{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2024/4564 E.  ,  2024/10332 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/1634 Esas, 2024/273 Karar<br>DAVA TARİHİ\t: 11.11.2019<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/363 Esas, 2021/19 Karar<br><br>Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda,  İlk Derece Mahkemesince davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı  vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., K.Kızılhisar Mahallesi Karanlıkdere mevki, 1183 parselin  11.05.1974 tarihli ve 2467 yevmiye ile Fevzi Saraçgil'e satıldığını, müvekkilinin katılmadığı işlemin yolsuz olduğunu, müvekkilinin o tarihte tapu müdürlüğüne gitmediğini, tapu müdürlüğünde yolsuz yapılan işlem nedeniyle taşınmazın güncel bedelinin yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddi gerektiğini, yolsuz olduğu iddia edilen devirden kaynaklı devrolunana karşı dava açılma durumu olması hâlinde zarardan bahsedilmeyeceğini, yine müvekkil idare açısından husumet itirazının olduğunu ileri sürerek  hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın birkaç kez el değiştirdiğini, 3.kişilerin iyi niyetinin aksini kanıtlama imkanları olmadığını, gerekçede bahsi geçen davaların açılması hâlinde ret ile sonuçlanacağını, usul ekonomisi açısından tapu iptal ve tescil davaları açılmayarak işbu davanın açıldığını, mahkemenin gerekçesine dayanak Yargıtay kararının dosya ile ilgisi olmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından adına kayıtlı dava konusu  Gaziantep ili, ..., K.Kızılhisar Mahalllesi Karanlıkdere mevki, 1183 parsel sayılı taşınmazın yolsuz tescil ile dava dışı Fevzi Saraçgil'e devredildiği, sonrasında başka devir işlemlerinin yapıldığı, yolsuz tescil iddiasında bulunarak zararın tazmini için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davacının açacağı tapu iptali ve tescil davası ile zararını karşılayabileceği gibi, taşınmazı haksız olarak devralan kişilere karşı da tazminat davası açarak zararını karşılayabilme imkanı bulunmasına rağmen bahsi geçen davaların açılmadığı, yolsuz tescil iddiası nedeniyle zarardan bahsedebilmek için önce düzeltme imkanının ortadan kalkması ve bu bağlamda iyiniyetin veya kötüniyetin ise açılacak tapu iptal ve tescil davasında tartışılması gerektiği,  bu husus yerine getirilmeden açılacak davalarda henüz doğmuş bir zarardan bahsedilemeyeceği, dolayısı ile  davacının  dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde bulunmayarak  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 sayılı  Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. <br>2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci  maddesinin birinci fıkrası.<br>3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.<br>4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.<br>5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden;  dava konusu Gaziantep ili, ..., K.Kızılhisar mahallesi 1183 parsel sayılı taşınmazın  29.06.1972 tarihinde kadastro nedeniyle  Turan Yılduırım adına tespit edildiği, malik isminin 11.05.1974 tarihinde ... olarak tashihen düzeltildiği, bilahare 11.05.1974 te dava dışı Fevzi Yıldırım'ın taşınmaza satış nedeniyle malik olduğu, taşınmazın en son 14.09.1994 te Sınırlı Sorumlu Ensar Konut Yapı Kooperatifi adına tescil ediliği, eldeki davanın 11.11.2019 tarihinde açıldığı, Hazine tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'iinde bulunulduğu anlaşıldığından İlk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin esastan reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğrudur. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı  vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"480e9c9d146ccfe3","SID":"398dc4f274ef81b1"}}