{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2021/21498 E.  ,  2024/3129 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/1332 E., 2021/1143 K.<br>DAVALILAR\t: 1- ... vekili Avukat ...<br>                                                               2- ... vekili Avukat ...<br>                                                               3- ... vekili Avukat ...<br>                                                               4- ... vekili Avukat ...<br>                                                               5- ... vekili Avukat ...<br>                                                               6- ... Gayrımenkul Emlak İnşaat Taahhüt ve Sanayi<br>                                                               Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... ...<br>                                                               7- ...<br>                                                               8- ...<br>                                                               9- ... <br>DAVA TARİHİ\t: 02.07.2012<br>HÜKÜM/KARAR\t: Davanın reddine  /Esastan reddine <br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/130 E., 2020/141 K.<br><br>Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Karara karşı davacı  vekili ve davalı ..., ..., ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince  istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine  Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2018/20016 ve 2018/16085 sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini,  davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin belirlendiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davalı borçlunun böyle bir borcu olmadığını, davacı ile  hiçbir ticari münasebetinin bulunmadığını, davacıya verilmiş bir senedin ve ticari defter kayıtlarında bir alışverişin söz konusu olmadığını, davacının eline geçen bu senetlerin davalı borçlu elinden zor altında alındığını, bu hususta davalı borçlunun Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetçi olduğunu, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. <br><br>III.  MAHKEME KARARI <br> Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2018/130 Esas ve 2020/141 Karar sayılı kararıyla; davacının ekonomik durumunun iyi olduğu, davacı ve davalının ticari şirket sahibi oldukları, alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının tespitini teminen taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen süre içinde davacı vekilince herhangi bir defter sunulmadığı, davacının tacir olmadığı, senetlerin de ticari ilişkiden doğmadığının beyan edildiği, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı dolayısıyla dava şartı olan alacağın gerçek olma koşulunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalı ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı borçlu ... arasında uzun zamana dayalı dostluklarının bulunduğunu, davalı ...'nün şirketlerinde bir dönem işlerinin iyi gitmemesinden dolayı ve nakite sıkıştığı vakit davacı müvekkilinden dostluğa binaen borç talep ettiğini, davacı müvekkilinin de dostluğa güvenerek kendisine farklı zamanlarda borç verdiğini, davalının müvekkilinden pek çok defa borç para aldığını, aldığı bu borç paralar karşılığında da davaya konu olan icra takiplerindeki senetleri düzenleyerek davacıya verdiğini, delil listesi ve dilekçe ekinde bizzat davalı ... tarafından davacıya borcu olduğunu kabul eden whatsapp kayıt ve bilgilerini dosyaya sunduklarını, burada davalının bizzat kendi kayıtlarını davacıya gönderdiğinin görüldüğünü, davalı borçlu ... ile diğer davalıların alacağın gerçek olmadığı iddialarını ayrı ayrı ispatla mükellef olduklarını, üçüncü şahıs davalıların elbette davacının alacağının mevcut olmadığını ve muvazaaya dayandığını iddia edeceğini, hatta davadaki gibi iddialarının dayanağı  muvazaanın ise bu iddialarını ispat için tanık dahi dinletilebilmesinin mümkün olduğunu, ancak ... dışındaki davalıların hiçbirinin bu iddialarını herhangi bir delil ile ispat yoluna gitmediklerini ve iddialarını ispat için herhangi bir delil de sunmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>2-Davalı ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde;  vekalet ücretinin nispi hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın düzeltilmesini talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2021 gün,  2021/1332 E., 2021/1143  K. sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 nci maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye  Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri  gereğince  açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. <br><br><br>3.\tDeğerlendirme<br>Tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen tasarruftan zarar gören alacaklının, borçlunun mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen kıymetlerin, tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamak ve bu yolla alacağını elde etmek amacıyla açtığı davadır.<br><br> \tAlacaklı tarafından açılan böyle bir dava ile cebri icra yolunun tamamlanması amaçlanır. Açılan dava kanıtlandığı takdirde tasarruf tamamen iptal edilmez. Sadece dava konusu mal borçlunun mal varlığından hiç çıkmamış addedilerek, alacaklı bu malı haczettirerek sattırıp, satış bedelinden alacağını elde etme olanağını bulur. Dolayısıyla, tasarrufun iptali sadece, bu davayı açan alacaklının, kendisini zarara uğratmak kastıyla hareket eden borçludan cebri icra yoluyla alacağını tahsiline olanak sağlayan bir yoldur.<br><br> \tAçıklanan amaç ve dava sonunda elde edilecek menfaat gözetildiğinde, tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için; alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması gereklidir.<br><br>Somut olayda; davacı, davalı borçluya elden borç verdiğini bu borca karşılıkta dava konusu bonoların düzenlendiğini, davalı borçlu ise davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, söz konusu bonoların elinden zorla alındığını, davacıya herhangi bir borcu olmadığını beyan etmiştir. <br><br>Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.<br><br>Davacı 10.01.2017, 23.03.2017, 28.04.2017 ve 26.09.2017 düzenleme tarihli 5 adet bonoya dayalı olarak Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2018/20016 ve 2018/16085 E. sayılı dosyaları ile  icra takipleri başlatmış, söz konusu icra dosyaları itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.<br>Davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığı iddiasının davalı borçlu tarafından ispatlanması gerekmektedir.  Ne varki; alacağın kaynağının kambiyo senetlerine dayandığının anlaşılmış olmasına ve senetlerin zorla alındığının beyan edilmesine rağmen davalı borçlu tarafından davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiası ile menfi tespit davası açılmadığı görülmüştür. <br><br>Davalı borçlu, davacı aleyhine \tbedelsiz senedi kullanma suçu sebebi ile Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulunmuşsa da; savcılık tarafından 2018/13194 soruşturma sayılı dosyada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>Öte yandan, davacı yanca davaya konu borcun tacir sıfatıyla verilmediğinin beyan edilmiş olması karşısında mahkemece alacağın ispat edilmediğinin gerekçesi olarak ticari defterlerin kesin süreye rağmen ibraz edilmemiş olmasına dayanılması da yerinde bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece alacağın gerçek bir alacak olduğu kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davacının davasının ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Değerlendirme bölümünde yer alan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının  KALDIRILMASINA,<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya idesine,<br><br>HMK nun 373/2 hükmü gereğince; dosyanın kararı veren  İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>27.03.2024   tarihinde oy birlliği  ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"213f573d7ffbf855","SID":"865eb286bd1be274"}}