{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ceza Genel Kurulu         2025/132 E.  ,  2025/409 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t     \t\t<br>İtirazname No\t: 2023/57469 <br><br>KARARI VEREN<br>YARGITAY DAİRESİ               : 2. Ceza Dairesi<br>MAHKEMESİ  \t\t:Ağır Ceza Mahkemesi <br>SAYISI\t\t: 2022/1477 değişik iş<br><br>I. HUKUKİ SÜREÇ<br>Hükümlünün nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1, 168/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve mala zarar verme suçundan ise aynı Kanun’un 151/1, 168/2, 62... . maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluğuna ilişkin Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.01.2021 tarihli ve 171-73 sayılı hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiş, bu hükme yönelik hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesince 21.09.2022 tarihli ve 171-73 sayılı ek karar ile istemi reddedilmiş, hükümlünün itirazına istinaden inceleme yapan Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince 30.11.2022 tarih ve 1477 değişik iş sayı ile itirazın reddine karar verilmiştir.   <br>\tMerci kararına karşı Adalet Bakanlığınca 13.05.2023 tarih ve 27908-2021 sayı ile kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.06.2023 tarih ve 57469 sayı ile; \"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan ‘Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alama’ şeklindeki ve aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki ‘Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.’ düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle âdil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan Hâkim ...'ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.\" düşüncesiyle hükmün kanun yararına bozulmasının talep edildiği, dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 18.12.2023 tarih ve 19943-9243 sayı ile; \"...Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, belge üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi hâlinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü hâlinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciin dosyayı göndermesi, mercinin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde, bu incelemeyi yapması dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makûl sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun hükmünde açıkça belirtilmiştir, mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir.\" açıklamasıyla kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.\t\t\t\t<br>II. İTİRAZ SEBEPLERİ <br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.07.2024 tarih ve 57469 sayı ile; \"...İlk hükmü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olup olmadığını inceleyemeyeceği, bu yöndeki talebi, adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin değerlendirmesi gerektiği\" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.<br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 25.11.2024 tarih ve 10098-17592 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.<br>III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU<br>Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapıp yapamayacağının belirlenmesine ilişkindir. \t\t<br>IV. OLGU<br>İncelenen dosya  kapsamından;  <br>Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesince 19.01.2021 tarih ve 171-73 sayı ile hükümlünün nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin kesinleşen hükme yönelik olarak hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine aynı Mahkemece 21.09.2022 tarihli ve 171-73 sayılı ek karar ile istemin reddedildiği, her iki kararın da aynı hâkim tarafından verildiği, hükümlünün bu karara yönelik itirazının da itiraz mercii Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince 30.11.2022 tarih ve 1477 değişik iş sayı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>V. GEREKÇE<br>A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar<br>Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli ve 185-393; 07.06.2022 tarihli ve 642-420; aynı tarihli ve 643-421; 06.12.2022 tarihli ve 278-774 sayılı müstakar içtihatlarında da açıklandığı üzere;<br>Yargılamanın yenilenmesi kanunda sınırlı şekilde sayılan yenileme nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. <br>Olağanüstü kanun yollarından biri olan yargılamanın yenilenmesi CMK'nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanun’un 311. maddesinde hükümlü lehine; 314. maddesinde ise sanık veya hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş, 318 ve sonraki maddelerinde ise yenileme istemi üzerine izlenecek usul hükümleri düzenlenmiştir.<br>CMK'nın \"Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii\" başlıklı 318. maddesinin birinci fıkrasına göre; \"...yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.\" Anılan fıkrada, yargılamanın yenilenmesi isteminin yapılacağı merciin, hükmü veren mahkeme olarak belirlendiği görülmektedir. Bu mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceğinde de kuşku bulunmamaktadır. Ancak \"mahkeme\" kavramının, her halükârda \"hâkim\" olarak anlaşılmaması gerektiği de izahtan varestedir. Bu nedenle CMK'nın 318. maddesinin birinci fıkrasının,  23. maddenin üçüncü fıkrası ve bu maddeye ilişkin komisyon değişiklik gerekçesi ile birlikte değerlendirilmesi lazım gelir.