{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2024/10932 E.  ,  2025/8640 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br>SAYISI: 2024/1049 - 2024/1042 <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. San. ve Tic AŞ vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.<br>Belli edilen gün ve saatte gelen davacı asil ... ile davalı ... San ve Tic. AŞ vekili Av. ... geldiler. Davacı asil ile davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.05.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacılar vekili  dava dilekçesinde;  02.12.2013 tarihinde davalı şirketin maliki olduğu diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın  seyir halinde iken kusurlu bir şekilde karşı şeride geçerek kendi şeridinde ilerleyen davacı ...'ın kullandığı araca çarptığını, davacının  yaralandığını ve yüzünde sabit iz kaldığını, olayın meydana gelmesinde davalı ...'in tam kusurlu olduğunu, olay sonrası müvekkili ...'ın kemik kırığı ve kafa travması nedeniyle ameliyat olduğunu, ...'nın vermiş olduğu 13.03.2015 tarihli kati rapor ile kırıkların hayat fonksiyonlarını etkileyeceği ve yüzde sabit iz kalacağının tespit edildiğini, 2 ay hastanede 10 ay evde yatarak tedavi gördüğünü, sol bacağında 3-4 cm kısalma olması nedeniyle başkalarının yardımı ile yürüyebildiğini, kazadan 19 ay geçmesine rağmen tam sağlığına kavuşamadığını, çalışma hayatına geri dönemediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve davacı ... için 75.000,00 TL ve diğer müvekkili eşi ... için ise 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı ...  San. ve Tic. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde davalı şirket ve çalışanının kusuru bulunmadığını, davacının tam kusuru ile aniden kendi şeridinden karşı şeride geçerek davalı firmanın çalışanının kullandığı araca çarpmış olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.  <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin davacı ... yönünden kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  manevi tazminat isteminin davacı ... yönünden kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2023 tarih ve 2022/76 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 476.882,46 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile; ... için 75.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine  karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranını kabul etmediklerini,  ATK 2. Üst Kurulundan alınan maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporundaki davacının işlemiş aktif dönem zararına esas alınan asgari ücretin hatalı olduğunu, manevi tazminat tutarlarının fazla olduğunu, eş lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, davacının sigorta şirketinin ödemeleri neticesinde hiçbir hak ve alacağının kalmadığını beyan etmiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi ve manevi  tazminat talebi ile eşinin manevi tazminat talebine ilişkindir. <br>1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>Somut olayda kaza 02.12.2013 tarihinde meydana gelmiştir. Davacının kazadan kaynaklı yaralanmasına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra mahkemece ATK 2. Üst Kurulundan rapor alınmış,  raporda, davacının  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucu sol bacaktaki kısalık nedeniyle maluliyet oranının %4.3 olduğu belirtilmiştir. <br>Yine kaldırma kararı sonrası ... Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 29.11.2022 tarihli  Adli Kurul raporunda davacının maluliyet oranının %17.7 olduğu belirtilmekle ATK raporunda belirtilen bacak kısalığı dışında başka arazlardan da maluliyet verildiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince ATK raporuna itibar edilerek karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı gerekçesiyle KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda belirlenen %17.7 maluliyet oranı esas alınarak karar verilmiştir. Her iki yönetmelikte de aynı cetvellerin kullanıldığı ancak raporlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.<br> Davacının kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise maluliyet oranının tespiti amacıyla her iki raporun da irdelendiği maluliyete neden olan arazlar ve maluliyet oranı yönünden çelişkilerin giderildiği  ATK Genel Kurulu'ndan  rapor alınarak kazadan kaynaklı  maluliyetin bulunup bulunmadığının var ise oranının  tereddüte yer vermeyecek şekilde  tespiti gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.<br>2. Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.<br>Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2).<br>Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (BK163/1).<br>Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.<br>Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur. (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk  Sigortası Genel Şartları’nın  A-1.maddesinde de, “sigortacı  bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan, açıklamalar ışığında dosya kapsamı incelendiğinde somut olayda; davacının  davalı aracın sigorta şirketine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı, 30.11.2015 tarihli sulh protokolü ile 47.444,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 58.776,00 TL üzerinden anlaşmaya varıldığı,  ödeme karşılığında sigorta şirketi ve sigortalısını ibra ettiğini belirttiği ve sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda 2 nolu bentte belirtildiği üzere maluliyet oranı tespit edildikten sonra  sigorta şirketinin ibra karşılığı  davacıya yaptığı  ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten  ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Davalı araç sürücüsü ise poliçe ilişkisinin tarafı olmadığı ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı sözkonusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona erecek, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sürücünün sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken  bu durum dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>3. Bozma neden ve şekline göre davalı  ... İnş. San. ve Tic AŞ vekilinin  diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. <br>VI. KARAR<br>1.Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı  ... İnş. San. ve Tic A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının  kabulü ile, Bölge Adliye  Mahkemesi kararının  BOZULMASINA, <br>3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı  ... İnş. San. ve Tic AŞ vekilinin  diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... İnş. San ve Tic. AŞ'ye verilmesine,<br>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... AŞ'ye iadesine,<br>Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>27.05.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"332a50f4f9503b0c","SID":"959acd526f69a3a4"}}