{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2025/4820 E.  ,  2025/8694 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/2864 E., 2025/152 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Germencik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2020/108 E., 2022/507 K.<br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I.DAVA<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde;  davacının 17.09.2018 tarihinde davalı ...Ş.'nin alt işvereni olan davalı ... nezdinde çalışmaktayken geçirdiği  kazanın iş kazası olduğunun ve sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>II. CEVAP<br>1. Davalı ... vekili; davacı tarafın gerçekleştiğini iddia ettiği iş kazası  hakkında şirket kayıtlarında, kolluk ve hastane kayıtlarında hiçbir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını,  davacıya ait 17.11.2017 tarihli ... Yapı A.Ş. 'nin işe giriş periyodik muayene formu incelendiğinde, davacının bel fıtığı öyküsünün bulunduğu notunun olduğunu, kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. <br>2.Davalı ...Ş. vekili; davacının, ...’ın çalışanı olması nedeniyle sorumluluğun tamamen taşeron ...’a ait olduğunu, davacının meydana geldiğini iddia ettiği kaza konusunda hiçbir kayıt bulunmadığını ve SGK Başkanlığına da herhangi bir bildirim olmadığını, davanın esastan reddi gereğini savunmuştur. <br>3.Davalı SGK Başkanlığı vekili; iş kazası soruşturmasının başlatıldığını ve yapılan inceleme neticesinde 17.09.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin a ve b bentleri kapsamında iş kazası olmadığına karar verildiğini, davanın  reddini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin   29.06.2022 tarihli ve   2020/108  E., 2022/507 K.  sayılı kararıyla;  davanın kabulüne,  davacı ...'ın yaralanmasına neden olan 17.09.2018 tarihli bundle olarak tabir edilen 10-12 metre yükseklikte 10 ton ağırlığında santralin soğutma sistemlerinde taşıma işi yaptığı sırada yaklaşık 1,50 metre yükseklikten boşluğa düşmesi şeklinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacı vekilinin davacının uğradığı maluliyet oranının tespiti talebi hakkında ise Mahkemenin  2019/287 Esas sayılı yine davacının açtığı kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında tespiti yapılacağından  karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.01.2023 tarih ve  2022/3250 E., 2023/213 K. sayılı kararı ile davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi  kararının kaldırılmasına ,davacının kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebinin  kabulü ile ... TC kimlik numaralı davacı ...'ın yaralanmasına neden olan 17.09.2018 tarihli bundle olarak tabir edilen 10-12 metre yükseklikte 10 ton ağırlığında santralin soğutma sistemlerinde taşıma işi yaptığı sırada yaklaşık 1,50 metre yükseklikten boşluğa düşmesi şeklinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının tespiti istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>V.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacıya ait tüm tedavi kayıtları  celbedilerek, dosya kapsamındaki kayıtlara göre ilk defa 01.12.2018 tarihinde, iddia edilen kazanın gerçekleşmesinden yaklaşık 2-3 ay sonra hastaneye başvurması ve  02.01.2019 tarihinde ameliyat olması da göz önüne alınarak, belinde meydana gelen kırığın kaza nedeniyle olup olmadığı, iddia edilen kaza ile davacıda meydana gelen rahatsızlık arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.<br>Bozma sonrası Bölge Adliye  Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davacı  vekili, olayın iş kazası olduğunu, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371.  maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde  ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>VII. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,<br> Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, <br>26.05.2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"338103e525928af93e07bc7ef8e69ad4","SID":"8e5944978f727fe6"}}