{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2023/8053 E.  ,  2025/1649 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t             :Asliye Hukuk Mahkemesi <br><br><br><br>Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.08.2009 tarihinde TCDD'ye ait Ankara-Haydarpaşa seferini yapmakta olan Cumhuriyet Ekspresi isimli yolcu treninin Bozüyük Tren İstasyonuna 9 kilometre mesafede bulunan Ayvalı İstasyon çıkışında seyir halinde iken virajı döndüğünde tren yolu üzerine üst geçit inşaatı yapılan yerde raylar üzerinden geçmekte olan ekskavatöre çarpması sonucu söz konusu trende bulunan davacı müvekkilinin oluşan sarsıntı nedeniyle düştüğünü, kaburga ve kalça kemiklerinin kırılması sonucu yaralandığını, kazaya sebep olan ekskavatörün Bilecik yol inşaatını ...'nden ihale ile alan ... İnşaat Şirketinin taşeronu olan ... Mühendislik İnşaat Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/3215 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını, soruşturma neticesinde söz konusu iş makinesinin kullanıcısı davalılardan ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, diğer davalıların ise işin sahibi olmaları nedeniyle sorumlu olduklarını, kaza sebebiyle müvekkilinin kaburgasında kırıklar oluştuğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle çalışamadığını, harcırah gibi ek gelirlerden yoksun kaldığını, sadece çıplak maaşını aldığını, dolayısıyla normal şartlarda aylık 2.000,00 TL olan geliri yerine ortalama aylık 1.000,00 TL'lik sırf maaşından kaynaklanan zararı olduğnu ve eline 1.000,00 TL geçmeye başladığını, bu durumun davanın açıldığı tarihe kadar bu şekilde devam ettiğini, gelir kaybına ilişkin zararının kaza tarihinden itibaren yaklaşık olarak aylık 1.000,00 TL civarında olduğunu, kaza nedeniyle büyük ameliyat geçirdiğini, 6 ay süren ve hala devam eden tedavisi için gerekli olan birtakım masraflarını kendisinin karşılamak zorunda kaldığını, her hafta kontrolleri için evinden hastaneye gitmek için cebinde taksi parasını bile zor bulunduran müvekkilinin ve ailesinin geçiminin kaza sebebiyle ciddi oranda zorlaştığını, müvekkilinin maddi kaybının tazmin edilmesi gerektiğini, kaza anına kadar hiçbir sağlık problemi yokken başına gelen kaza sonucunda sağlığını kaybeden davacı müvekkilinin 2 ay süresince olağan günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığını, tuvalet ihtiyacını altına sürgü sürülmek suretiyle giderdiğini, banyo ihtiyacı konusunda aile bireylerinden yardım almak zorunda kaldığını, böyle bir durumda kişide meydana gelen mahcubiyet, utanç duygusu ve özgüvenin tamamen alt üst olduğu gerçeğinin yadsınamaz düzeyde olduğunu, müvekkilinin ve ailesinin psikolojisinde onarılmaz yaralar meydana geldiğini, özgüvenini yitirdiğini, sağlığını kaybettiğini, kaza nedeniyle oluşan bu sıkıntılara katlanmak zorunda kalan müvekkilinin ve ailesinin yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği acıları bir nebze de olsa telafisi, iç huzuru ile yaşama sevincinin temini bakımından davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının tedavisi için ödemek zorunda olduğu masraflar ve kaza nedeniyle uğradığı gelir kaybına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının gündelik yaşamındaki işleri kazadan sonra daha fazla efor harcayarak yapması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL efor kaybı maddi tazminatın olay tarihi olan 27.08.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>II. CEVAPLAR<br>Davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde; davanın asıl konusu olan  kazaya sebebiyet veren kişi veya kuruluşlarla hiçbir biçimde iş yasalarının tanımlandığı anlamda bir irtibat ve bağlantılarının bulunmadığını, kazanın demiryolunun tam üzerinde meydana geldiğini, bu alanın zaten karayolu müteahhitliği ve imali yapan firmalarıyla hiçbir biçimde illiyet bağının bulunmadığını, davanın husumetten reddini talep ettiklerini, kazada hiçbir irtibatları bulunmayan asli kusurlu iş makinesi kullananı ve sahibi olan firmanın olduğunu, firmalarının ve taşeronlarının ... Mühendislik Ltd.