{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Hukuk Dairesi         2024/153 E.  ,  2024/5558 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2020/1046 E., 2023/1000 K.<br>DAVACILAR\t: ... vd. vekili Avukat ... vd.<br>DAVA TARİHİ\t: 30.11.2018<br>KARAR\t: Davanın reddine<br>İLK DERECE MAHKEMESİ: Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/743 E., 2020/70 K.<br><br>Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili; muris ... Şahin’in 08.01.1993 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin uzun zamandan beri akli melekelerinin yerinde olmaması nedeniyle yakınlarının tapu kayıtları üzerinde yaptıkları araştırmada üzerinde sadece 150 m2’lik bir yer kaldığının ve diğer tüm taşınmazların davalı üzerinde olduğunun anlaşıldığını, tapu devrinin de...Tapu Müdürlüğü’nde yapılan 27.04.1993 tarih ve 1556 yevmiye No.lu rızai taksim sözleşmesi ile gerçekleştirildiğini öğrendiklerini, birbirini izleyen işlem zincirinde görünüşte taksim yapıldığını, hemen akabinde müvekkiline isabet eden taşınmazların satışının davalıya yapıldığını, oysa aynı anda taşınmazın satışını gerektirir bir durum veya ihtiyaç söz konusu olmadığını, bu hususun dahi tek başına müvekkilinin rahatsızlığı ve akli melekeleri nedeniyle işlemin mahiyetini anlamaktan yoksun olduğunu gösterdiğini, davalının okuma yazması olmayan ve sadece adını yazabilen müvekkili ve diğer kardeşi ... ile o tarihte sağ olan annesi ...nin zayıflıklarından faydalanarak üzerlerine ev yapacağı vaadiyle tapuya götürerek geçersiz bir miras taksim sözleşmesi ile ortak taşınmazları kendi üzerine yaptığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına hissesi oranında tescilini ve davalı haksız olarak müvekkiline ait taşınmazları kullandığı için ecrimisil talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durum söz konusu olmadığını, satış senedi incelendiğinde “okudum” yazıp imzaladığını, akli melekelerinin yerinde olduğuna dair tanıklar bulunduğunu, davacının kendisine bırakılan yerleri satıp çocuklarına daire aldığını, 25 yıl önce davacının böyle bir hastalığı olmadığını, ecrimisil talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesinin 27.04.1993 tarih, 1556 yevmiye no ile...Tapu Müdürlüğü’nde resmi olarak yapıldığı, 1557 yevmiye nolu işlem ile davacının 578 parseldeki hissesini davalıya satış yoluyla devrettiği, işlem tarihi itibariyle benzer nitelikteki davacı ve davalı tanıklarının beyanları, dosyaya 25.02.2016 tarihli rapordan önce sunulan rapor veya tedavi evrakının bulunmaması nazara alındığında davacının işlem tarihi itibariyle akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasının ispat edilemediği, kaldı ki davacının 17.06.2004 tarih 3964 yevmiye sayılı işlemle Hallaçlı köyü 273 parsel sayılı taşınmazdaki diğer mirasçıların hisselerini satış yoluyla devralmış olduğu ve bu işleme yönelik herhangi bir itirazın bulunmadığı, davacının sözleşme imzalanırken kandırıldığı iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava dilekçesinde belirtilen beyanlara dair hiçbir değerlendirme yapılmadığını, sadece o tarihte müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini, rızai taksim sözleşmesinin şekle aykırı olduğunu, görünüşte şekle uygunluğunun sağlanabilmesi amacıyla Halaçlı Köyü 578 ve 273 parsellerin müvekkili ile annesi Reşide ve kız kardeşi ... üzerine yapılmış ise de, aynı gün bir sonraki işlemle tekrar davalının kendi üzerine aldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu miras taksim sözleşmesinin Tapu Müdürlüğü’nde yapıldığı ve davacının işlemi yapan memurun önünde “okudum” ibaresini yazarak sözleşmeyi imzaladığı, davacı taraf okuma yazma bilmediğini, sadece adını yazabildiğini ileri sürmüş ise de, dosya arasında yer alan 27.04.1993 tarih ve 1557 yevmiye, 18.07.1997 tarih ve 3062 numaralı, 17.06.2004 tarih ve 3964 yevmiye numaralı resmi senetleri davacının aynı biçimde “okudum” ibaresini yazarak imzaladığı, ayrıca tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın okuma yazma bilmediğinden bahisle kandırıldığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığı, yine her ne kadar davacının uzun süreden beri akli melekelerinin yerinde olmadığı ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça işlem tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığına dair herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediği, dinlenen tanık beyanlarından davacının işlem tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğunun anlaşıldığı, öte yandan davacı taraf, davalının kendisinin zayıflığından faydalanarak üzerine ev yapacağı vaadiyle kandırdığını ileri sürmüş ise de  gerek ortak tanığın gerekse de taraf tanıklarının, davacıya babadan kalan mal ... olarak 28-28,5 dönüm yer verildiğine, davacının burayı satıp çocuklarına daire aldığına, anneden kalan mal ... olarak da 2,5 dönüm yer verildiğine dair beyanları göz önüne alınarak dinlenen tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının iradesini fesada uğratan herhangi bir hukuki sebebin gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı mirasçıları vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin irade bozukluğu nedeniyle iptali ve buna bağlı olarak tapu iptali-tescil ile ecrimisil istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, <br><br>2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676, 677 nci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>09/12/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44b5887f54b05856","SID":"c57d28ed213061c4"}}