{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2025/2027 E.  ,  2025/4848 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2024/2723 E., 2024/3221 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Denizli 1. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/305 E., 2024/213 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2020 tarihinde müvekkili Şirkette şoför olarak çalışan V.G'nin müvekkili Şirkete ait.... plakalı aracı bakım ve onarım yapılması amacıyla ... Tamirhanesi sahibi davalı ... adına çalışan davalı ...'e teslim ettiğini, davalı ...'ün müvekkiline ait ... plakalı aracı tamirhaneye götürmek amacıyla seyir hâlindeyken yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, kaza sonucunda müvekkiline ait araçta ve 8 farklı araçta maddi hasar oluştuğunu, müvekkili Şirkete ait ... plakalı aracı kullanan davalı ...'ün kendinden beklenilen dikkat ve özeni göstermediğini, tam ve asli kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ...'ün hem servis şoförlüğü yapıp hem de ... Tamirhanesi'nde ...'ın yanında tamirci olarak çalıştığını, olay öncesinde müvekkili Şirkette çalışan bir şoförün aracın arızalanması nedeniyle tamirci çağırdığını, ... Tamirhanesinde de tamirci olarak davalı ...'ün gelip aracı tamir ettiğini, davalı ...'ın kazaya sebep olan müvekkiline ait aracı kendi çalışanının teslim aldığını ve aracın kendi tamirhanesine getirildiğini bildiğini, söz konusu kazada adam çalıştıranın sorumluluğu sebebiyle ... Tamirhanesi sahibi ...'ın kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davalılar arasında adam çalıştıranın sorumluluğunun mevcut olduğunu ileri sürerek müvekkilinin şimdilik 10.000 TL zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP <br>1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak haksız davanın, kazada kusurunun olmaması ve tüm kusurun fren tertibatı bozuk olan ve bu hâli ile trafiğe çıkmaması gereken araçla personel taşıyıp trafiğe çıkaran davacı Şirkette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>2. Davalı ...'ın vekilinin cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev yönünden reddini, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, davacı Şirketin aracın fren tertibatının bozuk olduğunu gizlediğini, kendisi ile görüşülmediği hâlde görüşülmüş gibi beyanlarda bulunulduğunu, tüm kusurun davacı Şirkette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirketin, olay tarihinde davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan araçla kusuru ile zincirleme trafik kazasına karıştığı ve davalı ...'ın ise davalı ...'ın işvereni olduğu iddiasıyla, adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde uğradığı zararların davalılardan müştereken tahsilini talep ettiği, Denizli   2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/66 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğuna dair görevsizlik kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın 05.10.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının 25.05.2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk başvurusunun yerine getirildiği ve dava şartı eksikliğinin giderildiği, olay tarihinde kazaya karışan .... plakalı aracın davacı Şirket adına kayıtlı olduğu, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davalı ...'ın dava dışı işverenlerde sigortalı göründüğü, her ne kadar davalı ...'ın diğer davalı ...'ın çalışanı olduğu iddia edilmişse de davalı ...'a ait işyeri kayıtları ile bu husunun ispatlanmadığı, dinlenen tanıkların davalı ...'ın davalı ...'ın çalışanı olduğu yönünde beyanları bulunmadığı, davacının zaman zaman diğer davalıya yardım etmesi veya araçları tamirhaneye getirmesinin davalılar arasında işçi işveren ilişkisi oluşturmayacağı, davalı ...'a kazaya karışan aracı tamirhaneye getirmesi yönünde davalı ...'ın bir talimatı olmadığı, dava dışı araç şöförünün, davalı ...'dan aracı davalı ...'a götürmesini istemesi ve davalı ...'ın da kendi insiyatifi ile aracı götürürken kazanın gerçekleştiği, davalı ...'ın başka bir araçta şöför olduğu, davacı Şirkete ait aracın şöförlüğünü yapmadığı, dava dışı araç şöförünün kişisel ricası üzerine aracı diğer davalıya götürürken kazanın meydana geldiği, davacıya karşı genel kusur ve iş güvenliği bakımından sorumluluk durumları dikkate alınarak kusur yönünden alınan 29.04.2024 tarihli ve olaya uygun düşen bilirkişi raporunda, davalılara herhangi bir kusur atfedilmediği, olayın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığı, davalıların bu arızanın oluşumunda veya arızanın giderilmesi konusunda bir sorumluluğu olamayacağına dair düzenlenen raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun düştüğü, davalıların kusurunun ve sorumluluklarının bulunmadığı, davalılardan Nevzat'ın diğer davalı ...'ın işvereni olmadığı ve dolayısı ile davalıların adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde kusursuz sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davalı ... yönünden davanın reddinin gerektiği, davalı ...'