{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2024/3212 E.  ,  2024/10372 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/1046 Esas, 2023/2960 Karar<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İliç Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2020/43 Esas, 2021/20 Karar<br><br>Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Kararın davacı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br>Kararın davalı EPDK Başkanlığı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun  kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Erzincan ili, İliç ilçesi, Çaltı köyü civarında yapılan baraj sahası kamulaştırma işlemleri yürütüldüğünü, baraj gölü su toplama çalışmalarına başlanıldığını, ancak baraj gölünde toplanan su seviyesi yükselerek kamulaştırma alanı dışında kalan müvekkillerine ve köy tüzel kişiliğine ait saha ve yerleşim alanlarına ulaştığını, su seviyesinin yükselmesi ile taşınmazlarda kayma ve çatlamaların oluştuğunu, müvekkili  Kazım Budak adına kayıtlı 120 ada 4 parsel sayılı taşınmazın da olumsuz etkilendiğini beyanla tehlikeyi önleyici tedbirlerin alınmasını, maddi zararın tespitini, tazminat olarak hükme esas edilmesi ile neticeten el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br><br>II. CEVAP<br>1. Davalı  .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasınınn yersiz olduğunu, Bağıştaş I Barajının müvekkil tarafından işletilmediğini ve müvekkil şirketin söz konusu tesis ile ilgili ortaya çıktığı iddia edilen zarara sebebiyet verecek herhangi bir faliyetinin bulunmadığını, söz konusu üretim tesisinin müvekkil şirketin iştiraki olan İçtaş Yenilenebilir A.Ş. tarafından işletildiğini, davacının dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına yönelik talebine ilişkin hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafından sunulan delil tespiti raporunda dava konusu taşınmazda meydana gelen hasarın ... kazısından ve ... tipinden kaynaklandığının belirtildiğini, ortaya çıkan zarar ile Bağıştaş 1 Baraj  faaliyetleri arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiğini, davanın İçtaş Yenilebilir Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ihbarı ile davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>2. İhbar olunan İçtaş Yenilenebilir Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından iddia edilen Bağıştaş I Barajı gölünde toplanan suyun seviyesinin yükselerek kamulaştırma alanı dışında kalan mülkiyeti davacıya ve köy tüzel kişiliğine ait olan saha ve yerleşim alanlarına ulaştığı iddiasının yersiz olduğunu, somut olayda el atmanın koşullarının oluşmadığını, ortaya çıktığı iddia edilen zarar ile barajın faaliyetleri arasında bir illiyet bağının söz konusu olmadığını, davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde de belirtildiği üzere dava konusu taşınmazda oluşan çatlakların yapının inşa tekniğinden ... kazısından ve ... tipinden kaynaklandığının belirtildiği, nispi harca tabi bu davanın gerçek değer üzerinden eksik harcın tamamlattırılmasını, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>3. Davalı EPDK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davasını bir yıl içerisinde açmadıklarını, kamulaştırmadan doğan giderlerin lisans sahibi tarafından karşılanması gerektiğini, hasarın baraj sularından kaynaklandığına dair bilirkişi raporu bulunmadığını, ayrıca taşınmazın bedelinin oldukça yüksek belirlendiğini, objektif kriterlere uyulmadığını, yapılan yıpranma paylarının düşülmediğini,  taşınmazın zemin değeri hesaplanırken hem münavebe hem de kapama bahçe hesabı yapıldığını, ağaç bedellerinin oldukça yüksek belirlendiğini iddia ederek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı EPDK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davalı EPDK Başkanlığı vekili istinaf dilekçisinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.03.2018 tarihinde 7103 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12/6 ncı maddesinde değişiklik yapılmış ve buna göre; “Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda, ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar İçişleri, Maliye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarının görüşü alınmak suretiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça hazırlanarak Bakanlar Kurulunca bir yıl içinde yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 nci ve 23 üncü maddeler uygulanmaz. idare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir.” hükmü getirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/2 nci maddesi ile 7103 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi dikkate alındığında, istinaf incelemesine konu davada, Kanun'da belirtilen ilgili valilik komisyonuna başvurulması usulünün uygulanması Kanun koyucu tarafından  dava şartı haline getirilmiş olup, davanın bu sebeple usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle davalı EPDK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak  yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; valilik komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili  istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.<br>2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” <br>3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.\t<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.\t<br>2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>3. Dosyada mevcut 14.10.2019 havale tarihli raporda; davaya konu yapının baraj göleti suyundan etkilenerek hasar gördüğü anlaşılmakla fiili  el atma olgusunun gerçekleştiği kabul edilerek bedelin ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmesi  gerekirken yanılgılı hukuki nitelendirme ve yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b11b7e683a55697","SID":"c2bfc345869f676d"}}