{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Ceza Dairesi         2023/12201 E.  ,  2023/11378 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t:Ağır  Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/58 E., 2023/31 K.<br>SUÇ\t: 5607  sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na  muhalefet<br><br><br>Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmıştır.<br>Sanıklar  hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin  bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin  reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve  2012/121 Esas, 2016/63  Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sabit olmayan yüklenen suçlardan sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.<br>2.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı  tarafından \ttemyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/5024 Esas, 2022/3969 Karar sayılı ilâmıyla; \"Halkalı Gümrük Müdürlüğü’nden ... unvanlı şahıs firması  adına işlem gören 25.02.2010  tarihli gümrük çıkış beyannamesi muhteviyatı 95.911,71.- EUR kıymetindeki eşyanın, gerek nakliyeci firma yetkililerinin, bu beyannameler  konusu eşyaları taşımadıkları yolundaki ifadeleri,  gerekse özet beyan konusu asıl ihracat eşyasının varış ülkesi Almanya olduğu halde, yavru beyanname konusu eşyaların gideceği ülkenin Romanya  olduğu; nakliyeci çıkış özet beyanına, asıl beyanname ile birlikte, ikinci bir satıra “yavru” beyanname olarak  tabir edilen sahte  beyannamenin usulsüz olarak kaydedildiği, beyanname muhteviyatı eşyaların, TIR aracına yüklenmediği halde yüklenmiş gibi gösterildiği, mali müşavir tarafından firmanın muhasebe kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, firmanın 2010 yılı defterlerinde hile yapıldığı, firmanın yurt dışına bir satışının olmadığı, alınan malların yurt içinde bırakıldığı ve mal bedellerinin yurda getirildiğine dair herhangi bir kaydın olmadığına yönelik tespiti dikkate alındığında, bu ihracatların gerçek olmayıp,  hayali ihracat olduğu, menfaat sahibi ihracatçı firma yetkilisi ...’ın yanında, Bilge Sistemi üzerinde Gümrük Çıkış Beyannamesini tanzim eden  ve beyannamenin 54 no lu  hanesinde ismi  bulunan,Gümrük  Müşaviri  sıfatıyla  bu  beyannamenin  kendi şifresi ile tanzim edildiğini, ancak ihracatçı firmayı tanımadığını, şifresini Gümrük Müşavir Yardımcısı ...’a verdiğini  beyan eden Gümrük Müşaviri müteveffa ...'ın beyanı ile sanık ...'un savunmasının içeriğinden de anlaşılacağı üzere bilgi rıza gösterdiği, keza işlem sonunda imza yetkisini kontrol ve onayla gümrük işlemlerinin yerine getirildiği dolayısıyla bu sanık ...'un sanık ... ile birlikte hareket ederek kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri gözetilerek mahkumiyetleri yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,\" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. <br>3. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/58 Esas, 2023/31 Karar sayılı  kararı ile gümrük müşavir yardımcısı sanık ...'un üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası,  aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,  sanık ...'u resmi belgede sahtecilik suçunu işlemesine azmettiren sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi  uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve katılan lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir. <br><br>II.TEMYİZ SEBEPLERİ<br>1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, suçun maddi, manevi unsurlarının oluşmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. <br>2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığa işlediği tarihte suç olmayan fiilden dolayı ceza verildiğine, sanığın teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmamış olması sebebiyle suçun maddi ve manevi koşullarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, arz ve izah edilen sebeplerle  hükmün bozulması talebine ilişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, gümrük muhafaza memurlarının, firmaların ihracat  beyannamelerini bağladıkları özet beyan ile yurt dışı edilmeyen eşyayı fiili ihracat gerçekleşmeden usulsüz kapattıklarından şüphe duymaları üzerine başlatılan soruşturmada, Halkalı Gümrük Müdürlüğüne ... isimli firma adına tescilli,  25.02.2010 tarih ve EX/086195 sayılı beyanname ile beyan edilen ihracat eşyalarının fiilen taşınmadığı halde özet beyanlardaki taşıma senedine bağlı asıl beyanname ile birlikte yavru beyanname şeklinde bağlanarak ihracaat yapılmış gibi gösterildiği, ihraç edilmediği halde ihraç edilmiş gibi gösterilen eşyanın FOB değerinin 199.755 TL olduğu tespit edilmiştir.