{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Hukuk Dairesi         2024/3938 E.  ,  2024/6119 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/333 E., 2023/616 K.<br>HÜKÜM/KARAR\t: Maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının         kısmen kabulüne <br><br>Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br><br> Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.12.2010 tarihinde davalı ... şirketine sigortalı, davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı ...'nın maliki olduğu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle iş gücünü büyük ölçüde kaybettiğini, ruhsal ve manevi ızdırap çektiğini bildirerek açılan belirsiz alacak davasında 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.03.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 11.314,96 TL'ye artırmıştır.<br><br>II. CEVAP <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III. MAHKEME KARARI<br>Mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve 2012/73  Esas, 2015/338  Karar sayılı kararı ile; davacının hastaneye başvurusunun bulunmadığı, ön raporda belirtilen eksiklikleri yerine getirmediği maluliyetinden kaynaklı tazminat davasında gösterdiği deliller ile maluliyetini ispatlayamadığı gerekçesiyle gerçek şahıslar hakkında davasının reddine, sigorta şirketi yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. İlk Bozma Kararı<br>1. Mahkemenin 02.04.2015 tarihli ve 2012/73  Esas, 2015/338 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarih ve 2015/17007  Esas, 2018/8988  Karar sayılı ilamıyla; \"Somut olayda, davacının tedavi evraklarının  ATK Adana Şube Müdürlüğü'ne  gönderildiği, Adana ATK Şube Müdürlüğü'nün 11.01.2013 tarihli yazısı ile davacının bazı muayenelerinin yapılarak raporlarının gönderilmesinin gerektiği bildirildiği anlaşılmıştır. Akabinde mahkemece, davacı, eksikliklerin giderilmesi amacıyla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edilmiştir. Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı 16.03.2015  tarihli  yazı  cevabına  göre  rapor  ücretinin  yatırılmaması nedeniyle maluliyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya içerisindeki Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı 27.01.2015 tarihli yazı cevabı incelendiğinde davacının muayenesinin devam ettiği muayenenin tamamlanması ve rapor ücretinin yatırılması sonucu raporun düzenleneceğinin bildirildiği görülmekte davacı vekilinin sunmuş olduğu makbuzların incelenmesi sonucu değişik tarihlerde rapor için muayene ücretlerini yatırdığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece davacıya rapor ücretini yatırması için usulüne uygun kesin süre de verilmemiştir. Mahkemece muayeneler tamamlanıp raporun düzenlenmesinin beklenilmesi, muayeneler tamamlanmış ise rapor ücretinin yatırılması için davacıya kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. \"  gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin  2019/8 Esas, 2021/316  Karar sayılı 08.06.2021 tarihli kararıyla davacının, davalı ...Ş. yönünden davasının feragat nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının ve ıslah talebinin kabulü ile 11.314,96 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 24.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 2.500,00 TL manevi tazminatın talep doğrultusunda faizsiz olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>C. İkinci Bozma Kararı<br>1.Mahkemenin, yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Dairenin 12.10.2022 tarih ve 2021/24721 Esas, 2022/12108  Karar sayılı  ilamıyla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek,  <br>\"...Zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve trafik sigortacısı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 50 ve 51 inci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61 inci maddesi) gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri BK'nın 141/2 ve 142 nci maddelerine (TBK'nın 162/2 ve 163 üncü maddelerine) göre borcun tamamından sorumludur.<br>\tDavadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın\tdavalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı ... hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. Borçlar Kanunu'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır (m.146). Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (m.147).<br>Davacı davalı ... yönünden davadan feragat ederek, bu davalının durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki davalı ... ve davalı ...'in iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırmıştır. Şu halde, mahkemece davalı ... hakkındaki davadan ve davaya konu alacak hakkından feragatin, müteselsilen zarardan sorumlu olan diğer davalılar ... ve ...'e sirayet edip etmeyeceği ve bu davalıların da feragatten yararlanıp yararlanmayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu durum  kararının bozulmasını gerekmiştir.\" gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı ... ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br><br>D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Borçlar Kanunu hükümleri ve yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davacının 28.03.2012 tarihli davalı ... yönünden feragatinin davacının davalı ... şirketinden sigorta teminatı limitinin altında ödeme alıp davalı ... yönünden feragat etmesinin diğer davalılar ... ve ...'e de sirayet ettiği bu nedenle davalılar ... ve ... yönünden de maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacıların maddi tazminat davasının  tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, davacıların davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 2.500,00 TL manevi tazminat talep doğrultusunda faizsiz olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketi dışındaki davacılar yönünden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dilekçe bahsedilenin feragat niteliğinde değil sadece sigorta şirketi yönünden vazgeçme niteliğini taşıdığını, diğer davalıların ancak ödeme oranında borçta kurtulacağını  belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47) maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali  Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.<br><br>3. Değerlendirme<br> Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br> <br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,<br><br>Aşağıda dökümü yazılı 427,60 TL temyiz harcının onama harcına mahsubuna,<br><br>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br><br>12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c16a4b4dc72c342","SID":"4116ec1efadaafc5"}}