bir davranış veya ihmali olduğu yönünde delil bulunmadığı, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamayla yapılan kısmi ödemenin denetlendiği ve ödenen ve ödenmesi gereken tazminat tutarı arasında fahiş fark olduğu, uyuşmazlığın konusu sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olup geçici iş göremezlik talebi bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre ve fiziki muayene yapılmak suretiyle hazırlandığı, raporun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, hesap yönteminde ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.     <br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurana 24.02.2022 tarihinde 48.101,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 06.01.2023 tarihinde 13.788,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, müvekkilinin ibra edildiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, etkili kusur incelemesi yapılmadığını, kaza tespit tutanağına göre sigortalı sürücünün asli ve tam kusurlu olmadığını, yeni bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, müterafik kusur hallerinin araştırılarak indirim yapılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyan etmektedir. <br>B.  Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık, 27.09.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.  <br>1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına, tespit edilen kamera görüntüleri de gözetilerek oluşa uygun kusur raporunun hükme esas alınmasında ve davacının yaralanması dikkate alındığında müterafik kusur indirimi uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.   <br>2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından  çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br>Somut olayda; başvuruya dayanak yapılan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca iki ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 27.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacının trafik kazası sonucu \"skar, sol ulna ve radius proksimal kırığı\" şeklinde meydana gelen yaralanmasına bağlı  olarak kırık nedeniyle hareket kısıtlılığından %10 ve \"sol ulna orta hattan başlayıp 1/5 distale kadar devam eden 0.2 cm genişlikte ciltten açık renkli cerrahi skar\" nedeniyle %5 olmak üzere balthazard formülüne göre iş göremezlik oranı %15 olarak hesaplanmış,  İtiraz Hakem Heyetince ise kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre fiziki muayene yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle bu rapor hükme esas alınmıştır.<br>Ancak hükme esas alınan raporun kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği belirtilmekte ise de maluliyetin bir kısmını oluşturan operasyon skarı yönünden raporu düzenleyen kurul içinde plastik cerrahi uzmanı/dermatoloji uzmanı bulunmamaktadır. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. <br>Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan maluliyetin bir kısmını oluşturan ve davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının da bulunduğu, dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan yeni bir rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.<br>3- 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17. maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak değerlendirildiğinde tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.  <br>Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. <br>VI. KARAR<br>1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,<br>2- Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,<br>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,<br><br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br>23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fad17956449c5a42","SID":"aa22d30d4cabc9e3"}}