{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Ceza Dairesi         2024/5090 E.  ,  2024/10172 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Sulh Ceza Hâkimliği<br>SAYISI\t: 2023/5394 D.İş<br>SUÇ\t: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet<br>KARAR\t: İtirazın reddi<br>KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA <br>BAŞVURAN\t\t: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet   Başsavcılığı<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t\t: İlgili kararın kanun yararına bozulması<br><br>Şüpheliler hakkında yapılan soruşturma sonunda Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.10.2023 tarihli ve 2023/6251 Soruşturma, 2023/5824 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, mercii Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/5394 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.<br><br>Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve 2024/58317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I. İSTEM<br>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57361 sayılı kanun yararına bozma  isteminin;<br>\"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alınarak yapılan değerlendirmede,<br>Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğin (Seri No: 1) \"Çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri\" başlıklı 18. maddesinin; \" (1) Gümrük idareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir. Yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi hâlinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir.<br>(2) Yapılan araştırmadan sonuç alınamaması halinde, süresi içerisinde yurtdışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın nisan, ağustos ve aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla (Değişik ibare:RG-10/11/2016-29884) Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir. Ayrıca 19 ve 20 nci maddede belirtilen işlemler yapılır.\" şeklinde, yine;<br>\"Şartların ihlali\" başlıklı 19/1. maddesinin; \" (1) Geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, (Mülga ibare:RG-10/11/2016-29884) (...) yurtta kalma süreleri içerisinde yurtdışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanunun 238 inci maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılır ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıt gümrük idaresince teslim alınır.\" şeklinde olduğu,<br>Dosya kapsamına göre, şüphelinin PP2269BM/PP0204EA plakalı tır aracını Hamzabeyli Gümrük Müdürlüğünden gümrük işlemlerini tamamlayarak yurda soktuğu ve süresi içerisinde bahse konu aracı yurttan çıkarmadığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonunda, aracın gümrük idaresinin takip ve kontrolü altında bulunması nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,<br>Ticaret Bakanlığı Hamzabeyli Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Müdürlüğünün 02/05/2023 tarihli ve 2023/41 sayılı fezlekesinde, bahse konu aracın şüpheli tarafından Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğin (Seri No: 1) ilgili maddesi uyarınca geçici ithalat rejimi kapsamında ülkeye girişinin sağlanmasından sonra kanuni süre içerisinde ülkeden çıkartılmadığı gibi gümrük idarelerine de teslim edilmediği, dolayısıyla esas amacın, ithalat rejimi kapsamında bahse konu aracı gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye soktuktan sonra daimi olarak kullanılması <br><br>olduğunun belirtildiği de gözönüne alındığında, şüphelinin suça konu aracı, geçici ithalat rejimi kapsamında yurda sokmak suretiyle gümrük vergilerini ödemeksizin ithal etmiş olduğu anlaşılmakla, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.\" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.<br><br>II. GEREKÇE<br>Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki \"Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.\" şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br><br>III. KARAR<br>1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,<br><br>2. Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/5394 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,<br><br>5271 sayılı Kanun'un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,<br><br>20.11.2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec4e034d957420eb","SID":"6236e72b55ac26f7"}}