<br>2. Sanık ...'ın beyannamenin adına tescil edildiği şirketin sorumlusu, sanık ...'un gümrük müşavir yardımcısı olduğu anlaşılmıştır.<br>3.Kaçakçılık bilirkişi raporunda;  ... adına tescil gören yurt dışı çıkış beyannamesi muhteviyatı bornoz cinsi eşyanın nakliyeci firma yetkililerinin bu beyannameye konu eşyayı taşımadıkları yönündeki beyanları ve özet beyan konusu asıl ihracat eşyasının varış ülkesi Almanya olduğu halde, bu beyannameye konu eşyaların gideceği ülkenin Romanya olduğu, nakliyeci özet çıkış beyanına asıl beyanname ile birlikte, ikinci satıra yavru beyanname olarak tabir edilen beyannamenin usulsüz olarak kaydedildiği, beyanname muhteviyatı eşyaların tır aracına yüklenmediği halde yüklenmiş gibi gösterildiği, mali müşavirin firmanın defterlerinde yaptığı incelemeye göre firmanın 2010 yılı defterlerinde hile yapıldığı, yurt dışına satışın olmadığı, mal bedellerinin yurda getirildiğine dair herhangi bir kaydın olmadığına dair tespiti dikkate alındığında beyannameye konu ihracatın gerçek olmayıp hayali olduğu yönündeki görüşlere  yer verilmiştir.  <br>4. Sanıklar aşamalarda atılı suçu işlemediklerini, suçsuz olduklarını  beyan etmişlerdir. <br>5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. <br><br>IV. GEREKÇE<br>1. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,  09.02.2023  tarihli ve 2022/58 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararında; olay  tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, Halkalı Gümrük Müdürlüğü’nden ... unvanlı şahıs firması  adına işlem gören 25.02.2010  tarihli gümrük çıkış  beyannamesi   muhteviyatı 95.911,71.- EUR kıymetindeki eşyanın, gerek  nakliyeci  firma yetkililerinin, bu beyannameler  konusu eşyaları taşımadıkları yolundaki ifadeleri,  gerekse özet beyan konusu asıl ihracat eşyasının varış ülkesi Almanya olduğu halde, yavru beyanname konusu eşyaların  gideceği ülkenin Romanya  olduğu;  nakliyeci çıkış özet beyanına, asıl beyanname ile birlikte, ikinci bir satıra “yavru” beyanname olarak  tabir edilen sahte  beyannamenin usulsüz olarak kaydedildiği, beyanname muhteviyatı eşyaların, TIR aracına yüklenmediği halde yüklenmiş gibi gösterildiği, mali müşavir tarafından firmanın muhasebe kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, firmanın 2010 yılı defterlerinde hile yapıldığı, firmanın yurt dışına bir satışının olmadığı, alınan malların yurt içinde bırakıldığı ve mal bedellerinin yurda getirildiğine dair herhangi bir kaydın olmadığına yönelik tespiti dikkate alındığında,  bu ihracatların  gerçek olmayıp,  hayali ihracat olduğu, menfaat sahibi ihracatçı firma yetkilisi ...’ın yanında, Bilge Sistemi üzerinde Gümrük Çıkış Beyannamesini tanzim eden  ve beyannamenin  54 no lu  hanesinde ismi  bulunan, Gümrük  Müşaviri  sıfatıyla bu beyannamenin  kendi şifresi ile tanzim edildiğini, ancak ihracatçı firmayı tanımadığını, şifresini Gümrük Müşavir Yardımcısı ...’a verdiğini beyan eden Gümrük Müşaviri müteveffa ...'ın beyanı ile sanık ...'un savunmasının içeriğinden  de  anlaşılacağı  üzere bilgi ve rıza gösterdiği, keza işlem sonunda imza yetkisini kontrol ve onayla gümrük işlemlerinin yerine getirildiği, dolayısıyla bu sanık ...'un sanık ... ile birlikte hareket ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri gözetilerek haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br>2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br><br>V. KARAR<br>Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;  <br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza  Mahkemesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/58 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararında  sanıklar ... ve ... müdafiileri  tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38cc1d5299724a76","SID":"b0f2643e8f591bd1"}}