{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/8232 E.  ,  2025/11187 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/226 E., 2024/530 K.<br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... ve fer'i müdahil  Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...  tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait diş hekimliği iş yerinde 02.03.2011 tarihinden 18.01.2016 tarihine kadar kesintisiz olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br> 1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, “Davada 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi müvekkili yanında sürekli bir çalışmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin diş doktoru olup, yaptığı işin gereği eğitimli personel ile çalışma zorunluluğu olduğunu, davacının ise müvekkiline ait muayenehanesini haftada birkaç gün temizliğini yapan bir kişi olup çalışmasının sürekli olmaması nedeniyle İş Kanunu ve SGK kapsamı dışında kaldığını, dolayısıyla bu kişinin sigortalı yapılmasının mümkün bulunmadığını, davacının, müvekkilinin ailecek görüştüğü bir şahıs olması nedeniyle, müvekkili tarafından ailesine katkı sağlamak amacıyla temizlik yapması için haftanın belli saatlerinde işyerinde çalıştırıldığını, ancak, bazı müşterilere karşı gösterdiği tavırlar nedeniyle, müvekkili tarafından davacıya bir daha gelmemesinin bildirildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan senedin müvekkili tarafından davacının ev satın alması ve alacağın evin ödemesinde kalan 20.000,00-TL için teminat olarak satın aldığı kişiye verilmesi amacıyla düzenlendiğini, nitekim senedin tanzim tarihine bakıldığında bu dava ile ilgisi olmadığının açık bir şekilde belli olacağını, ancak bu senedinde müvekkiline iade edilmediğini” belirtmiştir.<br>2.Davalı ...Sağlık Hiz. Ltd. Şti.'nin 13.10.2014 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak sicilden terkin olunduğu, yargılama sürecinde davacıya şirketin ihyası için süre verildiği, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/226 Esas 2020/310 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru olarak ...'in atandığı, Tasfiye Memurunun dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>3.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>III.  İLK DERECE  MAHKEMESİ KARARI<br> İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021  tarihli 2016/133  Esas 2021/317  Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin  14.07.2021  tarihli kararına karşı  davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf  yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli 2021/2377  Esas, 2022/2151  Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin  esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı  davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br>Dairemizin  19.01.2023 tarihli ve 2023/140  Esas,  2023/520 K. sayılı ilamında eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın  kabulüne karar verilmiştir.<br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br> 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;  eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, davacının müvekkil ... yanında  hiçbir zaman sürekli olarak çalışmadığını, çelişkili tanık beyanlarına itibarla karar verildiğini, davacının haftada birkaç kez gelip temizlik yaptığını belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.<br>2.Fer'i müdahil SGK vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Mahkemece eksik inceleme  sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. <br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti  istemine ilişkindir.<br>Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371.  maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen İlk Derece  Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri  tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın  ONANMASINA,<br>Dosyanın  İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, <br>02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"441053959006c9ef2f2619d6931abb34","SID":"f5fb3d4fdcd63603"}}