{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">12. Ceza Dairesi         2025/696 E.  ,  2025/4121 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi <br>SAYISI\t: 2021/656 E. 2021/775 K.<br>KARAR\t: Mahkumiyet <br>KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN\t: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t\t: İlgili kararın kanun yararına bozulması<br><br>Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/12/2021 tarihli ve 2021/108490 soruşturma, 2021/38696 esas, 2021/1026 sayılı serî muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2-3, 50/1-a, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri gereğince 900,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/656 esas, 2021/775 sayılı kararının itiraz edilmeden 16.12.2021 tarihinde kesinleştiği  anlaşılmakla;<br>Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/01/2025 gün ve 94660652-105-34-10305-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17/02/2025 tarihli ve 2025/11224  sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü<br><br>I. İSTEM<br> Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17/02/2025 tarihli ve 2025/11224 sayılı kanun yararına bozma isteminin;<br>\"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 06/11/2021 tarihinde alkollü araç kullandığı sırada kaza yaparak .... ve ....'ın yaralanmasına sebebiyet verdiği olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2023 tarihli ve 2022/87 esas, 2023/262 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17/01/2024 tarihli, 2023/3114 esas, 2024/118 sayılı kararı ile sanık hakkında aynı eylemle ilgili taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumlarda taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı hallerde ise sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, kesinleşen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin kanun yollarına başvurularak iş bu başvurunun sonucuna göre mümkünse davaların birleştirilerek görülmemesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulduğu,<br><br>Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16/02/2021 tarihli ve 2020/11113 esas, 2021/1578 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu - tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumlarda, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı hallerde ise, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, <br><br>Somut olayda,.... ve .... isimli şahısların yaralanması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu ve sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılandığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.\"<br><br>Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. <br><br>II. GEREKÇE<br>1.Dosya içeriğine göre; 06.11.2021 günü 0.43 promil olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken,....'ın idaresindeki araca çarpması sonucu .... ile....'ın yaralandıkları olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca farklı tarihlerde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı iddianame ve talepname  düzenlenerek kamu davası açıldığı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan düzenlenen talepname neticesinde Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/656 esas, 2021/775 sayılı kararı ile sanık hakkında 900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeden 16.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır<br>2..TCK'nın \"Trafik güvenliğini  tehlikeye sokma\" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise iki kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, taksirle yaralama  suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini  tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, anılan suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu olmaları kriterinin esas alınması gerektiği, buna göre somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan yargılandığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini  tehlikeye sokma suçundan düzenlenen talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi  Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. <br><br>III. KARAR <br>1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,<br><br>2.Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/656 esas, 2021/775 kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,<br><br>5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, <br>21.04.2025  tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef86939eb23b1ef0","SID":"6d007495eb011483"}}