{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2025/5083 E.  ,  2025/5601 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2024/390 E., 2024/971 K.<br><br>İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun  (6111 sayılı Kanun) kapsamında  Samsun İl Emniyet Müdürlüğünde çalışmaya başladığını, müvekkilinin Samsun İl Emniyet Müdürlüğünde çalışmaya başlamadan önce İlkadım Belediyesinde şoför olarak çalıştığını ve davalı işyerinde de 17.02.2018 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını ancak bu tarihte hiçbir gerekçe gösterilmeksizin çaycı ve temizlik görevlisi olarak çalışmasının istendiğini, pozisyonunun temizlik görevlisi olarak değiştirildiğini, bu hususta davalıya başvuruda bulunmasına rağmen başvurunun reddedildiğini, yapılan değişikliğin esaslı değişiklik mahiyetinde olduğunu, ayrıca işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi uyarınca işçilerin kendi branşlarında çalıştırılmalarının esas olduğunu ileri sürerek davalı tarafından gerçekleştirilen görevlendirmenin hukuka aykırılığının ve davacının pozisyonunun şoför olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br> <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.11.2011 tarihinde nakil olarak davalı Kuruma geldiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında meslek kodunun büro işçisi olarak belirtildiğini, davalı Kurum bünyesinde işçi-şoför kadrosunun bulunmadığını, şoför olarak sadece polis memurlarının görev yaptığını, bu nedenle davalı Kurumun ihtiyacının ortadan kalktığı anda işçileri eski işlerine iade hakkının olduğunu, davacının büro işçisi görev tanımı kapsamında istihdam edildiğini, ayrıca İdare tarafından ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarının meydana geldiği durumlarda şoför olan kişinin işçi statüsünde olması hâlinde İdarenin sorumluluğuna gidildiğini, bu nedenle büro işçilerinin şoför olarak çalıştırılmaması yönünde karar alındığını savunarak  davanın reddini istemiştir.<br> <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile; davacının 2011 yılından 2018 yılına kadar şoför olarak davalı işyerinde çalıştığı, 2018 yılından itibaren temizlik görevlisi ve çaycı olarak çalışmasının istendiği, davacının yapılan değişikliğe ilişkin yazılı rızasının bulunmadığı ancak davacının meslek kodunun büro işçisi olduğu, büro işçisinin görev tanımı içerisinde içecek servisi ve temizlik görevlerinin bulunduğu, davacının 2011-2018 yılları arasında şoförlük yapmış olmasının süreye bağlı olmaksızın başka bir alanda çalıştırılabileceği gerçeğini değiştirmediği, davalı bünyesinde şoför olarak işçi kadrosunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 tarihli kararı ile, davacının davalı işyerinde 2018 yılına kadar şoför olarak çalıştığı, bu tarihte pozisyonunun çaycı ve temizlik görevlisi olarak değiştirildiği, toplu iş sözleşmesinin 32. maddesinde işverenin lüzum ve ihtiyacına göre işçileri branşları dâhilinde bir işten diğer işe nakledilebileceğinin düzenlendiği, işçinin lüzum ve ihtiyaca göre branşına benzer diğer işlerde çalıştırılabileceğinin belirtildiği; bu sebeple davalı tarafından yapılan işlemde hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının 6111 sayılı Kanun uyarınca davalı Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne devredildiği ve 2018 yılına kadar şoför olarak davalı Kurum bünyesinde çalıştığı, davalı tarafından, davalı Kurumda  polis kadrosunda görev yapanların şoför olarak istihdam edildiği belirtilerek davacının içecek servisi ve temizlik işlerinde görevlendirildiği, yapılan bu değişikliğin çalışma koşullarında esaslı değişiklik mahiyetinde ve işçinin kabulüne bağlı olduğu, Mahkemece davalı tarafça yapılan görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Dairenin bozma kararına uyulmasına karar verilerek, yapılan görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>VI. TEMYİZ <br>A. Temyiz Sebepleri <br>1.  Davalı vekili temyiz dilekçesinde;<br>a.  Davacının meslek koduna göre başka bir işte görevlendirilmesinin mümkün olduğunu,<br>b. Kurum bünyesinde şoför kadrosunun bulunmadığını ileri sürmüştür.<br>2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde ayrıca davacının şoför olarak çalıştığının da tespitinin istendiğini, ancak Mahkemece bu hususta karar verilmediğini ileri sürmüştür.<br>B. Değerlendirme ve Gerekçe <br>Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan görevlendirmenin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. <br>Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br><br><br>Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br>VII. KARAR <br>Açıklanan sebeple;<br>Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, <br>Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, <br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br>30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ac74f98498f7bad","SID":"f9cb1ccae42e4c35"}}