{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2024/1058 E.  ,  2024/13676 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/561 E., 2023/2071 K.<br>HÜKÜM/KARAR\t: Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/134 E., 2022/589 K.<br>                                                                                                                                           <br>Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.<br>Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalılar ... ve ...'ın müvekkili bankaya borçlu olduklarını, müvekkilinin alacağının tahsil imkanı olmadığını, borçluların borcu ödemede kifayetsiz kaldığını, borçlulara kullandırılan kredilerin kat edilmesi nedeniyle ihtiyati haciz kararları alınarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2012/19074-19075-19078-19082-19084-19085 sayılı dosyalarıyla icra takipleri yapıldığını, borçlu firmalar ve kefillerin adreslerinde menkul haczinin gerçekleştirildiğini, fakat borcu karşılayacak kadar taşınır, taşınmaz, hak ve alacağa rastlanmadığını, takibin semeresiz kaldığını, ihtiyati haciz kararı uyarınca borçlulara ait gayrimenkullerin haczi için yazılan müzekkerelere gelen cevaplardan davalılar ... ve ...'ın maliki olduğu İstanbul, Sarıyer İlçesi .. Mah. ... Sokak 142 ada 17 parselde kayıtlı taşınmazın diğer davalı ...'a icra takibinden kısa bir süre önce devredildiğinin anlaşıldığını, onun tarafından da davalı ...'ya devredildiğini belirterek davalı borçluların 3. şahsa devrettikleri taşınmazla ilgili olarak söz konusu tasarrufun tapu tashihine mahal olmadan iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>II. CEVAP<br>1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı bankayı ızrar kastı bulunmadığını, davacı banka tarafından bu hususun net olarak ortaya konamadığını, davaya konu taşınmazın rayiç değerlerin pek altında satıldığına dair beyanların gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın devrinin rayiç bedellere uygun olup devirde herhangi bir kötü niyet yahut ızrar kastının varlığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davacının ipoteği üzerinde iken müvekkili tarafından 24.08.2012 tarihinde devralındığını, bunun üzerine müvekkilinin davacı ile ipoteğe dayanak kredi borcunun ödenerek ipoteğin kaldırılması için iletişime geçtiğini, davacının taşınmaz üzerindeki ipoteğini, devir tarihinden sonra Tamer Fışgın'ın ipoteğe dayanak kredi borcunun tamamının ödenmesi üzerine kendisinin kaldırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olup borçlu ...'ın borçlu olduğunu bilmediğini, zarar verme kastının varlığının ispatlanması gerektiğini belirterek yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağa mahsuben taşınmaz devri yapılmasının mutad ödeme vasıtası olmadığı, borçlu ...'ın ortak ve yetkilisi olduğu şirket ile davalı ...'in hissedarı olduğu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda oluşan bir alacağın bir kısmına mahsuben dava konusu taşınmaz bedelinin tahsil edildiğinin belirtildiği, ardından da yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dahili davalı ...'ya devredildiği, anılan taşınmazı davalı ...'tan devralan dahili davalı ...'nun da anılan şirketler nedeniyle diğer davalılar ile  organik bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 143 ada 17 parselde kayıtlı taşınmazın 24.08.2012 tarih 6438 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...’a satışına ve 11.06.2014 tarih 5366 yevmiye numaralı resmi senet ile dahili davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufların iptali ile İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2012/19074-19075-19078-19082-19084 ve 19085 esas sayılı takip  dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki davacının ipoteği taşınmaz üzerindeyken müvekkili tarafından 24.08.2012 tarihinde devir alındığını, dosyada yer alan tapu kaydından da görüleceği üzere, Ing Bank lehine 01.04.2011 tarihinde 3.900.000,00TL alacak için taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, taşınmaz üzerinde Ing Bank lehine ipotek varken 24.08.2012 tarihinde müvekkil tarafından devralındığını,  müvekkilinin davacı ile ipoteğe dayanak kredi borcunun ödenerek ipoteğin kaldırılması için iletişime geçtiğini, belgelerin dosyada mübrez olduğunu, taşınmaz üzerinde yer alan ipoteği, devir tarihinden sonra, ...'ın ipoteğe dayanak kredi borcunun tamamının ödenmesi üzerine kendisinin kaldırdığını, ...'nde yapılan ipotek fekki işleminin Ing Bank'ın ipotek fekki talepli dilekçesi ile işleme alınarak yapıldığına ilişkin evrakların dosyada olduğunu, Ing Bank'ın devirden haberdar olduğunu banka lehine ipotek varken taşınmazın devralınmasından ve sonrasında ipoteğe dayanak kredi borcunun müvekkili tarafından bankaya ödenmesinden sonra ipoteğin bankanın talebi üzerine fek edildiğini, banka aleyhine zarar doğuracak herhangi bir işlem tesis edilmediğini,  müvekkilinin usulüne uygun olarak taşınmazı devraldığını ve bankayı zarara uğratma kastı olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;  müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, borçlu ...'ın mali durumunu ve İng Bank'a borçlu olduğunu bilmediğini, dolayısıyla bankadan mal kaçırma veya bankanın alacağını engelleme gibi bir kastı olmadığını, dosya kapsamında sunulan beyan ve belgelerden anlaşılacağı üzere; alacaklı İng Bank lehine 01.04.2011 tarihinde 3.900.000,00 TL alacak için taşınmaz üzerine ipotek varken diğer davalı ...'ın taşınmazı devraldığını,  ipoteğe dayanak kredi borcunun ödenerek ipoteğin kaldırılması için iletişime geçildiğini, Ing Bank'ın ipotek fekki talepli dilekçesi ile ipoteğin kaldırıldığını, İng Bank'ın devirden haberdar olduğunu, davacı bankayı zarara uğratmak kastının olmadığını, 07.11.2014 tarihli kök bilirkişi raporunda taşınmazın diğer davalılar arasında yapılan 24.08.2012 tarihi itibariyle satış değerinin 6.720.000,00 TL olarak tespit edildiğini, oysaki İş Bankası aracılığıyla taşınmaz için düzenlenen 27.11.2013 tarihli ekspertiz raporunda taşınmazın değerinin  5.000.000,00 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişilerce  tasarruf tarihi olan 24.08.2012 tarihinde taşınmazın değerinin 6.720.000,00 TL olarak tespit edilmiş iken, tasarruf tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra düzenlenen eksper raporunda taşınmazın değerinin 5.000.000,00 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişilerce taşınmazın değerinin rayicin çok üstünde tespit edildiğini, eksper raporunun yargılama esnasında dosyasına sunulduğunu, rapora itirazları neticesinde ek rapor alınmış ise de bilirkişi heyetinin değiştirilerek, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi taleplerinin karşılanmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağa mahsuben taşınmaz devrinin yapılmasının mutad ödeme vasıtası da olmadığı, borçlu ...'ın ortak ve yetkilisi olduğu şirket ile davalı ...'in hissedarı olduğu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda oluşan alacağın bir kısmına mahsuben dava konusu taşınmaz bedelinin tahsil edildiğinin belirtildiği, ardından da yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dahili davalı ...'ya devredildiği, anılan taşınmazı davalı ...'tan devralan dahili davalı ...'nun da anılan şirketler nedeniyle diğer davalılar ile organik bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br>B. Temyiz Sebepleri<br>1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda  bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.<br>2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.<br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.<br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.  <br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup  davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeple;<br>Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br> 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,<br>            Aşağıda yazılı  temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,<br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7206416b6024bc8d","SID":"25138bd344aa753d"}}