{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2024/8648 E.  ,  2024/11829 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/1 E., 2024/851 K.<br>KARAR\t: Davanın açılmamış sayılmasına<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 33. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/12 E., 2022/236 K.<br><br>Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 07.10.2016 tarihinden 07.12.2020 tarihine kadar davalı işverenlik bünyesinde iş geliştirme yöneticisi kadrosu ile çalıştığını, ancak 07.10.2016 tarihinden 19.04.2019 tarihine kadar sigorta girişi yapılmaksızın çalıştırıldığını, 19.04.2019 tarihinde ise prime esas kazancın asgari ücret üzerinden gösterildiğini belirterek, sigortasız çalıştırıldığı sürelerin ve eksik yatırılan prime esas kazancın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. <br>2.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesince \"1-HMK'nın 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fer'i müdahil SGK lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br><br> C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma re'sen ihbar edilir.\" hükmü mevcuttur.<br><br>SGK'nın bu davada  kanun gereği fer'i müdahil olduğu ve davacının da dava dilekçesinde Kurumu fer'i müdahil olarak gösterdiği, Kurum lehine ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında  SGK Kurumunu davalı olarak göstererek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi  usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, davacının istinaf  başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın vekalet ücretinin çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle<br><br>\"1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne,<br>Ankara 33. İş Mahkemesinin 2021/12 E., 2022/236 K. sayılı kararının kaldırılmasına,<br><br>2-Davanın  ...nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,\" karar  verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; sigorta primine esas kazancın tespiti de istenildiğinden lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,<br>27.11.2024 tarihinde karar verildi.<br><br>  \t\t\t KARŞI OY <br>    <br>I. TEMEL UYUŞMAZLIK<br>    1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, hizmet ve Prime Esas kazancın tespiti olarak açılan davada, davanın takip edilmemesi halinde aynı kanunun 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılma kararı verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. <br><br>    2. İlk Derece Mahkemesince “davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile ...nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına\" dair verilen kararın fer'i müdahil Kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>II. KARŞI OY GEREKÇELERİ<br>    3. Anayasasının 12 nci maddesine göre; \"Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir” 60 ıncı maddede ise, \"Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir\" hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.<br><br>    4. Diğer taraftan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 92 nci maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Sigortalılık ... zorunlu olduğundan bu hak üzerinde kişi tasarrufta bulunamaz.<br><br>    5. Kamu düzenini ilgilendiren sigortalılık hakkını içeren tespit davalarında hâkimin feragat nedeniyle davayı reddetmeyip delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Zira hizmet ve prime esas kazanç tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.<br><br>    6. Anayasanın 60/2 maddesi uyarınca da “Devlet, sosyal güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmak zorundadır”. O halde devlet sigortalıların sosyal güvenlik haklarını korumak için önlemler almak zorundadır. <br><br>    7. Sosyal güvenliğin finansmanı genel olarak dünyada işçi, işveren ve devletten tahsil edilen prim veya katkı payları ile sağlanmaktadır. Sosyal güvenlikte prim, işçi ve işverenden tahsil edilen ve genelde hak edilen ücretin belli bir oranı üzerinde alınan bir finansman kaynağıdır. Sosyal sigorta primi, kanunun kendilerine karşı güvence sağladığı sosyal risklerden birinin gerçekleşmesi halinde yapılacak sigorta yardımları ile Kurum giderlerinin karşılığı olarak Kanun'a göre belirlenen oranlar üzerinden sigortalının kazancından bir meblağ üzerinden alınan parayı ifade eder. 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi uyarınca prim gelirleri iki alanda kullanılmalıdır. Bu düzenleme emredici bir kuraldır. Buna göre prim gelirleri;<br><br>a) Sigorta kollarının gerektirdiği yardım ve ödemeler ile<br><br>     b) Kurumun yönetim giderlerinde kullanılmalıdır(Güzel/Okur/Caniklioğlu Sosyal Güvenlik Hukuku. Yenilenmiş 17. Bası. s: 226). Bu nedenle prim alacağı kamu alacağıdır.<br><br>     Sigortalı hizmet tespiti davasının açılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu bir çalışma ilişkisinden haberdar olacak, gerektiğinde müfettiş incelemesi yaparak resen prim tahakkuk ettirip, tahsil edecektir. Görüldüğü gibi hizmet tespiti davaları Kurumun hak alanını da doğrudan ilgilendirmektedir. <br>     8. Her ne kadar gerek 6552 ve gerekse 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma re'sen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer'î müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür(Madde 4/2)” hükmüne yer vermiş ise de aslında olması gereken hak alanını da ilgilendirip sigortalının sosyal güvenlik hakkını korumak olduğundan ve re'sen de 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet tespiti yapabileceğinden, burada asli müdahil sıfatı ile sigortalı yanında yer alması gerekir. Zira sonuçta hizmet tespiti ile birlikte alınacak prim alacağı Kurum alacağı olacaktır. <br><br>III. SONUÇ: <br>       9. Sonuç olarak hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında, vazgeçilmez sosyal güvenlik ... nedeni ile 6100 sayılı HMK.’nın 307 nci maddesi uyarınca davadan feragat olanaklı olmadığı gibi açılan davayı geri alma (HMK. 123) veya davanın takip edilmeyerek açılmamış sayılma (...150) olanağı da bulunmamaktadır. Zira hizmet tespit davası açıldıktan sonra bu dava üzerinde tasarruf edilemez. Kamu düzeni ve resen araştırma davası kapsamında olan bu tür dava artık sonuçlandırılması gereken bir davadır. Burada fer'i müdahil Kurumun takip etmesi zorunluluk olduğu gibi delileri re'sen toplamak zorunda olan hakim de davayı sonuçlandırmalıdır. Aksi takdirde sosyal güvenlik ... üzerinde tasarruf yetkisi olmayan sigortalıya, davayı geri alma veya takipsiz bırakarak açılmamış sayılma yolu ile tasarruf da bulunma olanağı verilmiş olunacaktır ki bu sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracaktır. Feragat olanağı olmayan bir dava geri bırakılamayacağı gibi açıldığı anda da sigortalı gelsin veya gelmesin sonuçlandırılmalıdır. Nitekim fer'i müdahil Kurum kararı temyiz etmektedir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, onama görüşüne katılınmamıştır. <br><br>                            </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54bf7a4fa38564ab","SID":"9ab81f1bd27716b0"}}