{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Ceza Dairesi         2021/6837 E.  ,  2025/4954 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>İNCELENEN KARARIN  <br>MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi <br>SAYISI\t: 2014/181 E., 2015/181 K.<br>SUÇ\t: Görevi kötüye kullanma<br>HÜKÜM\t: Mahkumiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama <br>Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;<br>Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 67/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği, anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 29.09.2015 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7724b0ab36b1d1b9005b7a5e7f9d7c2a","SID":"06b64f10f9516efc"}}