{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2025/2947 E.  ,  2025/4935 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/1596 E., 2025/493 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/194 E., 2023/351 K.<br><br>Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın 124 ada 36 ve 37 parseller yönünden reddine, 124 ada 35 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br> K    A    R    A    R<br><br>Davacı  ... dava dilekçesinde; Yalova ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 124 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazları 2010 yılında ... ve ...'tan satın aldığını, satın aldığında taşınmazın ekip biçilen arazi vasfında olduğunu, kendisi aldıktan sonra da bir süre tarımsal faaliyet yaptığını, şehir dışında yaşadığı için şu anda taşınmazları kullanmadığını ve boş olarak durduğunu, ... köyünde 683 sayılı Kanun' un 2B maddesi kapsamında çalışmalar yapılırken 124 ada 18 parsel sayılı taşınmazına ormanın itiraz ettiğini, Orman İdaresinin 2012 yılında yapılan çalışmayı baz alarak tapusunu almasına engel olduğunu, 19 parselin 6831 sayılı Kanun' un 2B maddesi kapsamındaki arazi vasfında olmakla birlikte orman niteliğinde olduğu için tapu verilemeyeceğinin söylendiğin, arazinin uzun yıllar boyunca tarım arazisi vasfında olduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... İdaresi vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; dava konusu Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde yer alan ve tamamen orman sayılan yerlerden olduğunu, 19 parsel sayılı taşınmazın ise 6831 sayılı Kanun' un 2B maddesi uyarınca orman sınırına çıkarılmışsa da 6831 sayılı Kanun'a muhalefet edildiği gerekçesiyle Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/276 Esas sayılı davasına konu edildiğini belirterek, davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini ve haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br><br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 16.07.2019 tarihli ve 2015/866 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararla, 124 ada 35 parsel yönünden davanın kabulüne, 124 ada 36 ve 37 parseller yönünden davanın reddine, karşı davada 124 ada 35 parsel yönünden davanın reddine, 124 ada 36 ve 37 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, davalı-karşı davacı vekili ile asıl dosya davalısı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli ve 2022/718 Esas, 2023/619 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonuna; \"... çekişmeli taşınmazlar bakımından dava şartı olan 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde hak düşürücü sürenin geçtiği, karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmadığından 124 ada 36 ve 37 parseller yönünden önceki karar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 35 parsel yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, karşı davada ise 124 ada 36 ve 37 parsellerin zaten orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle davalı-karşı davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar karar verilmesi gerektiği, 124 ada 35 parsel hakkındaki davacının asıl davası bakımından davalılardan sadece Hazineye husumet yönetilmesi gerekli olduğundan bu parsel yönüyle davalı sıfatı bulunmayan orman idaresinin bu parsel hakkında karşı dava ikamesinin mümkün olmadığı, kendisinin tarafı olmadığı bu parsel ile ilgili davaya davacı ve davalı Hazineyi hasım olarak göstererek ancak asli müdahale isteminde bulunma imkanı olan davalı ... idaresinin 124 ada 35 parsel hakkındaki istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ...\" gerekçesiyle, asıl dava yönünden, Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 35 parsel yönünden, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine, Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 36 parsel yönünden davanın reddine, Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 37 parsel yönünden davanın reddine, karşı dava yönünden: Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 36 ve 37 parseller yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, Yalova ili ... ilçesi ... köyü 124 ada 35 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön tespit edilmediği gerekçesiyle, davacı/karşı davalı ... vekilinin ve davalı/karşı davacı ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. <br><br>Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin malik sıfatıyla zilyet olarak taşınmazı fiilen kullandığını, müvekkilinin satın aldığı kişilerin de bu taşınmazı yaklaşık 50 yıldan fazla kullandıklarını, davaya konu taşınmazla ile ilgili 3402 sayılı Kanun 12/3'e göre hak düşürücü sürenin uygulanabilmesi için kamu düzeni menfaatini gerçekten ilgilendirip ilgilendirmediği, ilgilendiriyorsa bile bir aynî hakkın aranmasını sınırlayacak kadar kayda değer olup olmadığı ve söz konusu 3402 sayılı Kanun maddesinin bu sınırlandırmayı hakkaniyetli bir şekilde yerine getirip getirmediği hususunun önem arz ettiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama ile davanın kabulüne; dava konusu 124 ada 35 parsel yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacının zilyet olarak tapuda beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.<br><br>Davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 124 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların 2003 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 2/B vasfında oldukları belirtilerek Hazine adına tespit edildikleri, 2015 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında ise 124 ada 18 parselin eylemli ormana dönüştüğü belirtilerek 124 ada 37 parsel numarasıyla Hazine adına orman vasfı ile tespit edildiği, 124 ada 19 parselin ise 124 ada 35 ve 36 parsele ayrılarak, 36 parselin eylemli ormana dönüştüğü belirtilerek Hazine adına orman vasfı ile 124 ada 35 parselin ise davacının kullanımında olduğu belirtilerek tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, Hazine adına orman vasfıyla tapuda kayıtlı dava konusu 124 ada 36 ve 37 parsel nolu taşınmazlar için konusuz kalan dava hakkında, karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, yine 124 ada 35 parsel nolu taşınmaz her ne kadar Hazine adına kayıtlı ise de tapu iptal davalarında malikin zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle Hazineyi davaya dahil etmek üzere taraflarına imkan verilmek suretiyle eylemli orman olduğu tespit edilen bu taşınmaz yönünden davanın kabulü yerine karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. <br><br>Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca  ONANMASINA,<br><br>Davacı ... ... tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,<br><br>7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"031f1a49bf69189d","SID":"b2733ea9fb3b8b09"}}