ın ise davacının aracındaki teknik arıza ile ilgili bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, kendi inisiyatifi ile bu aracı kullanmış ise de araçtaki teknik arızanın kazaya sebebiyet verdiği ve bilirkişi raporu ile kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden de davanın reddinin gerektiği, meydana gelen kazanın davacı Şirketin kendi kusuru ve araçtaki teknik aksaklık nedeniyle gerçekleştiği olayda kusursuz sorumluluk şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında iki ayrı bilirkişi heyetinden kusur raporu alındığı, davaya konu kazaya karışan ..... plakalı aracın kazadan üç gün önce aynı servise götürüldüğü, arızası nedeniyle yedek parça sipariş edildiği ve bu süreçte kullanılmaya devam olunduğu, sipariş parçanın gelmesi üzerine araç tekrardan bakım ve onarım için servise götürülürken yolda fren aksamı yeterli şekilde tutmadığı, aracın teknik ve donanım eksikliği bulunması nedeniyle kazanın meydana geldiği, davalılar yönünen kusur izafesinde bulunulmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>V. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; <br> 1. Davalı ...’ün diğer davalı ...’ın çalışanı olduğunu, davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan davalı ...’ın, davalı ...'ın işgörme kapsamındaki haksız fiillerinden sorumlu olduğunu,<br>2. Davalı ... ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'ın iş görme kapsamında gerçekleştirdiği haksız fillerden adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı ...’ın kusursuz olarak sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı ...'a asli kusurundan dolayı, davalı ...'a ise adam çalıştıranın sorumluluğundan dolayı rücu edilerek dava açıldığını, davanın haksız olarak reddedildiğini, <br>3. Davalı ... hakkında taksirle yaralama nedeniyle indirimle 7 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, ceza mahkemesince verilen kusurun varlığını tespit eden mahkumiyet kararının artık hukuk hâkimini bağlayacağını,<br>4. Davalı ...'ın nezdinde çalıştığı .. ... ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı ...'ın müvekkili Şirket çalışanı olmadığını,<br>5. Aracın daha önce de bakımını yapan davalı ...'ın, aracın arızasına dair müvekkili Şirkete bildirimde bulunmadığını,<br>6. Davalı ...'ın olayda tam kusurlu olduğunu, aracı hız sınırlarının üzerinde ve dikkatsiz kullanarak kazaya sebep olduğunu, araçtaki teknik soruna dair teknik bir izlenim de bulunmadığını hatta tanık beyanlarına göre araçta fren sıkıntısı bulunmadığını, diğer kazaya karışan araç sahiplerine ödenen zarardan davalıların asli ve tam kusurlu olmaları nedeniyle müştereken sorumlu olduklarını ve davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Uyuşmazlık,  iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır.<br> Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkemenin görevli olup olmadığı itirazı taraflarca ileri sürülebileceği gibi Mahkemece de resen dikkate alınır. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-(c) hükmüne göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.<br>     7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 5. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi:<br>“İş mahkemeleri;<br> a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,<br>b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,<br>c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Kanun'un 5/1-(a) hükmüne göre iş mahkemelerinin görevini belirleyen ölçüt, ilgili hükümde sayılan iş sözleşmelerine tâbi işçi ile işverenler veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan bir hukuk uyuşmazlığı bulunmasıdır. İlgili maddenin bu bendine göre tarafların işçi ve işveren (veya işveren vekili) olmalarının yanında uyuşmazlığın iş ilişkisi nedeniyle iş sözleşmesinden veya kanundan doğması gerekir. Aralarında iş sözleşmesi bulunmayan veya işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde görülmesi gerekir.<br> Somut olayda davacı Şirket vekili; davalılardan ...'ün kusuruyla davacı Şirket adına kayıtlı araca zarar verdiğini,  diğer davalının da ...'ü çalıştıran kişi olarak zarardan müştereken müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece söz konusu uyuşmazlık bakımından iş mahkemelerinin görevli  olduğu kabul edilerek işin esasına yönelik inceleme yapılmış ise de davacı Şirket ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş ilişkisi nedeniyle kanundan veya iş sözleşmesinden kaynaklanan bir hukuk uyuşmazlığı bulunmadığı hâlde işin esasına girilerek inceleme yapılması usul ve kanuna aykırıdır. <br> İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle esasa yönelik hüküm kurulması, Bölge Adliye Mahkemesince de görev hususu gözetilmeksizin başvurunun esastan reddine karar verilmesi  hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeple;<br>1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,<br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,<br>Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br>26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br> <br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89439c397a6df32b","SID":"ce25c8d371b9e435"}}