{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2024/13755 E.  ,  2024/18063 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2017/2357 E., 2017/2381 K.<br>ŞİKÂYETÇİ                               : ...<br>SUÇLAR\t: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli<br>HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma<br><br>I. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik<br>temyiz isteminin incelenmesinde; <br>Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2017/2357 Esas, 2017/2381 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: <br><br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1.  maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,<br>II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; <br>5271 sayılı CMK'nın 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme de gözetilerek sanığın temyiz talebinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, <br>III. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ... ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; <br>İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:<br>5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,  Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanıklar hakkında TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanmamasının usule aykırı olduğuna, sanık ...'ın temyiz isteminin ise; yargılama sırasında verdiği ifadelerin dikkate alınmadığı ve hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;<br>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli  ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı  Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmalarının alınmasının gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,<br><br>Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Çivril Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza  Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle  karar verildi.<br><br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1f7c4a0614c690d","SID":"f1cc400ba6917ed8"}}