{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2023/11799 E.  ,  2024/1165 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/13 D.İş, 2021/13 K.<br>SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br>SAYISI\t: 2020/İHK-28429<br>DAVA TARİHİ\t: 30.01.2020<br>HÜKÜM/KARAR\t: Red/ İtirazın  kabulü<br>SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ <br>SAYISI\t: K-2020/47570<br><br>Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının  kabulüne karar verilmiştir.<br><br><br>İtiraz Hakem Heyeti  kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve  diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA                                                             <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 03.11.2012 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 47.121,70 TL'ye yükseltmiştir. <br> <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline eksik evrakla başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010  Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının rapor alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, faiz başlangıcı olarak komisyona başvuru tarihinin esas alınması gerektiğini ve ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"...maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmediği  gerekçesiyle\" başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İTİRAZ<br>A. İtiraz Yoluna Başvuranlar<br>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İtiraz Sebepleri<br>Davacı vekili itiraz dilekçesinde; usulden red kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"...davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun olduğu, tazminat hesaplamasının mevzuata uygun olduğu\" gerekçesiyle, davacının itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne 47.121,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br><br> V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sağlık raporunun kendilerine sunulmadığını, iban numarası bildirilmediğini, maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre düzenlendiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, 3 aylık vergilendirilmiş gelirin esas alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe:<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı kaza sonucu davacının uğradığı sürekli  iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.<br><br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi,  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali  Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.<br><br><br>3. Değerlendirme<br>1.  Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur değerlendirmesinin isabetli bulunmasına, hesaplama yönteminin davalı lehine olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br>2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.<br><br>Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.<br><br>Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün, davacının arkadaşlarının arkadaşı olduğunu ve kendisini ismen tanıdığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br><br>3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.  <br><br>Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.   <br><br>VI. KARAR<br>1.  Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının  REDDİNE, <br><br>2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,<br><br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br><br>06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"998d03f5943e2cb8","SID":"f925c1c97470d4f6"}}