{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2023/5951 E.  ,  2024/7803 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/611 Esas, 2023/1691 Karar<br>HÜKÜM\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/707 E., 2022/32 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br>KARAR<br>I. DAVA<br> Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı şirket arasında şifahi olarak meyve ve sebze fide alımı konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme kapsamında davalıya verilen keşidecisinin dava dışı ... Süt Ürün. ... Ltd. Şti. olan alacaklısı ve ilk cirantası davacı müvekkili olan bonoların davalı tarafça icra takibine konulduğunu, davalı tarafça anlaşmaya uygun olarak teslimi yapılacak olan mallara ilişkin faturaların e-fatura sisteminden kesilerek müvekkiline internet ortamından gönderildiğini, söz konusu faturaların müvekkili şirketçe ticari defterlerine de işlendiğini ancak davalı tarafın kötü niyetli davranarak ödemelerini almış olmasına rağmen kendi edimlerini yerine getirmediğini, davalının müvekkiline yapılan ödemelerin toplamı kadar sebze ve meyve fide borcunun bulunduğunu, davanın her ne kadar menfi tespit talepli olsa da aslında dava konusu edilen senetlere ilişkin davalı tarafça gönderilen fatura mündericatına uygun olarak edimlerin yerine getirilmesinin ilk talepleri olduğunu, müvekkilince bu zamana kadar 2.665.000,00 TL'den fazla senet verilmiş olmasına karşın davalı tarafça hiçbir şekilde mal teslimi yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilince davalıya teslim edilen 14.08.2018 tanzim 28.02.2019 vade tarihli 65.000,00 TL'lik bono, 14.08.2018 tanzim 30.03.2019 vade tarihli 75.000,00 TL'lik bono, 14.08.2018 tanzim 30.04.2019 vade tarihli 85.000,00 TL'lik bono, 14.08.2018 tanzim 30.05.2019 vade tarihli 95.000,00 TL'lik bono,  14.08.2018 tanzim 30.06.2019 vade tarihli 75.000,00 TL'lik ve 11.06.2018 tanzim ve 30.06.2019 vade tarihli 100.000,00 TL'lik iki adet bono, 14.08.2018 tanzim 30.07.2019 vade tarihli 110.000,00 TL ve 11.06.2018 tanzim ve 30.07.2019 vade tarihli 75.000,00 TL'lik iki adet bono, 14.08.2018 tanzim 30.08.2019 vade tarihli 120.000,00 TL ve 11.06.2018 tanzim ve 30.08.2019 vade tarihli 75.000,00 TL'lik toplamda 875.000,00 TL'lik bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini, müvekkilince davalıya ödenen keşidecisinin dava dışı ... Süt Ürün. ... Ltd.Şti.olan alacaklısı ve ilk cirantası davacı müvekkili olan 14.08.2018 tanzim 30.01.2019 vade tarihli 50.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 31.01.2019 vadeli 25.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 04.02.2019 vadeli 25.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 15.02.2019 vadeli 10.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 11.03.2019 vadeli 25.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 30.04.2019 vadeli 15.000,00 TL'lik bono, borçlusu ... cirantası müvekkili şirket olan 29.05.2019 vadeli 15.000,00 TL'lik toplamda 165.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ile davacı şirket arasında şifahi sözleşme gereği alım satım ilişkisinin bulunduğunu, davacı şirketin bazen kendi adına bazen alt bayiileri, kendi bölgesindeki çiftçi ve diğer müşterileri adına fide siparişleri verdiğini, sipariş konusu malların davalı müvekkilince temin edilerek davacının isteği üzerine davacıya veya müşterisine teslim edildiğini, davalı müvekkilinin siparişlerini kargo veya üçüncü kişi nakliyeciler vasıtasıyla teslim ettiğini, davalı müvekkili tarafından düzenlenen e-faturalarda malın teslimine dair irsaliye tarihi ve numarası bulunduğundan kolayca eşleştirilmesinin mümkün olduğunu, yine davacının üçüncü kişilere mal satarken düzenlediği faturalarda söz konusu irsaliyelerin gösterilmesinin gerektiğini,  davacı şirketin her ne kadar davalı müvekkilden satın aldığı ürünlerin teslim edilmediğini iddia etse de bu ürünlere ilişkin faturalara herhangi bir şekilde itiraz etmediğini ya da iade faturası düzenlemediğini, bu hususta münhasıran davacı ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, davacı tarafın söz konusu senetleri borcu karşılığı verdiğini, davacı/borçlunun senetlerdeki imzasına itiraz etmediğini, bedelsizlik iddiasının senet kuvvetinde bir belge ile kanıtlanması gerektiğinden ispat yükünün davacıda bulunduğunu, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının malın/hizmetin verildiğine karine teşkil ettiğini savunarak davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına  hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın, davalı şirket ile aralarında şifahi olarak meyve ve sebze fide alımı konusu malların tesliminin yapılmadığı ve davalının gerekli edimlerini yerine getirmediği iddiasında bulunan davacının bu iddiasını ispat külfetinde bulunduğu, alıcı ve satıcının yüklendiği edimleri aynı anda ifa edecekleri, bononun bu tür satışlarda borcun nedenini tüketmek amacıyla ödeme vasıtası olarak kullanılabileceği, yine kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, dava konusu edilen bonolarda malen kaydının yer aldığı, davacının bonoların bedelsiz kaldığını alacak senede bağlandığından ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 ve 201 inci maddeleri kapsamında  senetle ispat edebileceği, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre;  tacir olan taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, esasen bu konuda ihtilafın bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtlarının usulüne göre tutulduğu, lehine delil olma vasfında olduğu, davacı adına 1.099.000,00 TL'lik e -fatura düzenlendiği, davacı tarafından iade fatura düzenlenmediği, sevk irsaliyelerinde nakliyeci adı ve nakliyeci plakalarının yazıldığı, davalının 2019 yılı şüpheli alacaklar hesabında davacı adına takip ettiği, 1.729.918,62 TL alacağın şüpheli alacak olarak 2020 yılına devir olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerini eksik sunduğu, 09.11.2021 tarihli duruşmada ticari sır kapsamında bir kısım defterlerinin eksik bırakıldığını beyan ettiği, bu hali ile defterlerin eksik tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğinde olmadığı, davacı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle 09.11.2021 tarihli duruşmada yemin hakkının hatırlatıldığı ve yemin teklifi konusunda kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde davalı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı, davacı tarafın davalı tarafından malların teslim edilmediğini ve davaya konu bonoların bedelsiz kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin tedbir yolu ile takip durdurulmadığından şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br><br>IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>Bölge Adliye Mahkemesince; davacının iddiasını ancak yazılı delillerle/kesin delillerle ispatlaması gerekeceği, davacının bu iddiasını yazılı delille ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince hatırlatılmasına rağmen davalıya yemin teklifinde bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu  gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ İNCELEMESİ <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>                6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br>VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98983075719458a0","SID":"78e6a40bc866de0e"}}