{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Ceza Dairesi         2024/6303 E.  ,  2024/9434 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI                                   \t : 2024/801 E., 2024/790 K.<br>SUÇ\t   : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı<br>HÜKÜM\t   : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı<br>TEMYİZ EDENLER\t   : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t   : Onama<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: <br><br>I. HUKUKİ SÜREÇ <br>Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ NEDENLERİ<br>A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi<br>Dosyada mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, sanığın savunmasının kovuşturma evresinde sağlıklı bir şekilde alınamadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. <br><br>B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi<br>Sanık hakkında üst sınırdan hüküm kurulması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. <br><br>III. GEREKÇE<br>5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>IV. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, <br><br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, <br><br>05.11.2024 tarihinde karar verildi.<br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fbc6c816f0b26ca","SID":"94d3acb58aaa1227"}}