{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2024/1656 E.  ,  2025/1092 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/2693 E., 2023/100 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ordu 1. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/3 E., 2021/207 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalılardan ... İnş. Tic. A.Ş., Yüksel İnş. A.Ş., ... İnş. A.Ş. ile ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu davacı Kurumca SGK ... İl Müdürlüğünde ... sicil sayılı dosya da işlem gören ... Grup Yapı İnş. Harf. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. iş yeri sigortalılarından iken 21.11.2014 tarihde geçirdiği iş kazası sonucunda 24.11.2014 tarihinde vefat eden ... sigorta sicil ve ... T.C. kimlik numaralı ...'nin hak sahiplerine 600.398,09 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını ve 415,00 TL cenaze yardımı ödenip 260,75 TL tedavi masrafı yapıldığını, olayın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunduğunu belirterek Kurum zararından şimdilik 5.000 TL nin bağlanan gelirlerin tahsis onay, masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>1.Davalı ... İnş. Tic. A.Ş.- Yüksel İnş. A.Ş.- ... İnş. A.Ş.- ... İnş. ... Girişimi cevap dilekçesi ile; müvekkil ortaklığı  şirket ile ...,  ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş. ile akdedilen İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Paliçesi ile 07.06.2012 ila 07.04.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Ordu Çevre Yolu işi kapsamında çalışan sigortalı işçilerinin uğrayacağı iş kazalarından doğan maddi ve manevi tüm tazminatları temin eder şekilde(gerek hak hahibi tarafından açılan, gerekse Kurum tarafından  açılan rucu davalırını kapsar şekilde)mali sorumluluk sigortası bulunduğunu, bu davanın sonucunda karşılaşılabilecek olası tazminatların bu poliçe kapsamı içerisinde yer aldığından öncelikle davanın sonucu ile doğrudan itintili olan ilgili akid firmalara açılan davanın ihbarı gerektiğini, yine asıl işveren sıfatında olan tarafın müvekkilin anahtar teslimi işi devrettiği ... Enerji Nakliye İnşaat Tahhüt İş Makineleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, teftiş raporu aksine davalı ... Ltd. Şti. ile müvekkil arasında olmadığını, ... Firması arasında taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini,  davacı Kurumun dayandığı müfettiş raporunda \"iş yerinin tescil işlemleri ve işverenlik niteliğinin değerlendirilmesi \"başlığı altında konu incelenirken ... Ltd.Şti yeklisi ...'ın beyanından yola çıkılarak kazanın meydana geldiği otoyol tünel inşaatının asıl yüklenicisinin müvekkil ortaklık olduğu, ... Ltd.Şti. nin ise ortaklık ile aralarında imzalanan sözleşme ve inşaatı yapan alt işveren konumunda bulunduğu, dolayısıyla aralarında yasıl işverenlik alt işverenlik ilişkisinin mevcut olduğu yorumu yapıldığını, yine rapor içeriğinden aynı ifadeden yola çıkılarak iş kazasının meydana geldiği tünel inşaatına başka bir firma olarak başlanıldığı ve işin daha sonra ... Ltd. Şti. tarafından devralındığı değerlendirilmelerinde bulunulduğunu, bu sebeple de ... firması hakkında harhangi bir inceleme dahi yapılmaksızın soruşturma asıl işveren olarak gösterilen müvekkil ile alt işveren olduğu öne sürülen ... Ltd. Şti. nezdinde sonuçlandırılmış ve Kurumca da bu rapor baz alınarak husumet tevcih edildiğini,  Kurum müfettişinin ... Firmasının yetkilisi sıfatı ile ifadesine başvurduğu ...'ın beyanlarından yola çıkarak işverenlik sıfatını irtelemiş ve buna göre bir rapor tanzim edildiğini işverenlik sıfatına ilişkin olarak da ortaya yanlış bir rapor ve bu rapora dayalı olarak yanlış bir husumet tevcihi çıkştığı, hak sahipleri tarafından açılan Ordu İş Mahkemesinin 2014/566 Esas sayılı dava dosyasının içeriği de bu yanlışlığı ortaya koyar mahiyette olduğunu,  dolayısı ile müvekkil ortaklığının işveren sıfatının bulunmadığını, dava dışı ... Enerji Nak. İnş.Tah.İş Mak.San.ve Tic. Ltd. Şti. asıl işveren sıfatını taşıdığını, bu itibarla davacı Kurumun asıl işveren konumundaki ... farmasına husumet tevcih etmesi gerektiğinden davanın usule aykırı olduğunu, asıl işveren konumundaki  ... Enerji Nak. İnş. Tah. İş Mak. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesi gereğini,  yine işveren vekili konumundaki   ... Ortak Sağlık Güvenlik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkil ortaklığın dava konusu olayda işveren sıfatı haiz olmadığından açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, sigortalının hak sahiplerince açılan tazminat davasının bekletici mesele yapılmasına, işveren konumunda bulunan ... Enerji Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. olduğunu hukuku sorumluluğun bu firmalaraait olduğunu,  İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorumluluğun ... Ltd. Şti-... Ltd. Şti. ile birlikte dayanışmalı olarak ... ... Ltd. Şti. ne ait olduğunu,  öncelikle açılan davanın Mali Mesuliyet Sigortacısı olan .... ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, ... Enerji Nakliye İnşaat Tahhüt İş Makineleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile   ... Ortak Sağlık Güvenlik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin davaya daliline, açılan davanın usul ve esasa ait tüm sebeplerle reddine, masraf ve ücreti cekaletin davacı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. <br>2.İhbar Olunan ...   Sağlık Güvenlik Danış. Hiz. Ltd. Şti. cevap dilekçesi ile müvekkil şirketin davalılardan ... Grup Yapı İnş. Har. