{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">3. Ceza Dairesi         2024/21312 E.  ,  2024/19629 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/504  E., 2024/313 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/371 E., 2023/77 K.<br>SUÇ\t: Silahlı terör örgütüne üye olma<br>HÜKÜM\t: CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin hükmüne       yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br>Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;<br>\tTemyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; <br>\tTemyiz talebiinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;<br>\tVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık müdafinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;<br>Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında \"cezaya veya güvenlik tedbirine\" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir.<br>Anılan Kanunun “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca \"beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı\"  kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür.<br>1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327 nci maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca \"Ret\" kararı verilmesi halinde 327 nci maddesinin kıyas yolu ile uygulama olanağı da bulunmadığından, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaklı olmadığından; 5271 sayılı CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"510fec1d4e59f42e","SID":"993395ee2038691e"}}