Şti.'nin hiçbir kusuru bulunmadığını, olay günü taraflarınca bilinmeyen bir sebeple adını kaza sonrası haricen öğrendikleri iş makinesini kullanan ... adlı kişinin kullandığı makine ile tamamen akıl ve mantık dışı ve yasalara aykırı bir biçimde aracı demir yolunun üzerine çıkardığını, bu esnada gelen treni hiçe sayarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, firmalarının işçisi olmayan ve iş güvenliği ve benzeri konularda da sorumluluk taşımadıkları iş makinesi ve kullananın kusurundan dolayı haklarında açılan davanın hiçbir gerekçesi olmadığından haksız davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... Mühendislik Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde; söz konusu tren kazasına sebebiyet veren ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.adına çalışan davalı ... ile müvekkili davalı arasında herhangi bir hukuki ve fiili irtibat bulunmadığını, ekskavatör sürücüsünün herhangi bir şirkete bağlı olmaksızın iş bulduğu zaman çalışan bir kimse olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bu aracın ne ... şirketi ne de davalı müvekkili şirkete bağlı olarak çalışmadığını, davacının müvekkili şirkete ve diğer ... şirketine husumet yönetmesinin usul ve kanuna uygun olmadığını, müvekkili şirkete açılan tazminat talebini kabul etmediklerini, ... şirketi ve ... Yılmaz ile müvekkili şirket arasında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, hukuki ve fiili irtibat bulunmadığını, kaza ile ilgili illiyet bağının da olmadığını, olay tarihinde ... şirketi adına kepçe maliki Hamit Üneş'in talimatıyla bölgede iş olmaması nedeniyle iş makinesinin bölgeden ayrılması hususunda makine operatörüne direktifte bulunduğunu, olayın olduğu gün olay saatinden yaklaşık 3 saat önce İstanbul'dan 400,00 TL nakit para gönderdiğini, operatörün gönderilen bu havale bedelini aldığını, aldıktan sonra olay mahalline gelip herhangi bir kimseden talimat almaksızın aracı tehlikeli bir şekilde güvenilir noktada duran aracı raylar üzerinden geçirmeye çalıştığını, gerçek bu iken olay ve kazayla illiyet bağı bulunmayan müvekkili şirkete karşı ikame edilen davanın reddini savunmuştur..<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelişinde Karayolları Genel Müdürlüğünün hiçbir kusurunun ve hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, idareye kusur izafe edilmesi halinde dahi genel kurallar ve yerleşik içtihat gereğince yargılamanın adli yargıda değil, idari yargıda görülebileceğini, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığından husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalılar ile birlikte idarenin hasım gösterilmesinin dava arkadaşlığına yönelik usul hükümlerine aykırı olduğunu, tazminat ödeme yükümlülüğünün zararlandırıcı olay ile tazminat ödeme yükümlüsü arasında yasanın arandığı koşulların ve bağın varlığı halinde doğduğunu, davaya konu zararlandırıcı olayın, bu olayın sonuçları ile idare arasında hukuken kabul görebilecek bir bağ kurulmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen durumların ve idarenin tazminatla yükümlü tutulmasının da mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.<br>İhbar olunan TCDD vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin bu davadan dolayı müvekkili kuruluşa rücu edebilme imkanının bulunmadığını, dolayısıyla ihbarın şartlarının oluşmadığını, HMK'nın 67/2.maddesi gereği müdahale talebinin reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkili kuruluşun söz konusu kazanın mağdur tarafı olduğunu, kaza ile ilgili olarak Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/2033 sayılı dosyasında da şikayetçi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili kuruluşun veya personelinin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunmuştur.<br>İhbar olunan SGK Başkanlığı cevap dilekçesinde, dava konusu kazada yaralanan davacının devlet memuru olduğunu, 4/c statüsünde olduğunu, bu nedenle yapılan tedavi yardımlarının kurumlarınca karşılandığını, kamu kurum ve kuruluşlarında 01.10.2008 tarihinden önce çalışan personelin tedavi giderlerinin 15.10.2010 tarihinden itibaren kurumlarıca devralındığını, kurumları kayıtlarında yapılan ödemelerin gösterilmediğinden ihbar edilen dava ile ilgili beyanda bulunmalarının mümkün olmadığını bu nedenle davanın kurumlarına ihbarında hukuki bir yarar bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br> Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2010/26 Esas- 2016/523 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 205.331,15 TL iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6.140,20 TL gelir kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. Bozma Kararı<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili ile ihbar olunanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine  Dairenin 08.11.2017 tarihli ve  2017/4066 Esas-2017/6964 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekili tarafından 24.06.2010 tarihli dilekçe sunularak ve aynı tarihli duruşmadaki beyan ile; davalı ... aleyhine açılan davadan feragat edildiği, HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, davacı taraf davalı ... hakkında davadan feragat ettiği halde, bu husus dikkate alınmadan davanın kısmen kabulü ile hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br>B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 205.331,15 TL iş göremezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6.140,20 TL gelir kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte  davalılar ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...'a karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; açılan dava temelde haksız ve hukuksuz olup müvekkil idareye izafe edilecek hiçbir kusur olmadığından davanın reddi gerektiğini, davaya konu kazanın meydana geldiği yerin \"TCDD sorumluluk sahasında\" olan yer mahiyetinde olduğunu,  davaya konu kesimde de müvekkili idare tarafından herhangi bir yol yapım çalışması da mevcut olmadığını, bu durum karşısında müvekkili idareye kusur atfedilecek bir eylem mevcut olmadığını, kazaya karışan aracın müvekkili idare mülkiyetinde olmadığını, mülkiyeti ve araç sürücüsü idareye ait olmayan, idare tarafından da hiçbir yapım çalışması olmayan bir alanda yükleniciye ait araç ve sürücünün karıştığı kazadan sorumlu tutulmanın mantıklı ve uyumlu gerekçesini ortaya koyamayan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini  belirtmiştir.<br>B. Gerekçe<br>Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>1-Dosyanın incelenmesinde: davacı tarafından 27.08.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle, davalı sürücü ..., aracın işletenleri ..., ... İnşaat ve Tic Ltd Şti. ve ... Mühendislik İnş Taah.Tic. Ltd. Şti.'ye  yönelik maddi ve manevi tazminat istemli olarak dava açıldığı bilahare,  davacı vekili tarafından 24.06.2010 tarihli dilekçe sunularak ve aynı tarihli duruşmadaki beyanı ile; davalı ... aleyhine açılan davadan feragat edildiği, Daire kararıyla 6100 sayılı HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, davacı taraf davalı ... hakkında davadan feragat ettiği halde, bu husus dikkate alınmadan davanın kısmen kabulü ile hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve trafik sigortacısı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61. maddesi) gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri BK'nın 141/2 ve 142. maddelerine (TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine) göre borcun tamamından sorumludur.<br>Somut olayda; davacı  taraf davalı ... aleyhine açılan davada davasından feragat etmiştir.<br>Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın\tdavalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı sürücü ... ... hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıyı etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. Borçlar Kanunu'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır (m.146). Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (m.147).<br>  Davacı tazminat alacağı olmasına rağmen, davalı ... hakkındaki davasından feragat ederek bu davalının durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki davalı ...'nün iç ve dış ilişkideki durumunu  ağırlaştırmıştır. Şu halde, Mahkemece BK'nın 147. maddesi (TBK md. 168) ile Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün - 70 sayılı ve YHGK'nın 21.11.1981 gün- 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca davalı ... ... hakkındaki davadan ve davaya konu alacak hakkından feragatin, müteselsilen zarardan sorumlu olduğu iddia edilen diğer daval ...'ne sirayet edip etmeyeceği ve bu davalının da feragatten yararlanıp yararlanmayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Bu durum değerlendirilmek üzere  mahkeme  kararının bozulması gerekmiştir.<br>2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.<br>VI. KARAR<br>1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan  mahkeme kararının BOZULMASINA,<br>2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, <br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br>04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ba4c8127d7efbf9","SID":"deae995c0736fccb"}}