{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2022/4683 E.  ,  2023/12393 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/219 E., 2021/474  K.<br>DAVA TARİHİ\t: 11.09.2019<br>HÜKÜM/KARAR\t: Davanın Reddine <br><br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br> Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete trafik sigortalı aracın dava dışı araçla karıştığı kaza sonucu davacı şirkete kasko sigortalı park halindeki aracın hasar gördüğünü, olay nedeniyle davacı şirketin 5.464,30 TL hasar tazminatı ödediğini, davalı aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/44679 sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalının itiraz ettiğini, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek itirazın iptali ile  en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun %50 olarak tespit edildiğini, 28.03.2019 tarihinde davacı şirkete 2.732,00 TL ödeme yaptıklarını, kusur oranına karşılık yapılan ödeme sonucu  başka bir sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporu doğrultusunda tarafların ayrı ayrı %50 oranda kusurlu oldukları, bu haliyle davacının davalı şirketten talep edeceği  bakiye maddi zararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>IV.  KANUN YARARINA TEMYİZ <br>A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir. <br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Adalet Bakanlığı temyiz dilekçesinde; birden fazla kişinin zararı tazminatla yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, hasar gören davacı tarafça sigortalı aracın malikinin kusursuz olduğunu, davacının halefiyet gereği zararını kazaya karışan taraflardan isterse bir kısmından isterse sorumluların tamamından müteselsil sorumluluk gereği isteyebileceği göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemi nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz, <br><br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 60 ve 61 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme <br>Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın dava dışı araçla karıştığı kaza sonucu, müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı bulunan park halindeki aracın hasarlandığını belirterek sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin TTK hükümlerine göre kanuni halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan rücuen tahsilini temin amacı ile icra takibi başlatmış ve bu takibe yapılan itiraz üzerine eldeki dava açılmıştır.<br><br>Mahkemece bilirkişi raporu alınarak davacının zararı 5.464.41 TL olarak belirlenmiş ancak olayda davalı araç sürücüsü ve dava dışı araç sürücü %50 şer oranda kusurlu bulunmuş, davalı tarafça yapılan ödeme ile davalı yanın kusur oranı dikkate alındığında sonuç olarak davacı tarafın davalı şirketten talep edebileceği bakiye zarar kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir. <br>Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 50, 51 inci maddeleri ve 142 vd. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 60, 61, 163 vd.) maddeleri gereğince haksız fiil sonucu zarara sebebiyet verenler zararın tamamından müteselsil sorumluluk esaslarına göre sorumludur. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 88/1 maddesinde müteselsil sorumluluk öngörülmüş olup BK'nın 146 ncı maddesi uyarınca da sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu haklarının mevcut bulunduğu açıktır.<br><br>Somut olayda, davalının davacıya (davanın halefiyete dayalı olarak açıldığı gözetildiğinde davacının sigortalısına) karşı sorumluluğu, yasadan (KTK ve BK) kaynaklanan müteselsil sorumluluk esasına dayalı olup zarara birden fazla kişinin kusuru ile sebep olması halinde bu kişilerin hepsi davacı karşısında  müteselsilen sorumlu olmakla, davacının bu kişilerden birinden veya hepsinden zararının tümünü talep etme hakkı mevcuttur. Zarar sorumluları arasındaki kusur dağılımı ise üçüncü kişi konumundaki davacıyı (sigortalısını) etkilemeyecek olup zarar sorumluları arasındaki iç ilişki açısından önem arz edecektir.<br><br>Bu durumda mahkemece; davalı ve dava dışı araç sürücünün davacıya karşı meydana gelen zarardan müştereken müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek, hasar bedelinden davalı ödemesi düşülerek kalan kısmın tamamı için davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının kusur oranı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan  sebeplerle;<br>     Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kararın kanun yararına BOZULMASINA,<br><br>Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,<br><br>22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ff0117d3af5b73b","SID":"8a175bc9c7bcf542"}}