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 25.11.2014 tarihinde resmi ve hukuku başlangıcı 02.12.2014 olan iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi imzaladığını,  olayın 24.11.2014 tarihinden sonra olduğunu, müvekkil firmanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği,  bilirkişi raporunda müvekkil firmaya izafe edilen %10 oranındaki kusura itiraz ettiklerini, öncelikle Ordu İş Mahkemesinin 2014/566 Esas sayılı dosyasının ve dava konusu olay ile ilgili ceza yargılaması dosyasının celbi ile müvekkilin sözleşmesi bulunan firma kayıtları  ile iş güvenliği kayıt takip ve izleme proğramıyla kayıt altına alınmış olan belge ve bilgelirde toplanarak kusura ilişkin yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>3.İhbar olunan .... cevap dilekçesi ile  özetle; davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş.'ye ait müvekkil şirket nezdinde ...-... no.lu işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu, müvekkil şirketin sigorta poliçesi müşterek poliçe olarak düzenlendiğini, diğer ihbar olunan sigorta şirketleri (.... ve ... Sigorta A.Ş.) ile birlikte müşterek payı oranında sorumluğu bulunduğunu, işbu poliçe uyarınca şahıs başı üst limit 300.000 TL teminat verilmiş olduğunu, müşterek poliçe kapsamında müvkkil sigorta şirketi tarafından yüzde kırk (%40)lık kısmın güvence altına alındığını, dava konusu zarar poliçe teminatı kapsamında bulunmadığından müvekkil şirkete yapılan ihbarı kabul etmediğini, müvekkile davanın ihbarının hatalı olduğunu, dava konusu talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığı sonucu  ile dava konusu talep poliçe kapsamında teminat dışı kaldığından yapılan ihbarı kabul etmediklerini, müteveffanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu iş kazası geçirdiğini, meydana gelen olayda hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayağı, kendi kusuru ile kindisinin zarara uğramasına sebep olanın tazminat talep hakkı olmayacağı gibi müvekkil şirketten de talep hakkı olmayacağını müvekkil şirket poliçe teminatı dışındaki tazminat taleplerinden sorumlu bulunmadığından mevcut ihbarın herhangi bir sonuç doğrumayacağını, ihbar reddedilmediği takdirde yukarıda açıklanan sebeplerle müvekkil şirkete davadan sonra hakkı rücu davası açılmasının mümkün olmadığının tespitini, Mahkemece hüküm tesis edilirken müvekkil şirket hakkında hüküm kurulmamasını ve yapılan itirazların nazara alınmasını talep etmiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan ... İnş. Tic. A.Ş., Yüksel İnş. A.Ş., ... İnş. A.Ş., ... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>1.Davacı Kurum vekili özetle, hükmün bozulmasını talep etmiştir. <br>2.Davalılar ... İnş. Tic. A.Ş., Yüksel İnş. A.Ş., ... İnş. A.Ş., ... A.Ş. vekili özetle, kararın bozulmasını istemiştir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>   Davacı Kurum, 21.11.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelir ve sigortalıya yapılan masraflar nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsilini talep etmiş olup davanın Yasal dayanağı 5510 sayılı Kanununun 21. ve 76 . maddeleridir. <br>5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile  işveren davalının,  Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.<br>     Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Anılan kanunlarda; İşverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak,  araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. 6331 sayılı Kanun'un \"Çalışanların yükümlülükleri\" başlıklı 19. maddesinde, \"Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü oldukları ve çalışanların işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda; a)iş yerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.  b)Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c)iş yerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç)Teftişe yetkili makam tarafından iş yerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d)Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak\" yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir.<br> \tYukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davaya konu kazada, sigortalının meslek yüksek okul mezunu, tecrübeli ve iş yerinde görev aldığı konuda tek sorumlu kişi olması, olay günü enjeksiyon makinesini kullanan işçi tarafından makinede elektrik kaçağı bulunduğu hususunda sigortalının bilgilendirildiği ve durumdan haberdar olduğu, buna rağmen makineye önlem almadan eli ile dokunması sonucu iş kazası gerçekleşmiş olup, ceza davasında da sigortalının asli kusurlu kabul edildiği anlaşılmakla, sigortalıya verilen kusur oranının oluşa uygun olmadığı, daha fazla kusurunun bulunduğu dikkate alınmalıdır. Ayrıca ortak girişimin, iş güvenliği konusunda dava dışı ...   Sağlık Ltd. Şti. ile anlaştığı, anılan şirket tarafından kaçak akım rölesinin bulunmadığına dair bilgilendirme ve risk analizi yapmamış olması karşısında söz konusu dava dışı şirkete verilen kusur oranının yerinde olduğu, ancak ortak girişimin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği görülmekle, ortak girişimin kusurlu bulunması isabetsizdir. Belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.  \t<br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle; <br>1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, <br>2. İlk Derece Mahkemesi kararının  BOZULMASINA, <br>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>23.01.2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bb65a143dbbc6c1","SID":"737d8d28f46c3e4a"}}