{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2024/11014 E.  ,  2024/18989 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">K A N U N    Y A R A R I N AB O Z M A<br>MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/398 E., 2021/788 K.<br>SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK  : ...<br>SUÇ\t: İş yeri dokunulmazlığının ihlâli<br>İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet<br>KANUN YARARINA BOZMA <br>YOLUNA BAŞVURAN\t: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması<br><br>I. İSTEM<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67316 sayılı kanun yararına bozma isteminin;<br>\"Dosya kapsamına göre;<br>1-... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 15/03/2021 tarihli raporunda, ''suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu ancak bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun '' belirtilmesi karşısında, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğunun bulunduğu kabulünün gerekçesinin kararda gösterilmemesinde,<br>2- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında,<br>3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde yer alan \" Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. \" hükmü ile aynı Kanun'un 106/11. maddesinde yer alan \" İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.\" şeklindeki düzenlemeler karşısında, Mahkemesince hükmolunan adli para cezasına yönelik olarak, taksitlerden birinin zamanında ödememesi durumunda kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine  karar verilmesinde,  isabet görülmemiştir. ”  şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. <br>II. GEREKÇE<br>5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/398 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/2515 Esas, 2023/3037 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılmaksızın hırsızlık suçu bakımından \"suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmemesi, 15.03.2021 tarihli raporda suça sürüklenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu belirtildiği hâlde, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve çeşitli sebeplerden\" dolayı mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasına yasal dayanağın bulunmadığı, bu nedenle bozma sonrası hırsızlık suçu bakımından kurulacak hükmün hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olacağı belirlenerek yapılan incelemede;<br><br>1. Suça sürüklenen çocuk hakkında ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince verilen 15.03.2021 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu ancak bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun belirtilmesi karşısında;bahse konu rapor içeriğine neden itibar edilmeden mahkûmiyet hükmü kurulduğu gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmadan eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.<br>2. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını  yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu hâlde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.<br>3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde yer alan \"Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.\" hükmü ile aynı Kanun'un 106/11. maddesinde yer alan \"İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.\" şeklindeki düzenlemeler karşısında, Mahkemesince hükmolunan adlî para cezasına yönelik olarak, taksitlerden birinin zamanında ödememesi durumunda kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine dair karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.<br>III. KARAR<br> Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 12.10.2021 tarihli ve 2021/398 Esas, 2021/788 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab51cfab14a35397","SID":"155b9275e5c30e01"}}