{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2025/4792 E.  ,  2025/5670 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2024/153 E., 2025/22 K.<br><br><br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA <br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin davalı işverene ait değişik şantiyelerde 01.04.1992 tarihinde işe başladığını, işverenin haklı bir nedene dayanmaksızın ve ihbar önelinde bulunmaksızın iş sözleşmesini sona erdirdiği 03.08.2017 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ücretin banka aracılığıyla ödendiğini, müvekkilinin şantiyede barınma ve yemek ihtiyacının karşılandığını, davalı işyerinde haftanın 7 günü,  sabah saat 07.00'den akşam 19.00'a kadar çalışma yapıldığını,  fazla çalışma ücretleri ile beş aylık ücret alacağı bulunduğunu, müvekkiline 2013 yılı dâhil olmak üzere iş  sözleşmesinin işverence feshedildiği 03.08.2017  tarihine kadar ikramiye ödenmediğini, hafta tatili ve yıllık izinlerin kullandırılmadığını, dinî bayramlar hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, ikramiye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, müvekkilinin işyerinde çalışanların ücret ve diğer alacaklarının banka aracılığıyla ödendiğini, işyerinde düzenli olarak çalışma saatleri içinde çalışma yapıldığını, fazla çalışma yapılması halinde ücretlerinin ücretle birlikte çalışanlara ödendiğini, işyerinde ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını, dilekçe ekinde davacının izne ayrılma dilekçeleri olduğunu, ikramiye ödenmesi yönünde işyeri uygulanması bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 10.11.2021 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı Şirket hakkında eldeki dosyanın yargılaması devam ederken Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 27.12.2018 tarihi itibarıyla iflas kararı verildiği, bu nedenle davaya konu alacaklar bakımından kayıt kabul davası olarak devam edilmemesinin hatalı olduğu, Mahkemece kayıt kabul davası olarak yapılacak yargılama sonucunda hükmedilecek harç ve vekâlet ücretinin de maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak dava kayıt kabul davası şeklinde sonuçlandırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>VI. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde;<br>1. Dosyanın davacı tanık beyanlarına göre sonlandırıldığını, davacının çalışma saatleri içerisinde çalıştığını, yaptığı fazla çalışma karşılığının bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, davalıya karşı davası bulunan tanıkların beyanlarının esas alınamayacağını, alacaklardan yapılan indiriminin daha fazla olması gerektiğini,<br>2. Zamanaşımı def'in dikkate alınmadığını, <br>3. Reddedilen kısım yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve resen dikkate alınması gereken sebepleri ileri sürerek  hükmün bozulmasını istemiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep edilen alacakların ispatı ve  hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir. <br>Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br>VII. KARAR <br>Açıklanan sebeple;<br>Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025   tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbd1a6150a8534e0","SID":"6c11c9054ef25535"}}