{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Hukuk Dairesi         2023/4441 E.  ,  2024/5899 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/2316 E., 2023/659 K.<br>DAVALILAR\t: ... vd. vekilleri Avukat ... vd.,...    ... vd.<br>DAVA TARİHİ\t: 03.05.2019<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/121 E., 2021/141 K.<br><br>Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Kararın bir kısım davalılar ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'na ait Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/522 Esas, 2015/1004 Karar sayılı mirasçılık belgesinde müvekkilinin annesi...'nın mirasbırakanın oğlu ...'nin kızı olmasına rağmen...'nın altsoyunun mirasçı gösterilmediğini ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini  talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri aynı içerikli cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının mirasbırakanın nüfus kaydında olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.<br><br>2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen mirasçılık belgesinin nüfus kayıtlarına uygun olarak verildiğini, davacının mirasbırakanı...'nın ... ...nın kızı olamayacağını,...'nın doğduğu tarihte ...'nin 12 yaşında olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre davacının mirasbırakan ...ın mirasçısı olduğu halde iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile yeni mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>      İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>    \t  İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerineBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>\tA. Temyiz Sebepleri<br>\t1. Davalı ... vekili; davacının mirasbırakanı...'nın ... ...nın kızı olamayacağını,...'nın doğduğu tarihte ...'nin 12 yaşında olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mirasçı ...'na TMK 499/1'e göre pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.<br><br>\t2. Davalılar ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri aynı içerikli dilekçelerde; davacının mirasbırakanı...'nın ... ...nın kızı olamayacağını,...'nın doğduğu tarihte ...'nin 12 yaşında olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mirasçı ...'na TMK 499/1'e göre pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır.<br>       <br>     B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>     Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>                \t\t\t1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır.<br><br>\t\t\t2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 575. maddesi hükmüne göre, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun'un 30.maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. <br><br>\t3. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin nasıl uygulanması gerekeceğini gösteren 864 sayılı Kanun yanında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin olarak da 4722 sayılı Kanun kabul edilmiştir. Anılan 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 17. maddesinde, mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür. Bu bakımdan; kendisinden mirasçılık belgesi istenen 04.10.1926 tarihinden önce ölmüş ise, \"emlak\" niteliğindeki taşınmazlarda feraiz hükümlerinin, \"arazi\"  niteliğindeki taşınmazlar için ise, 06.03.1912 tarihine kadarki ölümlerde 17 Muharrem 1284 tarihli İlk Tevsii İntikal Nizamnamesi, 06.03.1912 ile 04.10.1926 tarihleri arasındaki ölümlerde 21.02.1328 tarihli İkinci Tevsii İntikal Nizamnamesi hükümlerinin uygulanması, mirasçılardan Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlüğe girdiği 04.10.1926 tarihinden 3678 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 23.11.1990 tarihine kadar ölenlerde değişiklikten önceki Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, bu tarihten Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 3678 sayılı Kanun'la getirilen değişik hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. <br><br>\t\t\t\t4. Somut olayda; dosyada mevcut mirasbırakan ...nın torunu ve aynı zamanda davacının annesi ...'ın nüfus kaydında çocukları olarak ... ...ve ...'ın gözüktüğü, hükme esas alınan 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise...'nın çocukları olarak kızı ... ..., oğlu ...'ın kızı ... ve dosyadaki nüfus kaydında yer almayan ...'a pay verildiği görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan nüfus kaydı incelemesinde ise ...'ın çocukları olarak ... ..., ..., ... ve ... Rifat adında 4 çocuğunun göründüğü, ... ve ...... yönünden yine UYAP üzerinden  TC kimlik numaraları ile yapılan nüfus kaydı incelemesinde ise TC kimlik numaraları ile eşleşen kayıtların bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, nüfus kaydında görünen ... ve ......'ın kayıtlarının hangi suretle nüfus kaydına işlendiği, bu kişilerin hayatta olup olmadığı anlaşılamamıştır. Dolaysıyla, Mahkemece bu kişilere yönelik bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>\t\t\t 5. Diğer yandan, mirasbırakan ...ın 01.07.1907 tarihinde ölümü ile miras meselesinin feraiz hükümlerine göre dağıtılması doğru ise de oğlu ... ...nın 1977 tarihinde, oğlu ......'nin ise 1988 tarihinde ölmesi nedeniyle bu tarihten itibaren ise 743 sayılı Kanun'a göre miras payının dağıtılması gerekir. Hükme esas alınan 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte Mahkemece kendisine pay verilen ...'nın, ...... ...nın sağ kalan eşi olduğu, emlakta pay dağıtımı yapılırken ......'ye düşen 1890 paydan 270'ine isabet eden payın ...'na, kalan miktarın 765'er pay olarak altsoyu ... ve... ...na aidiyetine, arazide pay dağıtımı yapılırken ise ......'ye düşen 600 paydan 90'a isabet eden payın ...'na, kalan miktarın 255'er pay olarak altsoyu ... ve... ...na aidiyetine karar verilmiş ise de ...'na dağıtılan pay miktarı 743 sayılı Kanun gereği 1/4'e isabet etmemektedir. Bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hangi usul ve esaslara göre pay dağıtımı yapıldığına ilişkin bir açıklama olmadığından, raporun açık ve denetime elverişli olduğu da söylenemez.<br><br>\t\t\t6. Mahkemece, yukarıda değinilen hususların göz ardı edilmesi suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,<br><br>2. İlk Derece Mahkemesi kararının  BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40d1f83bc3f9f96c","SID":"5bca9c8a44ac53b3"}}