{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2025/5067 E.  ,  2025/5708 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2024/298 E., 2025/216 K.<br><br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya bağlı işyerinde dava dışı alt işveren Şirket nezdinde tahmil ve tahliye işçisi olarak çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren Şirketin davalıdan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 3/(g) hükmü kapsamında ihale ile hizmet aldığını, ... Sendikası ile dava dışı alt işveren Şirket arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine Yüksek Hakem Kurulunun 09.09.2021 tarihli ve 2021/485 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı ile 01.12.2020-28.02.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin karara bağlandığını, bu toplu iş sözleşmesindeki haklardan davacının yararlandırılmadığını, ücrete bağlı hakların da eksik ödendiğini ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklı bir kısım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı Şirketin müvekkilinin Adıyaman Bölge Müdürlüğündeki ambar ve sahalardaki taşıma ve tahliye işlerini yapmak üzere müvekkili ile 28.02.2019 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzaladığını, söz konusu işin dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmüne istinaden değil, aynı Kanun'un 19. maddesi uyarınca açık ihale usulü ile yapılan ihale sonucu dava dışı Şirket üzerine bırakıldığını, yapılan işin personel çalıştırılmasına dayalı bir iş olduğunu, müvekkili Kurumun kamu iktisadi teşebbüsü ve dolayısıyla kamu kurumu olduğunu, müvekkili için bağlayıcı olduğu iddia edilen toplu iş sözleşmesinde yetkilendirilmiş kamu işveren sendikası bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu alacaklardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile; tahmil ve tahliye hizmet alım sözleşmesinde davalının asıl işveren, dava dışı Şirketin alt işveren olduğu, ... Sendikası ile dava dışı alt işveren Şirket arasında Yüksek Hakem Kurulunun 09.09.2021 tarihli ve 2021/485 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı ile 01.12.2020-28.02.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin karara bağlandığı, davacının toplu iş sözleşmesinin karara bağlandığı 09.09.2021 tarihinden önce taraf sendikaya üye olduğu, davacının söz konusu toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen alacaklarının bulunduğu, davalı asıl işverenin davacının alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF  <br>İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarihli kararı ile; 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı Şirket ile dava dışı alt işveren Şirket arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında olmadığı, dolayısı ile davalı Şirketin alt işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden sorumlu tutulabilmesi için alt işverenin kamu işveren sendikasını yetkilendirmesine gerek olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı işçinin kapsamında çalıştığı hizmet alım sözleşmesinin personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ve 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü gereği yapılıp yapılmadığının konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi, bunun sonucuna göre ve toplu iş sözleşmesi sürecinde kamu işveren sendikasının yetkilendirilmediğine dair ... Sendikasının 25.10.2022 tarihli yazı cevabı da dikkate alınarak alt işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklı işçilik alacaklarından davalı ... Ortaklığının (...) sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında kamu ihale mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı, raporda davacının kapsamında çalıştığı hizmet alım sözleşmesi hükümleri baz alınarak hesaplamalar yapıldığı, buna göre söz konusu hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı sözleşme olduğu kanaatine varıldığı, toplu iş sözleşmesi sürecinde kamu işveren sendikasının yetkilendirilmediği de dikkate alındığında asıl işveren sıfatı ile hizmet alımı yapan davalı ...'ya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>VI. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde;<br>1. Müvekkilinin kapsamında çalıştığı hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre açık ihale usulü ile yapıldığını,<br>2. Somut olayda 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre yapılmış bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığını,<br>3. Dava konusu alacaklardan davalı ...'nun sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı alt işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklı işçilik alacaklarından davalı ...'nun sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.  <br><br>Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.  <br>Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br>VII. KARAR <br>Açıklanan sebeple; <br>Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,  <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,<br>02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fdc110ffbb77a25c","SID":"0aebcce9c19f0503"}}