<br>İHAM kararlarında, bağımsızlık kavramı, yürütmeden ve taraflardan bağımsız olma hâli olarak açıklanmış, bağımsızlığın değerlendirilmesinde hâkim veya mahkeme üyelerinin atanma usulü, görev süreleri, dışarıdan gelecek baskılara karşı güvenceye sahip olup olmadıkları ve hâkim veya mahkemenin bağımsız bir görünüm sergileyip sergilemediği göz önünde bulundurulmaktadır. Yüksek Mahkemeye göre ön yargı sahibi olmamak biçiminde tanımlanan tarafsızlığın, subjektif ve objektif olmak üzere iki yönü vardır. Bunlardan subjektif tarafsızlık, hâkimin birey olarak tarafsız olması; objektif tarafsızlık ise, mahkemenin kurum olarak kişide bıraktığı güven verici izlenim ve tarafsız görünümdür.<br>CMK'nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan \"Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.\" düzenlemesinde, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında mı yoksa talebin kabul edilerek yargılamanın yenilenmesi hâlinde mi davaya bakmaktan yasaklı olduğu net bir biçimde düzenlenmemiş ise de;<br>CMK’nın 23. maddesine ilişkin Hükûmet Tasarısı gerekçesinde karşılaştırmalı yargılama hukukunda kabul edilen ilkelerden bahsedilerek hâkimlerin, bir işe müdahale ettiklerinde önceden bir fikir veya düşüncelerinin olmamasına ilişkin gerekliliğin, tarafsız kalmanın bir koşulu olduğunun vurgulanması, maddeye ilişkin komisyon değişiklik gerekçesinde de; yargılamanın yenilenmesi talebi hâlinde de önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde maddeye üçüncü fıkranın eklendiği belirtilerek yargılamanın yenilenmesinden önceki aşamalarda da anılan yasağın geçerli olduğunun, bu düzenleme ile aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapmasının önlendiğinin, hâkimin tarafsızlığının bu yönüyle de sağlanmak istendiğinin ifade edilmesi karşısında, hâkimin ilk verdiği hükmün etkisinde kalmasının mümkün olabileceği ve kanun yolu incelemesinde olduğu gibi kendi kararını değiştirmek istemeyebileceği hususları ile adil yargılanma ve mahkemeye erişim haklarının bir uzantısı olarak hâkimin yargılamaya katılamayacağına yönelik yasağın, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin değerlendirme aşaması da dâhil olmak üzere tüm evreleri kapsadığı sonucuna ulaşılmalıdır.  <br>Nitekim Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 3496-602, 2. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 237-1715, 3. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 1481-3716, 4. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 6264-19611, 5. Ceza Dairesinin 03.07.2019 tarihli ve 4151-6716, 6. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 3757-263, 7. Ceza Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 4904-7974, 8. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 10082-4485, 10. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 1420-2356, 11. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli 1879-3009, 12. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 1089-6886, 13. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 931-2882, 14. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 3026-2534, 15. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 620-569, 16. Ceza Dairesinin 13.05.2019 tarihli ve 4792-3589, 17. Ceza Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve 2094-7425, 18. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve 1538-9204, 19. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 3306-7385, 20. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 4904-2075, 12. Hukuk Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 1540-3072 sayılı ilamlarına konu olan benzer bir uyuşmazlıklarda, CMK'nın 23/3. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talepleri kabul edilmiş, Özel Daireler arasında istikrar gösteren bir içtihat birliği de oluşturulmuştur.    <br>B. Hukuki Değerlendirme<br>Yerel Mahkemece hükümlü hakkında kurulan ve kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşen mahkûmiyet hükmüne ilişkin yargılamada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapamayacağı kabul edilmelidir.<br>Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. <br>VI. KARAR<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,<br>2- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 19943-9243 sayılı kanun yararına bozma isteminin reddine dair kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 1477 değişik iş sayılı kararının, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapamayacağının gözetilmemesi nedeniyle Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli 171-73 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizliğinden CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine,<br>4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.<br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32b1e69d6ad5ae96","SID":"9b3f2cea52b8ac7e"}}